BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sessizliğin sesini dinlemek

Sessizliğin sesini dinlemek

“Sessizliğin sesi” diye bir şey olur mu? Bence, olur... Sessizlik, aslında konuşur... Ama, “sessiz” konuşur... Çünkü, “konuşmak illa sesli olacak” diye bir kural yoktur ki...



“Sessizliğin sesi” diye bir şey olur mu? Bence, olur... Sessizlik, aslında konuşur... Ama, “sessiz” konuşur... Çünkü, “konuşmak illa sesli olacak” diye bir kural yoktur ki... Öyle sessiz ortamlar vardık ki, neler neler anlatır... Öyle değil mi? Şu en fanatik taraftarları kıskandıran büyük büyük adamların büyük büyük kavgaları bile aslında Türk futbolunda “sessizliğe” ve “sessiz ortamlara” ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlatıyor. Bu maç bize biraz daha sakin olmayı, biraz daha sağduyulu davranmayı hatırlatır inşallah. Neticede bu sessizlik, kopardığımız gürültünün eseri. Ama yine de bunun, fırtına öncesi sessizliğe işaret olmasını temenni ediyorum. Alacağımız neticeler ve oynayacağımız futbolla oluşturacağımız fırtınanın yani. Commerzbank Arena’da meltem esintisinde başladı maç. Başlar başlamaz yüklendik. Oyunu rakibin sahasına yıktık ama karşımızda tribündekilerden daha kalabalık (!) bir takım bulduk. Zordur böyle maçları oynamak. Gidersiniz, gidersiniz, boş döndükçe moraliniz alt üst olur, bıkkınlık gelir. Erken bir gol bulsak farka gidecek maç ilk yarı boyunca sıkıştı durdu Malta kalesi önünde. Gol olması için gereken ortaları yapamadık, ofsayta düşmekten kurtulamadık. Kendi sahasında Bosna’dan 5 yiyen bir takım, en azından eksi averajını artırmamak için kapanacaktı tabi ki. Bu belli. Ama bir takım ilk hücumunu 36. dakikada geliştirirse, kaleci Rüştü eline ilk kez 40’ta topu alırsa buna takım denmez. Malta’nın etten duvar öreceğini tahmin eden Fatih Hoca, Hamit’i bu defa defansta değil, ortanın sağında görevlendirmişti, ileriye orta kessin ve ceza sahasına yakın yerlerde oluşabilecek serbest vuruşları kullansın diye. Ancak Hamit ilk yarı boyunca tek orta kesmedi. Sol tarafta ‘buz adam’ Ergün de, muz ortalarından mahrum bıraktı takımı. Yıldıray oyundan kopuk, Fatih toptan uzak kalmıştı. Bu taktiği acilen değiştirmek gerekiyordu. Taktiği değil ama oyuncuları değiştirdi Terim. İkinci yarıda oyuna giren Nihat ve Arda’yla değişik varyasyonlar aradık. Bu iki oyuncu hücum zenginliği kattı takıma.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT