BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ben söylemiyorum...

Ben söylemiyorum...

Nisan ayındaki krizle birlikte kirişi kıran yabancı sermaye, stopaj sıfırlanınca dönüşe geçti. Mayıs ayında 40.1 milyar dolara inen sıcak para, Eylül başı itibariyle yeniden 50 milyar doları aşmış. Bu tehlikeli gelişme, hükümet tarafından halka başarı göstergesi olarak pompalanmaya devam ediyor. Yazık bu millete...



Nisan ayındaki krizle birlikte kirişi kıran yabancı sermaye, stopaj sıfırlanınca dönüşe geçti. Mayıs ayında 40.1 milyar dolara inen sıcak para, Eylül başı itibariyle yeniden 50 milyar doları aşmış. Bu tehlikeli gelişme, hükümet tarafından halka başarı göstergesi olarak pompalanmaya devam ediyor. Yazık bu millete... *** Aslında yetkililer de biliyor sıcak paranın pimi çekilmiş bomba olduğunu... Türkiye üzerindeki en büyük sömürü aracı olduğunu... Ancak üretime, istihdama, yatırıma tek kuruşluk faydası olmayan bu paraya muhtaçlar... Başka türlü çeviremiyorlar ekonomiyi... *** Ben demiyorum, bu işin ta başındaki ve en uzman kişisi söylüyor. IMF Başekonomisti ve Araştırma Bölümü Direktörü Raghuram Rajan geçen hafta, IMF’den ayrılma kararı aldı. Yeniden üniversiteye dönüyor. Ancak giderayak sıcak para ile ilgili bomba gibi açıklamalar yaptı. Sıcak parayı yerden yere vurdu. Tabii IMF şok oldu. Çünkü içlerinden resmen bir “hain” (!) çıktı. Nasıl olur da başekonomistleri böyle bir açıklama yapardı? *** Şimdi Rajan’ın görüşlerini özetleyelim: * Sermaye akışkanlığı yerel parayı ‘değerlendirir’ ve bu ekonominin rekabet gücünü olumsuz etkiler. İhracatını ve geleneksel büyüme adımlarını azaltır. * Yüksek yabancı sermaye çeken ülkeler, yüksek dalgalanmanın olumsuz etkisinde olan yoksul ülkelerin risklerinden de uzak kalamaz. * Yabancı para girişi, sermaye fakiri ülkeler için her derde deva bir ilaç değildir. Yüksek büyüme kaydeden ülkeler, düşük büyüme gösteren ülkelere göre daha az yabancı sermaye kullandı. * Daha az yabancı sermaye kullanan ve tasarruf ihraç eden ülkeler daha hızlı büyüdü. * Cari işlemler dengesi ile büyüme arasında da bir bağlantı var. Bütün işaretler, büyümede iç tasarrufların, yabancı tasarruflardan daha etkili olduğunu gösteriyor. * Gelişmiş ülkeler gelişmiş bir finansal sisteme sahip. Şirketler yatırım fırsatlarından yararlanırken, bekleyişleri etkileyerek daha yüksek geliri tüketime yönlendirir. Bu yabancı yatırımı ve cari işlemler açığını da etkiler. Ancak sistem gelişmemiş ülkelerde böyle işlemez. *** Bu yazı, beni globalleşen ekonominin gereklerini bilmemekle suçlayanlara ithaf olunur!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT