BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 43. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali başlarken

43. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali başlarken

Bahar ve yaz ayları sayıları gün geçtikçe artan festivaller zamanı... Bazıları bu festivallerin bolluğundan şikayetçi ama ben öyle düşünmüyorum. Çünkü bu festivallerde üretimle yaşam coşkusu harmanlanıyor, insanlara heves ve gayret geliyor.



Bahar ve yaz ayları sayıları gün geçtikçe artan festivaller zamanı... Bazıları bu festivallerin bolluğundan şikayetçi ama ben öyle düşünmüyorum. Çünkü bu festivallerde üretimle yaşam coşkusu harmanlanıyor, insanlara heves ve gayret geliyor. Bu yıl, bazı sıkıntılarım ve mazeretlerim yüzünden davetli olduğum festivallerin hiçbirine çok istediğim halde katılamadım. Ancak, 43. Uluslararası Antalya Altın Portakal film festivaline katılma şansını yakalayabildim. Dünyanın sayılı turizm merkezlerinden biri olan Antalya, dile kolay; tam 43 yıldır Türk sinemasına verdiği desteği, iş başına gelen bütün yöneticilerinin inancı ve sorumluluk duygusuyla her yıl artan bir azim ve coşkuyla sürdürmeye çalışıyor. Antalya’nın başarılı ve dinamik Belediye Başkanı Menderes Türel, Engin Yiğitgil’in başkanı olduğu Türsak ile işbirliği yaparak iki yıldır bu festivali profesyonel bir anlayışla uluslararası platforma taşımak, Türk sinema sektörünü dünya sinema sektörüyle buluşturmak için var güçleriyle çalışıyorlar. Bu çalışmaları yakından takip ettiğim için gerek başkanların, gerek özverili ekiplerinin coşkularını ve başarılarını takdir ediyor, alınan mesafeyi gördükçe azmin elinden kurtuluş olmadığına bir kere daha inanıyorum. Halkın ve basının festivale yoğun ilgisine şahit olurken tutkunu olduğum sinema adına heyecan duyuyorum. Eminim yakın bir gelecekte Altın Portakal, dünyanın sayılı film festivallerinden biri olacak. Türk sineması son zamanlarda dinamik bir sürece girdiyse Altın Portakal Film Festivalinin bunda motive edici katkısına inanıyorum. Altın Portakal’ın oscarı sayılan ödülünü almak artık her sinemacının hayali... Yalnız bu arada, yerli bakış ve duyuşu sinemamıza büyük bir doğallıkla yansıtan, Türk Sineması adına yüz akı bir film diyeceğim Babam ve Oğlum’un, DVD ve CD’leri çıktığı için yarışma filmleri arasına alınmayışından dolayı ne kadar derin bir burukluk duyduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. Festival’de Ulusal Yarışma filmleri arasında yer alan Araf, İki Süper Film Birden, Aura, Cenneti Beklerken, Eve Dönüş, İklimler, Kader, Takva, Kardan Adamlar filmleri içinde hangisi birinci seçildiğinde Babam ve Oğlum kadar ilgi ve beğeni kazanıp da halkın gönlünde taht kuracak, merak ediyorum. Real’in ana sponsorluğunu yaptığı 43. Uluslararası Altın Portakal Film Festivaline gerek yurt içindeki, gerek yurt dışındaki sinema camiasından ilgi yoğun. Ulaşımda yaşanan ufak tefek aksaklıkları saymazsak organizasyon iyi. Her şeyden önce iyi niyetli çalışanlarının size hizmet sunmak için çırpındığı bir ortamda sinema sevgisi ve heyecanında buluşmak güzel bir şey. Festival, 16 Eylül akşamı ATSO tesislerinde verilen bir kokteylle başladı. Ancak, yol yorgunu olduğum için ben bu kokteyle katılamadım. Katılanlardan öğrendiğime göre yoğun bir davetli kitlesi varmış. Aynı günün akşamı Konyaaltı Açıkhava Tiyatrosunda gerçekleşen açılış gecesinde de izdiham yaşandı. Biz misafir basın mensupları bile girişte epey zorlandık. Açılış konuşmasını yapan Menderes Türel ve Engin Yiğitgil’in konuşmaları samimi heyecanlarını ve büyük hedeflerini yansıtıcı mahiyetteydi. Onur ödüllerini alan Yusuf Sezgin, Aytaç Arman çok mutlu ve heyecanlıydılar. Eminim kazandıkları ödül, sinemanın mahrumiyet yıllarında çektikleri sıkıntıları gidermiştir. Yıllar sonra da olsa takdir edilmek, samimi alkışlar almak her sanatkarın özlemi. Darısı güzel eserler üreten bütün sanatkarların başına... Evet, sinema bir hayal... Ama bu hayal arasından çıkıp gelen kahramanları özellikle filmlerini geçmiş zamanlarda hayranlıkla seyrettiğim Faye Dunawey’i ve daha nice ustayı karşımda görmek gerçekti... Hayalle gerçeklerin kesiştiği bir ortamda (hernekadar geçen yılki Sezen Aksu konserinden daha çok zevk almış olsam da) Hint asıllı Bollywood dans gösterisi ve Yılmaz Erdoğan’ın tek kişilik mizah programı geceye renk kattı. Bir dahaki yazımda festivalle ilgili tespit ve yorumlarıma devam edeceğim...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT