BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyük müctehîd Süfyân-ı Sevrî

Büyük müctehîd Süfyân-ı Sevrî

Süfyân-ı Sevrî hazretleri, mezhep sahibi büyük velîlerdendir. (Mezhebi zamanla unutuldu) 713 (H.95) senesinde Kûfe’de doğdu. 778 (H.161)’de Basra’da vefât etti. Tebe-i tâbiîndendir...



Süfyân-ı Sevrî hazretleri, zamânındaki büyük âlimlerden ilim ve edeb öğrendi. Hadîs ve fıkıh ilminde müctehîd oldu. Mekke-i mükerremeye gittiği zaman halk başına toplanır, bilmedikleri ve anlayamadıkları hususları sorarlardı. Hepsine teker teker cevap verir, müşkillerini hallederdi. Hâfızası çok kuvvetli ve fevkalâde idi. “Hâfızam, kendisine tevdi ettiğim hiçbir şeyde bana ihânet etmedi” buyurdu. Yâni öğrendiğim hiçbir şeyi unutmadım demek istedi. Yirmi yıl geceleri uyumadı ve hiç abdestsiz gezmedi... “Ölüm gelmeden ona hazırlan!” Bu mübarek zat, ölümü hatırladığında kendinden geçerdi. Kime rastlasa; “Ölüm gelmeden önce ona hazırlan!” derdi... Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin genç yaşta beli bükülmüştü. Sebebini soranlara; -Kendisinden ilim tahsil ettiğim bir hocam vardı. Vefatı esnâsında ona telkînde bulunduğum hâlde Kelîme-i tevhîdi getiremedi. Bu hâli görmek, benim belimi büktü, cevabını vermiştir. Süfyân-ı Sevrî hazretleri, vefâtı yaklaştığında Abdullah bin Mehdî’ye; -Beni yatağımdan indirip, yüzümü yere koyunuz. Çünkü vakit tamam oldu, buyurdu. Abdullah bin Mehdî, mübareğin yüzünü toprağa koyup, dostlara haber vereyim, diye dışarı çıktığında, herkesi hazırlanmış olarak gördü. -Size kim haber verdi? diye sorunca, hepsi de; -Rüyâda “Haydi kalkın, Süfyân’ın cenâze namazına hazırlanın” diye bir nidâ işittik, dediler... Bâzıları içeri girdiler. Süfyân hazretleri son anlarını yaşıyordu. Yastığının altından içinde bin altın bulunan bir kese çıkardı. -Bunu sadaka olarak dağıtın, buyurdu. Orada bulunanlar hayret edip, “Allah Allah! Bu zât, dünyâ malına kıymet vermez, yanında dünyâlık bulundurmaz, hattâ dünyâlık olan hediyeleri de kabûl etmezdi. Bu kadar para biriktirmesinin hikmeti nedir?” diye birbirlerine sordular. Konuşulanları duyunca, buyurdu ki: “Bu para ile dînimi korudum!” -Bu para ile dînimi ve bedenimi korudum. Şeytan “Elbisen ve yiyecek şeylerin yok, bunlar için dünyâlık kazan” diye ne kadar vesvese vermiş ise de, her defâsında “İşte altın” diyerek bu altınları göstererek onu başımdan kovdum. Bu altınları ona karşı silâh olarak kullandım... Bundan sonra Kelime-i şehâdeti söyledi ve rûhunu teslim etti. Vefât ettiği gece; “Verâ ve dinde hassasiyet sâhibi olan Süfyân vefât etti” diye bir nidâ duyuldu...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT