BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ayşe bir çocuğu koruyor!

Ayşe bir çocuğu koruyor!

Ayşe Arkış 29 yaşında. Eğitimini Amerika’da tamamlamış. Şu anda bir sivil toplum örgütünün Türkiye temsilcisi olarak çalışıyor. Onu bu hafta sayfamıza konuk edense 3 yaşındaki oğlu... Aslında Ayşe Arkış bekar, hiç çocuk doğurmamış... Peki bu üç yaşındaki çocuk da ne diyorsanız? Buyurun röportajın devamına...



Bana 3 yaşındaki erkek çocukların dosyalarını verdiler, birine karar vermem için. İlk baktığım dosya oğlumunkiydi. ‘ben bunu istiyorum’ dedim görünce. Uzman ‘hep böyle olur ilk görünen istenir ama siz diğerlerine de bakın ve düşünün tekrar’ dedi. Ama dayanamadım. Cuma günü görmüştüm, Pazartesi evdeydi. ------- Koruyucu aile’; çeşitli sebeplerle öz ailesinin yanında bakılamayan çocukların kısa veya uzun süreli olarak bakımlarını üstlenen kişilerin devlet denetiminde yetiştirilmeleri olarak tanımlanan bir sistem ve bu hizmeti veren aile ya da kişilere de ‘koruyucu aile’ denilmekte. Yurt dışındaki örneklerden hareketle geliştirilen uygulamada amaç çok güzel, ama sistemin yaygınlığı açısından aynı şeyi söylemek mümkün değil. Nüfusu neredeyse 15 milyonu bulan İstanbul’da koruyucu aile sayısı sadece 46. İşte bu koruyucu ailelerden biri de Ayşe Arkış. Henüz 29 yaşında ve bekar olan Ayşe Arkış ‘Çok şanslıyım ve şansımı başkalarıyla paylaşmalıyım’ diye düşündüm diyor.. ‘Eleştiriyorsan değiştirmek için bir şey yap’ -Küçüklüğümden beri bana öğretilen bir şey vardı; ‘Eleştiriyorsanız değiştirmek için bir şey yapın’. Hepimiz bu tip kurumları zaman zaman eleştiriyoruz. Ben her zaman ‘peki bunu değiştirmek için ne yapabilirimi’ düşünürdüm. Tabii en başta bütün kitleye yardım etmek zor ama bir kişiden başlamak bile olayın başlangıcı diye düşündüm. Şimdi daha büyük projelerle çocuk esirgeme Kurumuna yardımcı olmaya çalışıyorum. Küçükken Küçükyalı Çocuk Esirgeme Kurumuna giderdik hep. Sanırım oradan da bir bilinçaltı oluştu bende. Ondan sonra da ‘vakti geldi’ diye düşündüm. Çünkü hayat şartlarım iyi, çok şanslıyım, o zaman şansımı başkasıyla paylaşmam gerekiyor. Bu yüzden de koruyucu aile oldum. Annem terapiste gitti * Ailenizin tavrı ne oldu ? -Aslında işlemler tamamlanana, dosyam onaylanana kadar kimseye söylemedim. Hayatta kendime sakladığım tek şey. Çünkü önyargıyla yaklaşan insanlar var. Fikrimi değiştirmeye çalışacak insanlar olabilirdi. Annem ilk başta çok sıcak yaklaşmadı, ‘alma, yapma’ da demedi ama hani dünyanın en mutlu insanı da olmadı. Babam çok destekledi. Sonra annem bir terapiste gitti. Terapist ona ‘Böyle bir devirde kızınız evli bir adamdan hamileyim diyebilirdi, kokainmanım diyebilirdi...Size bir çocuk koruyacağım diyor. Çok şanslısınız, evinize gidin’ demiş. Tabii şimdi annem çok farklı davranıyor. Müthiş bir bağ var aralarında. Annem ‘Türkiye dışına taşınmak zorunda kalırsan vermem haberin olsun’ diyor. Zaten onlar ilk günden beri en büyük destekçilerim. Belki bu kadar destek olmasalar zorlanabilirdim. * Çevrenizdeki diğer insanlar, arkadaşlarınız, işyerindekiler.. -Bir kısım insanlar ‘a evli değilsin bu evliliğe engel olur’ diye yaklaştılar. Bir kısmı ‘herhalde sağlık problemi var o yüzden çocuk alıyor’ dedi. Oğlum bana çok benziyor, o yüzden ‘Amerika’da doğurdu sakladı, şimdi getirdi’ diyenler oldu. Tabii oğlumu ve beni bir arada gördükçe herkes değişti, hatta kısmetim bile daha çok açıldı. Hiç böyle bir şeye mani değil, birçok bekar insan böyle düşünüp vazgeçiyor bu fikirden. İnsanlar ‘ya genlerinde problem’ varsa dediler. Ben de ‘evlenirken kocanızın genine mi baktırıyorsunuz’ diyorum. * Ne zamandır bir aradasınız? -8 aydır. 3 yaşında ve bir erkek çocuğu. * Genellikle evlat edinirken de koruyucu aile olunurken de kız çocuklar ve yaşı küçük olanlar isteniyor. -Kız çocuk ve yeni doğmuş çocuklar isteniyor genelde. Beyin üç yaştan öncesini unutuyor çünkü. Kız çocuğu da süsleriz, pembe giydiririz gibi düşüncelerle istiyorlar. Doğduğu andan itibaren sizinle olmasının eğitime katkısı var ama, 2,5 , 3 yaşındaki çocuk da sizden alacakları ile gayet normal ve sağlıklı büyür. Herkes kız ve küçük çocuk istediğinden diğerleri açıkta kalıyor. O yüzden erkek ve 2003 doğumlu istedim. Ama en önemlisi bir çocuğun korunmasıydı. -Peki 3 yaşından öncesi unutuluyor diye özellikle küçük çocuklar isteniyor dediniz. Yani siz gerçeği söyleyerek büyüteceksiniz. -Tabii...Ben 4 yaşından itibaren gerçeği söyleyeceğim. Yapılan araştırmalarda, okuduğum istatistiklerde gerçeği sonradan kendi kendine bulmuş çocukların hem psikolojik dengesinin bozulduğu, hem de gerçek ailesine karşı büyük bir sempati duyduğu yazıyor. Ben Yale üniversitesinden bir Psikiyatristten yardım alıyorum. Bana ‘İki tane annen var, biri doğuran, biri büyüten. Ben senin büyüten annenim, diğer çocuklara göre şanslısın. Çünkü anneler hamile kaldığında ve doğurduğunda biraz şanslarına ne çıkarsa gibi oluyor. Ama biz seni seçtik ve en çok severek aldık’ diye söyleyebilirsin diyor. Saklanmazsa daha olumlu tepkiler alındığını söylüyor. Bir de ben bekarım nasıl saklayayım. Babam mesela ‘söylemeyelim, kendini aileye yabancı hissetmesin’ diyor. Bana ‘Anne’ dediğinde çok ağladım! * Size nasıl hitap ediyor? -’Anne’ diyor. Ve bu kendiliğinden oluştu tamamen. Biz hiç demedik. * Ne zaman söyledi? -Geldiğinde konuşamıyordu aslında. Şimdi konuşması bayağı gelişti. Geldikten sonraki bir ay içinde söyledi. * Sizin için nasıldı ‘anne’ dediğini duymak, hazır mıydınız buna? -Değilmişim.. Hazırım sanıyordum ama çok farklı bir duygu. Tarif edebilir miyim, edemem. Çok ağladım. Zaten geldiğinde ilk üç gün sürekli ağlıyordum. İnsanlar ‘neden ağlıyorsun’ dediklerinde nedenini bilmediğimi söylüyordum. İlk üç günü çok zor geçirdik. Ama ben hep kendi kendime ‘yaşayacağın acıyı ya da sevinci, 3 gün yaşa ondan sonra arkana at, yola devam et’ derim. * İşlemler ne kadar sürdü? -Hepsi beş ay sürdü. Önce benden bazı belgeler istediler. Sağlık raporu, ikametgah, iş durumu gibi. Bunları hazırladıktan sonra dosya bir kurulda değerlendirildi. Sistem gerçekten çok güzel işliyor, çok güzel bir çalışma var bu kadarını beklemiyordum. * Koruyucu aile sayısı gerçekten çok az. İnsanlar isteseler de adım atmaya korkuyorlar. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? -Ben bunu kendi çevremde de yaşıyorum. Mesela eşlerden biri istiyor, diğeri istemiyor. O zaman oğlumla en şık giysilerimizi giyip yemeğe gidiyoruz onları etkilemek için. Üç arkadaşım da bizden sonra koruyucu aile oldular. Ben bir kişiyi bile olumlu etkilersem bunu kazanç sayarım. O yüzden kuruma diyorum ki benden istediğiniz gibi faydalanabilirsiniz bu konuda. İnsanlar bazen miras konusunu düşünebiliyor. Oysa bu evlat edinme değil, eğitimi yetişmesi sizin korumanız altında oluyor bir çocuğun. Eğer maddiyatsa sorun devlet eğitim konusunda destek oluyor, diğer giderlerle ilgili belli bir para veriyor. Ve evli olma şartı yok. Bu konuda kurumla ya da benimle bağlantıya geçerlerse ben istedikleri her şeyi seve seve anlatırım herkese. Bilgi için : aarkis@iri.org >>> “1.5 milyon dolar lazım!’ “Şimdi yeni bir proje için çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde yeni bir projeyi harekete geçirmek için çalışıyoruz. Türkiye’deki bütün Çocuk Esirgeme Kurumlarına 1 yıl boyunca bir psikolog yerleştirmek ve çocuklara grup terapisi ve bireysel terapi imkanı sağlamak. Ayrıca bu psikologları eğitecek bir yabancı ve Türk psikologlardan oluşacak bir eğitim grubu ile, Psikologların gerek gördüğü çocuklar için psikiyatristlerden oluşacak bir danışma kurulu kurmak. Kurumlarda dışarıdan bir kişinin olması denetim de oluşturacak ve Malatya’da yaşanan olaylarda azalma olacak. Bunun için yaklaşık 1,5 milyon dolara ihtiyaç var. Bu fonun Türk ve yabancı bazı ünlü isimlerin katıldığı organizasyonlarla toplanması planlanıyor.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT