BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kostas’a davet

Kostas’a davet

5. Uluslararası Batı Trakya Türkleri Kurultayı’nda konuşan Başbakan, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis’e ilginç bir mesaj gönderdi. “Ben senin ülkene iki defa geldim” diyen Erdoğan, şöyle konuştu: “Kendisini hangi toplantıda olursa olsun görürsem diyorum ki; ‘Kostas, bak hâlâ Türkiye’ye resmi ziyaretini yapamadın. Niye gelmiyorsun?’ Buna rağmen gelemiyor; gerçekten çok ilginç.”



> Çözüm için diyalog DİYALOĞA daha fazla önem veren tarafların şimdi çözüme daha yakın olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, “Ticaret hacmi, geçmişle mukayese edilemeyecek şekilde sıçrama gösterdi. Artık paket turizmin içerisine Türkiye alınabilir hale geldi. Bütün bunlar birbirimizi anlamamıza yardımcı olacak adımlardır” dedi. ------ > B. Trakya Türkleri’ni unutmayız TÜRKİYE’nin Batı Trakya Türklerini unutmasının mümkün olmadığını söyleyen Erdoğan, “Adeta mermere suyu damlata damlata nasıl mermer deliniyorsa, biz de her diplomatik görüşmede bu suyu o mermere damlatıyoruz. Unutmak diye bir şey asla yok. Sizler unutulmuyorsunuz, unutulmayacaksınız” dedi. ------ İSTANBUL- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis’i bir kez daha Türkiye’ye davet etti. Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği’nin Crowne Plaza Otel’de gerçekleştirilen “5. Uluslararası Kurultayı”na katılan Erdoğan, Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkilerin her geçen gün sağlamlaştığını ancak zaman zaman bazı sıkıntılar yaşanabildiğini ifade etti. Batı Trakya Türk Azınlığı liderlerinden İskeçe’nin seçilmiş müftüsü Mehmet Emin Aga’nın ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getiren Erdoğan, “Müftü Mehmet Emin Aga, Batı Trakya Türkleri için bir sembol isimdi. Özellikle de toplumun saygın bir önderiydi. Batı Trakyalı kardeşlerimizin, onun yokluğunda birlik ve beraberlik içinde ilerleyeceğine inanıyorum” dedi. Seçilmiş müftüyü tanıyın Türkiye Cumhuriyeti’nin, problemlerin çözülmesi ve azınlık haklarından tam olarak yararlanılabilmesi konusundaki mücadeleyi, aynı kararlılıkla sürdürdüğünü, bu mücadelede gelinen noktanın, arzulanan seviyede olmadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, “Bu tür mücadelelerin geçmişi, bugünü ve yarını birbirinden çok daha farklı olacaktır. Bugün Batı Trakya dünden daha iyi ama yarın bundan çok daha iyi olacak, olmak durumunda” diye konuştu. Yunanistan’ın, azınlık hukukuna gereken önemi göstermesi gerektiğinin altını çizen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: “Kendilerinin azınlık hukukuna yönelik saygıları varsa, Türkiye’den de bu noktada beklentileri varsa, o zaman aynı şekilde onlar da bunun gereğini yerine getirmek durumundadır. Müslüman Türk’ün oradaki seçmiş olduğu müftüsünü siz tanımak zorundasınız. Oradaki Müslümanları idare edecek olan müftüyü siz nasıl bileceksiniz. Hangi ehliyete sahip olduğunu nasıl anlayacaksınız. Sizlerin patrik atamasını biz mi yapıyoruz. Üstelik de vatandaşımız olması gerektiği halde biz burada bile anlayış gösterdik. Sizler bu anlayışı Lozan’a uygun olarak dahi gösteremiyorsunuz, kabullenemiyorsunuz. Aynı şeyi Viyana’da hatırlattık. Hâlâ alınan bir mesafe yok. Er geç bu iş çözülecek. Aksi takdirde, Türkiye’nin de mütekabiliyet anlayışından hareketle yapacakları vardır.” Kriterlere uyun Yunanistan’ın bunu yapmamakla, AB Kopenhag Siyasi Kriterleri’nin gereklerini çiğnediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: “Bunu, her gittiğimiz ülkede anlatıyoruz, anlatmaya da devam edeceğiz. Amacımız Batı Trakyalı soydaşlarımızın, Yunanistan’ın saygın ve eşit vatandaşları olarak, başta Lozan olmak üzere ikili ve uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklarından yararlanmalarını sağlamaktır. Biz gerek Yunanistan’daki, gerekse Türkiye’deki hakları uluslararası anlaşmalarca teminat altına alınmış azınlıkları, aramızda dostluk köprüsü olarak görüyoruz. Bugün Türkiye ve Yunanistan arasındaki dostluk köprüleri güçleniyor. Türkiye’de Hıristiyanlara, Rum Ortodoks topluluğuna ‘kiliselerinizi mi restore edeceksiniz, buyrun edin’ diyoruz. Yunanistan ve Atina’daki camilerimizin restorasyonuna niçin müsaade etmiyorsunuz, siz de buna müsaade edeceksiniz. AB’nin gereği bu. Niye biz rahatız da onlar değil. Çünkü biz inancımıza güveniyoruz, inancına güvenen inanç özgürlüğünden korkmaz. Aramızdaki fark bu.” Çözüm için diyalog Kostas Karamanlis ile aralarındaki hukukun gayet iyi olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Yunanistan Başbakanı, Türkiye’ye resmi ziyaretini yapamıyor, bu çok ilginç. Niye resmi ziyareti yapamıyor. Bu, bizim için ayrıca bir koz. Nerede, hangi toplantıda olursa olsun kendisine diyorum ki ‘Kostas, bak hâlâ resmi ziyaretini yapamadın, ben 2 kez geldim ama sen gelemedin’. Yani biz artık savunmada değiliz, savunmada olan onlar” dedi. Artık masada rahatlıkla oturup birçok konuyu konuşma fırsatı bulduklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, “Problemlerin çözülmesi için elverişli bir zeminin oluştuğunu görmek ve süreci hızlandırmanın gayreti içindeyiz. Ticarette aramızdaki münasebet ciddi manada arttı. Ticaret hacmi, geçmişle mukayese edilemeyecek şekilde bir sıçrama göstermiştir. Paket turizmin içerisine artık Türkiye alınabilir hale gelmiştir. Bunlar, birbirimizi anlamamıza yardımcı olacak adımlardır. En önemli kazanım, her iki tarafın da yavaş yavaş çözüme yaklaşmasıdır. Yunanistan’da bazı radikal kesimler Türk düşmanlığını gündeme getiriyor ama bizde de aynı tür radikaller var. Biz uç noktalarda değil, daha merkezde olaylara bakarak çözüm aramak istiyoruz. Böyle yaklaşırsak çözüm yolları muhakkak açılacak” açıklamasında bulundu. ------ Başbakan soydaşlarımıza moral verdi: Başbakan Erdoğan, kurultayda Batı Trakya Türkleri’ne moral verdi. “Türkiye sizi asla unutamaz” diyen Erdoğan, şunları söyledi: “Bu mücadele öyle kolay verilmedi. Biz düşman üretmek değil, dost kazanmak istiyoruz. Mücadelemizi hep buna yönelik veriyoruz. Yunanistan’la ilişkilerimizde başlattığımız yeni dönemde en temel önceliklerimizden birisi bu. Yunanistan ve oradan Avrupa’ya doğal gaz hattını kuruyoruz. Bu çalışmalar hızla devam ediyor. Eğer olumsuz bir yaklaşım içinde olsaydık, bu işe ‘hayır’ diyebilirdik. Göreve geldiğimizden bu yana Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde bir çok şeyi aştık ve aşıyoruz. Gelecek daha da iyi olacak” dedi. Yaşanan sürecin karşılıklı anlayışla işletilebileceğini vurgulayan Erdoğan, “Batı Trakya’da yaşayan kardeşlerimizin okullarının restorasyonuyla ilgili de, adımları atmada el ele, omuz omuza vereceğiz, dayanışma halinde olacağız. Oradaki yavrularımızın yetişmesine fiziki zemini en iyi şekilde hazırlayacağız. Adeta mermere suyu damlata damlata nasıl o mermer deliniyorsa, biz de her diplomatik görüşmede bu suyu o mermere damlatıyoruz. Unutmak diye bir şey asla yok” diye konuştu. İnsanlık suçu işleniyor Türklere tavsiyelerde de bulunan Başbakan Erdoğan, “İnancına, kimliğine, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan, gerek Yunanca, gerekse Türkçe’ye hakim, iyi eğitimli, müreffeh bir Batı Trakya Türk azınlığı, Yunanistan ile aramızdaki ilişkilere ciddi katkılar sağlayacaktır” dedi. Batı Trakya Türk azınlığın, Yunanistan’ın Vatandaşlık Yasası’ndaki Helen ırkından olmayan vatandaşlara uygulanan 19. maddenin iptalini istediğini anlatan Erdoğan, “On binlerce Batı Trakyalı kardeşimiz hüzünlü. Kiminin babası, kardeşi, amcası, teyzesi orada. Onlara kavuşamıyorlar. Vize noktasında dahi Batı Trakya’ya gidememeleri tamamen insanlık suçudur diye düşünüyorum” yorumunu yaptı. Türkiye’de yaşayan Batı Trakyalıları bölgeye yatırım yapmaya çağıran Erdoğan, böylece yeni istihdam alanları açılacağını dile getirdi. Biz bunları aşacağız Erdoğan, İskeçe ve Gümülcine’de sadece birer tane azınlık lisesi bulunduğunu belirterek, bu durumun da düzeltilmesini istedi. Oradaki Türk azınlığın eğitim-öğretim noktasındaki haklarına saygı duymak gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Bu durum, konuyu bütün açıklığı ile ortaya koymaktadır. Türk azınlığı geçtimiz yıl İskeçe’de okul açılması için talepte bulundu ancak hâlâ sonuç çıkmadı. Azınlık okullarının da, Yunan okulları gibi 9 yıla çıkarılması gerekir. Türkiye’nin bütün çağrılarına rağmen maalesef bu tür teşebbüslerimizde henüz netice almış değiliz. 1913 Atina Anlaşması hükümleri uygulanmıyor. Yunanistan ısrarla alıştığı bazı adetlerini adeta bir karar gibi dikte ettirmeye çalışıyor. İnanıyorum ki, biz bunları aşacağız. Yunanistan’da Müslüman azınlıkların vakıflarının hukukunun korunması gerekiyor. Türkiye’deki gayrimüslim cemaatler gibi, Müslüman Türk azınlığı da vakıflarının idare kurulunu kendileri seçebilmeli” dedi. Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Yunanistan, ırkçılık ve hoşgörüsüzlükle mücadeleye ilişkin Avrupa komitesi gibi kuruluşların yapmış olduğu çağrıları duymamaktadır. Azınlığımız Yunanistan ve Avrupa’nın en geri kalmış bölgelerinden birinde yaşamaktadır. Bölgenin kalkınması, soydaşlarımızın hayat şartlarının AB standartarına yükseltilmesi konusunda iş birliğine hazır olduğumuzu Yunan muhataplarımıza her vesileyle iletiyoruz.” ------ >>> Erdoğan: Çok seslilik demokrasiyi güçlendirir İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Türk medya ortamındaki çok sesliliğin korunması, demokrasimizi ve istikrarımızı güçlendirerek zor bir bölgede şeffaf ve hesap verebilen bir devlet yönetiminin başarılabildiğini göstermektedir” dedi. Güçlü Türkiye barışın teminatıdır Amerika ve Avrupa’nın en büyük medya patronları ve yöneticilerinin oluşturduğu Televizyon ve Radyo Müzesi’nin (MTR) Doğan TV Radyo ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Danışma Kurulu’nun gala yemeği Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştirildi. Başbakan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’deki siyasi istikrar ve güven ortamında ekonominin 18 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü ve Türkiye’nin tarihi bir başarıya imza attığını söyledi. Açıklanan son verilerin,istikrarlı büyümenin bu yıl da devam ettiğini gösterdiğini kaydeden Erdoğan, Türkiye’nin artık dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında yerini aldığını ifade etti. Erdoğan, “Artık hedefimiz ilk 10’a girmektir, kişi başına düşen milli geliri de 10 bin doların üzerine çıkarmaktır. Bu hedeflere doğru adım adım ilerliyoruz” diye konuştu. Bütün göstergelerin Türkiye’nin yabancı yatırımcılar için bir fırsatlar ülkesi haline geldiğini ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, önümüzdeki dönemde de ülkenin bu konumunu güçlendirerek sürdüreceğini dile getirdi. Erdoğan, güçlü bir Türkiye’nin hem bölgesel, hem de küresel barış ve istikrarın teminatlarından biri olmaya devam edeceğine inandığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Türk medya ortamındaki çok sesliliğin korunması, demokrasimizi ve istikrarımızı güçlendirerek zor bir bölgede şeffaf ve hesap verebilen bir devlet yönetiminin başarılabildiğini göstermektedir. Burada özellikle rekabetçi bir medya ortamı, küreselleşmenin şiddet ve çatışma kültürünü besleyen yan etkilerini minimize etmenin de en önemli şartıdır.” İçinden geçilen zor dönemde TV ve Radyo Müzesi Uluslararası Danışma Kurulu’nun İstanbul’da toplanıyor olmasının bu bakımdan önemli bir fırsat olduğuna da işaret eden Erdoğan, katılımcıların kendi ülkelerinde medya kanallarıyla bu mesajı daha geniş kitlelere son derece etkili bir biçimde vereceğine inandığını ifade etti. > Bekir Yeniay
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95953
    % -0.94
  • 5.8268
    % -0.21
  • 6.5545
    % -0.3
  • 7.5666
    % 0.04
  • 238.828
    % -0.01
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT