BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dışta dirilik içte ciddiyet

Dışta dirilik içte ciddiyet

KOALİSYONLAR biraz insaf, yeteri kadar hoşgörü, azıcık ta fedakârlıkla kurulur. Üzerine gönül kararınca yurtseverlik ile cesaret ve hamlecilik de ilâve edilirse mesele tamamdır.



KOALİSYONLAR biraz insaf, yeteri kadar hoşgörü, azıcık ta fedakârlıkla kurulur. Üzerine gönül kararınca yurtseverlik ile cesaret ve hamlecilik de ilâve edilirse mesele tamamdır. Aslında tek parti iktidarları her yönüyle ideal, fakat bizdeki seçim sistemi ille de koalisyonları işaretliyor. O halde? Parti programlarının yüzde yüz tatbiki heveslerinden millet ve gelecek adına bir miktar vazgeçmek gerek. * * * Yani, her parti “olmazına” değil “oluruna” taraf yönelecek. DSP’nin “Dediğim dedik” inadı yanlış; MHP’nin “Canınız isterse” tutumu hatalı, üçüncü partinin fazla bakanlık ısrarları ise zedeleyicidir. Meclis aritmetiği birkaç ayrı koalisyonun mümkün olduğunu gösteriyor. Son günlerdeki türban krizi ile FP’nin kapatılma düşüncesi, bu partiyi de hükûmete iştirak için heveslendirebilir. Göreceğiz. * * * Manzara ortada. Meclis, 1995 seçim sonrasında çıkagelen çetrefilli tablodan epeyce uzak. Sanırız yeni koalisyon sağlıklı ve uzun ömürlü olacak. Buna ihtiyacımız var. Yeteri kadar insaf, fazlasıyle ciddiyet... Beklenen budur. Liderler meydan mitinglerindeki vaad ve heyecanlarını koalisyon görüşmelerine taşıyamaz. Orta yola, ortak heveslere ve millî müştereklere dönük gayretlerdir ki, ülkeye nefes aldırma fırsatı kazandırır. Koalisyonlarda inatlaşma bir yönüyle demokrasiyi çekilmezleştirir. Gün o gün değil. * * * Ne Ecevit eski Ecevit, ne de MHP eski MHP’dir. İki taraf da durmuş oturmuş idealler önünde. Çünki Türkiye de 20-30 yıl öncesinde değil. Dünya siyâseti yeni hizalanmalar peşinde. Türk siyasetçilerinin bundan habersizliği, tavizsiz ve inatçı ısrarlara tevessülü mümkün değildir. Etrafımız; Balkanları, Kafkasları, Ege suları ile kaynıyorken; enflasyon ve bölücülük belâsı henüz gündemlerdeyken yeniden “Sen-ben” çatışmalarına saplanmıyacağımızı ummak isteriz. * * * Büyük hedefler, büyük hayaller zamanıdır. Çözüm bekleyen meseleler sırada. İç ve dış kurcalamalar mâlûm. Ve yığınla haset ile hesap üzerimize yağıyorken, dış politikada dirilik, iç siyasette ciddiyet bizi çağırıyor. Duymalıyız. İtişip kakışma ile harcanacak zaman yok. * * * Türkiye artık “Ohh” diyebilmeli. Siyaset yerine oturursa ekonomi de düze çıkar. Bu defa lütfen sağlama alınız. Dört-beş yıl devam edecek; oturaklı, güvenilir bir hükûmeti özlemekteyiz. Milletin vekilleri, milletin huzurunu ve altın ümîdlerini görmezlikten gelemez. Ankara’ya da zaten yakışan budur: Görüleceği görmek... Bu aynı zamanda geleceği de görmek demektir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT