BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Okulum, okulum güzel okulum

Okulum, okulum güzel okulum

“Bu saat benim için mi çalıyor? Saat kaç, 6:30 mu? Öffffff... Biri şu saati kapatacak mı! Şimdi hatırlamaya başladım. Bu okulun ilk günü...” İster endişeli bir birinci sınıf, ister kendinden emin bir son sınıf öğrencisi olun, okula geri dönüşe alışmanız zaman alacaktır. Yeni sınıflar, yeni öğretmenler, yeni ders planı ve yeni bir sosyal hayat.



Yarın okullar açılıyor. Öğretmeniyle öğrencisiyle nüfusun yaklaşık %20’si yeni bir eğitim yılına ‘merhaba’ diyecek. Okula dönüşün en zor kısmı, ilk defa okullu olacak küçük öğrenciler içindir. Doğdukları günden itibaren neredeyse bütün hayatları anneleri ile birlikte geçen çocuklar, okula yeni başlayacakları günlerde duygusal olurlar. Büyük öğrenciler içinse, okulun ilk günü, arkadaşlara kavuşma, tatil hatıralarının konuşulduğu neşeli bir andır. İnsanlar, hayatın en iyi zamanlarının okul yılları olduğunu söyler. İşte size Psikolojik Danışman Ahmet Yıldız’dan bu zamanı daha kolaylaştıracak bazı yollar: > Alışmak zaman alabilir * Öncelikle endişelerinizi abartmaktan kaçının. İşte basit bir denklem: yeni bir yer=yeni duygular. Birçok genç okulla ilgili kendini endişeli ve heyecanlı hisseder. Okulun ilk günü hakkında böyle duygulara sahip olmak normaldir. Okula alışmak zaman gerektirir, tıpkı yeni iş yüküne alışmak gibi. Okulu dönüm noktası yerine bir fırsat olarak görmeye çalışın. * Birkaç gün içinde kendinizi rahatsız hissederseniz, en sevdiğiniz öğretmen, sınıf öğretmeni, rehber öğretmen ya da güvendiğiniz herhangi biri ile konuşun. Kendinize zaman verin; çoğu uyum problemleri geçicidir. * Eğer okul hayatında başarılı olma sebeplerinizi belirleyemezseniz, ders çalışmak, ders dinlemek, okumak, yazmak hatta okula gitmek bile size sıkıcı ve anlamsız gelebilir. Okul hayatından zevk alamadığınız taktirde başarılı olmanız söz konusu değildir. Bu akşam kendinize söz verin. Ve “neden” bu sene okul hayatında başarılı olmanız gerektiğini belirleyip bir kağıda yazarak somutlaştırın. Bu kağıdı her zaman görebileceğiniz bir yere asın. * Ders nasıl çalışılır? Ders çalışma stratejisini biliyor musunuz? ğrenmeyi öğrenmek nedir? Bu soruları kendinize sorup, cevaplar aradınız mı? Öğrencilerin birçoğu bu soruların cevabını merak etmiştir. Ancak cevap aramaya cesaret edememiştir. Bu soruların cevabını bilmek okul hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Örneğin, bir arabayı sürmeyi öğrenmeden, hareket ettirebilirsiniz. Fakat büyük bir ihtimalle kaldırımda duran çöp tenekelerine çarparsınız. > Başarının sırları Okul hayatının başında nasıl öğreneceğinizi öğrenmelisiniz ki, sene sonunda başınızı kayalara çarpmayasınız. Daha da önemlisi hayat okulunun giriş kapısına çarparak yaralı bir şekilde bu kapıdan içeri girmeyesiniz. Her işin başı plandır. Büyük şirketler ve hayata imzasını atmış insanlar belirledikleri hedeflere ulaşmak için kısa veya uzun vadeli stratejiler belirleyip planlar yapar. Okul hayatında başarılı olmak isteyen öğrenciler de, sene başında günlük, haftalık, aylık ve yıllık ders çalışma planı ve ana hedefe ulaşma stratejisi belirlemelidir. Uygulayabildiğiniz plan ve ulaştığınız ara hedefler sizi okul hayatında o kadar motive edecektir ki, bu güç karşısında siz de şaşırıp kalacaksınız. > Dikkatinizi toplayın Sınıfta dersi dinlerken, evde ders çalışırken yoldan geçen arabaların korna sesi, simitçinin bağırma sesi, dışarıdaki çocukların ‘gol’ çığlıkları, sizin o anda yapmış olduğunuz faaliyeti olumsuz yönde etkiliyorsa yani konsantrasyonunuzu bozuyorsa önünüzde sadece üç seçenek vardır: (1)- Kulağınıza pamuk tıkamak veya sıcak havada pencerenizi kapamak; böylece dersi dinlememek ve odadaki havasızlıktan dolayı yoğun baş ağrısıyla savaşmak. (2)- Dışarı çıkıp bu sesi çıkaranlar ile kavga etmek. (3)- Konsantrasyon gücünüzü ve yeteneğinizi artırmak. Bunlardan seçebileceğiniz en doğru yol üçüncü yoldur. “Böyle bir şey olamaz” diyenleri duyar gibiyim. Bu oldukça yanlış bir kanıdır. Çünkü insan beyninin muhteşem gücünden birisi tek bir noktaya odaklanabilmesidir. Örneğin, sinemada bir film seyrederken, aksiyon sahnelerine yoğunlaşmışsanız, arkadakilerin mısır cipsi yerken çıkardıkları garip sesleri, öndekilerin koltuklarıyla yaptıkları amansız savaşı fark etmesiniz bile. Neden? Çünkü dikkatinizi tek bir noktaya odaklamıştınız. Bu yüzden, konsantrasyon gücünüzü artırıcı egzersizleri öğrenip, bunları mutlak uygulayarak beyninizi tek bir noktaya odaklamayı öğrenin. Lisede öğrenim gördüğüm sıralarda arkadaşımızın evine ders çalışmaya giderdim. Odasında kocaman, güzel bir araba resmi asılı dururdu. Arkadaşım, tam çalışmaya başladığımızda, birden o arabayla ilgili hayallere kayardı. Akşam olduğunda da bizde ne ders çalışma, ne öğrenme, ne de o arabaya ulaşabilme yönünde ilerleme olmuştu. Bu sebeple çalışma ortamınızı, mutlaka size çalışma motivasyonu ve havası verecek, hayallere dalmanızı engelleyecek şekilde düzenleyin. Dersinizi, dağınık olmayan bir masada ve çok rahat olmayan bir koltukta çalışın (rahat koltuk zamanla size “hadi çok çalıştın birazda uyu” diyebilir.) > Ders çalışma teknikleri... “Âlim unutur, kalem unutmaz” diye bir söz vardır. Bilgiyi unutmak istemiyorsan mutlaka not al. Not almak, her şeyi aynen yazmak demek değildir. Belirli plan ve tekniklere göre yapılmalıdır. Sağlıklı not tutabilmenin ilk şartı, “etkin dinleme”dir. Peki “nasıl not tutulur, nasıl etkili ders dinlenir?” sorularına cevaplar bulmaya çalışın. Yatarak ders çalışma alışkanlığınız varsa ve hatta böyle daha iyi anlıyorum diyorsanız bundan hemen vazgeçin. Yatarak çalışıyorsanız, beyniniz ve fizyolojiniz zamanla “uyu” komutuna göre hareket etmeye başlar. Kitabı görünce uykunuz gelir. > Kazandıran taktikler Bazı öğrenciler sıklıkla şunu söyler: “Gece 2’ye kadar çalıştım ama sınavda yine başarılı olamadım.” Sınava bir gün önceden, ara vermeden gece yarılarına kadar çalışıyorsanız başarılı olamazsınız. Çünkü; (1) bu çalışma alışkanlığı, “tekrar” prensiplerine aykırıdır. Bir gün 8 saat çalışacağınıza 8 gün birer saat çalışırsanız daha başarılı olursunuz. (2) gece yarısına kadar ders çalıştığınız için uyku düzeninizi aniden bozmuş olursunuz. Bu da sizde fizyolojik bir yorgunluğa sebep olur. Fizyolojik yorgunluk, stres içerisine girmenize yol açar. Stres ise, düşüncelerinizin bloke olmasına, öğrenmeye çalıştıklarınızı hafızanızın “geri çağırma” işlemi süresini yerine getirememenize.... (3) Önemli bir görevinizi son güne bıraktığınız için yoğun bir endişe yaşarsınız. Yerinde ve orantılı kaygı başarıyı sağlarken, aşırı kaygı başarısızlığa sebep olur. Burada da karşımıza öğrencilik hayatında oldukça çok yaşanan “kaygı” kavramı çıkıyor. Onunla baş edebilme yöntemlerini öğrenin ve uygulayın. Arkadaşla ve ailenizle ilişkilerinize dikkat edin. İletişimsizlikten kaynaklanan olumsuz durumların sizin okul hayatınızdaki başarınızı etkilemesini engellemeye çalışın. Okul ve hayat okulunda ilk izlenimi uyandırmanın ve başarılı olmanın kriteri sınavlardır. Okul hayatındaki sınavlardan başarılı olmak isteyenler şu kuralları dikkate alarak çalışmalarına yön vermelidir: * Öğretmeninizin düşüncesini, kişilik yapısını öğrenin. * Dersinize giren öğretmenin veya o öğretmenin branşındaki diğer öğretenlerin önceki yıllarda sorduğu soruları araştırın. Bu sorulara göre sınav çalışma stratejisi belirleyin. * Sınava bir gün kala değil en aza bir hafta kala planlı bir şekilde çalışın. * Sınav süresini bilinçli kullanın. * Sınav sonrasındaki eksikliklerinizi görün ve çözüm yolları arayın. > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi, Gençlerin Dünyası Köşesi, 29 Ekim Caddesi No: 23 Yenibosna, İstanbul e-mail: betul.altinbasak@tg.com.tr Fax: 0 212 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT