BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’nin Antalya’sı ne ise Kuzey Kıbrıs’ın Bafra’sı da o

Türkiye’nin Antalya’sı ne ise Kuzey Kıbrıs’ın Bafra’sı da o

KKTC, off-shore bankacılığını zapturapt altına aldı. Kuzey Kıbrıs artık kara para aklayan bir ülke olarak değil, turizm ve ticaret merkezi olarak anılıyor. Bafra bölgesinde inşa edilen otellerle yatak kapasitesini 14 bine çıkarıyor. KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz, “KKTC tam bir cazibe merkezi oldu. Türk şirketleri bu fırsatı kaçırmasın” dedi.



> Metiner Sezer LEFKOŞE -Türkiye’nin 1980’li yıllarda başlattığı turizm yatırım seferberliğinin bir benzerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yaşıyor. 2004’te başlatılan bu seferberlikle birlikte start alan 12 proje tamamlandığında KKTC’nin turizm yatırımları toplamı 1.2 milyar dolara ulaşmış olacak ve sahip olduğu yatak kapasitesi 14 bini bulacak. Türkiye’nin Antalya’sı ne ise KKTC’nin Bafra’sı da o olacağının işaretlerini veriyor. Bölgede onlarca beş yıldızlı otel yapılıyor çünkü. KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz, bu konuda iddialı olduklarını söyledi. KKTC’de 2004 yılında 50 milyon dolarlık bir turizm yatırımı gerçekleştirildi. 2005’te ise bu rakam 75 milyon dolardı, 2006’da ise 100 milyon dolar. Bin 400 yatak kapasitesine sahip olan ve 60 milyon dolara tamamlanması beklenen Kaya Turistik Tesisleri, hemen hemen bitmiş durumda. Kaya Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cihangir Coşkun Kubilay, “Tesisi kasım ayında işletmeye açacağız” dedi. Yine Bafra’da Göçtur tarafından yapılan tesislerin inşası devam ediyor ve o da bin 100 yatak kapasiteli. Annan Planı ve ‘Referandum’un ardından yatırım atağına geçen Kuzey Kıbrıs’ta gerçek bir turizm patlaması yaşanıyor. Kaya ve Göçtur’la birlikte 12 firmanın yatırım izni aldığı biliniyor. Rixos, Polat, Kütahya Porselen başta olmak üzere 12 firma ise müracaata bulunup yeni yatırım bölgesinin açılması için sırada bekliyorlar. Derviş Kemal Deniz, kısa süre içinde 4 bölgenin daha açılacağını ve turizm yatırımcılarına tahsis edileceğini bildirdi. Kıbrıs’ın çok eski bir ada olması nedeniyle tarih ve kültür zenginliği bakımından emsalsiz olduğunun altını çizen Deniz, KKTC’nin bu konuda çok avantajlı bir konumda olduğunu belirterek, “Bu eserlerin yüzde 90’ı KKTC toprakları üzerinde bulunuyor. Güney’de ise sadece yüzde 10’u var bu eserlerin” dedi. > Yatırım yapan şirketler: Kaya Grubu, Merit Grubu, Akfen İnşaat, Alarko Holding, Port Barbaros, Limak, Kotitaş, Yayöz, Bumerang, Pine Bay, TC Dışişleri Bakanlığı, Ada. > Sırada bekleyen şirketler: Rixos, Gloria Özaltın, IC Hotel Antbel, Club Alibey, Akfen, Göçay Kıbrıs, Kütahya Porselen, Tez Tour, Kolin İnşaat, Pegasos Hotel, Polat, Yazıcı. > Şirketlere davet Derviş Kemal Deniz, KKTC’deki yatırım potansiyelinin sadece turizmle sınırlı olmadığına işaret edip uluslararası yatırım ve ticaret yapan şirketler için de cazibe merkezi olduğunu söyledi. Bugün birçok uluslararası faaliyet gösteren şirketin vergi oranı en düşük ülke neresi ise oraya gittiğine ve şirket merkezini orası gösterdiğine dikkat çeken Deniz, “Bu şirketlere KKTC’ye çekmek için yeni kanunlar çıkardık. Merkezini KKTC’de gösteren uluslararası şirketlerden alacağımız vergi oranlarını yüzde 2.5 olarak tespit ettik” dedi. Uluslararası faaliyet gösteren Türk firmalarını KKTC’ye davet eden Deniz; şöyle konuştu: “Uluslararası ticaret ve yatırım yapan Türk şirketleri şayet şirket merkezlerini KKTC’de gösterecek olurlarsa hem bu yüzde 2.5 vergiden istifade edecekler hem de onların KKTC’deki Türk bankalarında toplanan mevduatını Türkiye kullanma imkanına sahip olacaktır. Böylece bir taşla iki kuş vurma fırsatı doğacak.” Güney Kıbrıs’ın ekonomik kalkınmasında düşük verginin çok önemli bir rolü olduğunu belirten Deniz, “Bu avantaj şimdi bizim elimize geçti. Çünkü, Güney’de vergi yüzde 10. Dolayısıyla hem yabancı şirketler, hem de Türk şirketleri için KKTC vazgeçilmez bir pozisyona geldi” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT