BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Precudice!..

Precudice!..

İngilizlerin Latinceden apardıkları bu kelime, 1970’li yıllarda Amerika’nın en moda kelimesi, en moda akımı ve en moda davranışıydı...



İngilizlerin Latinceden apardıkları bu kelime, 1970’li yıllarda Amerika’nın en moda kelimesi, en moda akımı ve en moda davranışıydı... “Başkalarını kendi normlarına göre yargılamak” anlamına gelen bu kelime, Amerikalılar’ın başına olmadık işler açmıştır. Hele Teksas, Alabama, Mississippi ve Karolina gibi eyaletlerde Precudice davranışlar sosyal barışı temelinden sarsmıştır. Türkçede bu tabirin yerine “cuk” oturacak bir kelime bulmak zordur. Çünkü bu, Türk-İslâm geleneğinde yeri olmayan bir davranış türüdür. Bizde “önyargı” diye tanımlansa da, gerçek manada önyargı; precudice kelimesini tam karşılamamaktadır. Latince asıllı bu kelimenin içerisinde şüphe, korku, güvensizlik, nefret ve toleranssızlık gibi nâmütenahi olumsuzluklar saklıdır. (Webster’s Dictionary 1970 P. 1122) Temelde Anglo-sakson olmayan Amerikalılara karşı duyulan hislerin tercümanı olan precudice kelimesi, tam anlamını “negro” olarak küçümsenen African-American ırka düşmanlıkta bulmaktadır. 1970’ler sadece Amerika’nın değil, dünyanın da fırtınalı yılları... Hele Kore ve Vietnam başarısızlıklarından sonra Amerika’da ırkçı düşünce ve davranışlar gerçekten endişe verici boyutlardaydı... Bırakın bir zencinin beyazla evlenmesini, el ele tutuşması bile mümkün değilken, çeyrek asır içerisinde bu düşmanlıklar, dostluğa dönüştü. Gerçek toplum mühendisliğinin ne demek olduğunu, Amerikan toplumunun bu kısa süredeki davranış değişikliğini görünce çok daha iyi anlıyoruz. Aynı vasıtaya, aynı lokantaya ve aynı havuza girmeyen zenci ve beyaz Amerikalılar, şimdi aynı mekânları, aynı yatakları ve hatta aynı düşünceleri paylaşıyorlar. Dahası, dün el ele tutuşmayan siyah ve beyaz gençlerin evlilik tercihleri bile değişti. Öyle ki, kömür karası bir zencinin yanında dünyalar güzeli bir beyaz kadın yadırganmıyor. Meksikalı-Uzak Doğulu ve siyahi Afrikalı ile evlenmek gayet tabii hale gelmiş. Hatta bir bakıma tercih sebebi gibi de görülmektedir. Düşününüz 1970’lerde el ele tutuşmayan siyah-beyaz nesil şimdilerde Amerika’nın müşterek menfaatleri için omuz-omuza çalışmaktadır. Dahası, beyaz ve güzel karısını öldürdüğü iddia edilen zenci Simpson, beyazların çoğunlukta olduğu bir jüri tarafından aklanabilmektedir. Amerikan toplumundaki bu büyük değişim; dizilerden (Cosby) reklâmlara, üniversitelerden spor kulüplerine kadar toplumun her kesim ve kesitinin gayretiyle sağlanmıştır. Amerika bir “malting pot” ergime kazanı olarak; sarısı, siyahı, kızılı, beyazı milyonlarca ayrı coğrafyanın insanını çok kısa bir sürede biraraya getirip müşterek hedef ve menfaatlerinde kullanabiliyor da, bizler neden bölünme ve parçalanma peşindeyiz. Sebep gayet basit: Önyargı ve şahsi çıkarlar. Binlerce yıl birlikte yaşamış Anadolu insanı Türk-Kürt diye bölünüyor. Aynı dinin salikleri hile ve hurafelerle aldatılıyor. Aynı milletin seçip meclise gönderdikleri birbirlerine tahammül gösteremiyor. Toplum mühendislerine en güzel örnek ve en kutsî hedef ortada duruyor. Geliniz bu milleti birleştirip ikibinli yıllara top gibi hazırlayalım. Milleti ipi kopmuş tesbih daneleri gibi sokağa saçıp, ite-çakala yem etmeyelim!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT