BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kabak tadı...

Kabak tadı...

Merve Kavakçı olayı iyice kabak tadı verdi. Yatıyor kalkıyor, Merve’nin türbanı ile yaşıyoruz.



Merve Kavakçı olayı iyice kabak tadı verdi. Yatıyor kalkıyor, Merve’nin türbanı ile yaşıyoruz. Gazeteleri açıyor, Merve’yi okuyor; televizyonları açıyor Merve ile ilgili ateşli yorumları dinliyoruz. Bu arada, ekonomi berbatmış, kimin umurunda? Bir buçuk milyon genci psikolojik bunalıma sokan bir skandal yaşanmış, üniversite imtihanları ertelenmiş, devlet büyük zarara uğramış, kimsenin sorduğu yok. YÖK Başkanı, olayı “adi bir vukuat” olarak yorumlayıp, işin içinden sıyrılabiliyor. Ne hesap soran var, ne konuyu gündeme getiren. Türkiye hâlâ geçici bütçe ile idare edilmekte... İlk üç ayın açığı 2.5 katrilyon lirayı geçti... Vergi gelirleri devamlı düşüyor... Esnaf, tüccar, sanayici, velhasıl tüm iş alemi büyük sıkıntı içinde... Gerçek enflasyonda bir düşme yok, aksine reel gelir seviyesi devamlı erozyona uğruyor... İşsiz sayısı her geçen gün artıyor... Yapılan seçimler politik istikrarı getirmedi, aksine daha da gerilim getirdi... Suç oranı hızla artıyor, ahlaki erozyon genişliyor, uyuşturucu kullanma yaşı gittikçe düşüyor... Velhasıl, o kadar çok problem var ki. Bir günün değil, bir dakikanın israf edilmemesi gereken öyle bir zamanda yaşıyoruz ki... Ama, var mı, yok mu, Merve Kavakçı... Medyamız, olayı bir bölücülük, kışkırtma aracı haline getirdiğinin farkında değil midir? İlkokul çocuklarına kadar sirayet eden kışkırtma gayretlerinin kime ne yararı olabilir? Merve ABD vatandaşı olsa ne olur, olmasa ne farkeder? Kaldı ki, Türkiye’nin çıkarları açısından, lobicilik imkanlarını güçlendirmesi yönünden, devamlı olarak, “çifte vatandaşlığı” teşvik etmiyor, kolaylaştırmıyor muyuz? Keşke, Avrupa’da ve ABD’de, yüz binlerce, çifte vatandaşlık hakkına sahip olan Türk yaşasa, ne kadar güzel olur. Yurt dışındaki gücümüz, etkinliğimiz ne kadar artar. Koskoca, Türkiye Cumhuriyeti; Osmanlı’dan bu yana en iyi şekilde uygulanan laiklik, bir bayanın başörtüsü ile yıkılacak kadar zayıf olabilir mi? Bu abartılı davranışlara, bu tahrik edici tutuma, daha ne kadar devam edilecektir? 21. Asrın başında, dünyanın gündemi nelerle meşgul iken, Türkiye’nin böylesine basit konularla vakit kaybetmesi, yüz kızartıcı bir tablo oluşturmuyor mu? Elbette, bazı kişi ve kesimlerin, ateşin üzerine benzinle gitmesini tasvip etmek de mümkün değildir. Ne yazık ki, sayın Erbakan, parti kapattırma şampiyonluğunu sürdürmek niyetindedir. Bir türlü köşesine çekilmemekte, gençlere yol vermemektedir. Herkesin hoşgörülü olması, birlik ve dayanışmaya destek vermesi gereken bir dönemden geçmekteyiz. Zaten, yurt dışında yeterince düşmanımız vardır. Zaten, komşularımızın hemen hemen tümü, aleyhimize her türlü tertibin içindedir. (İran’ın Merve konusunu istismar etmesi, bunun en son örneğidir.) Türkiye’ye zarar vermek için ellerinden geleni yapmakta, teröre de tam anlamıyla destek vermektedirler. Şahsen, Türkiye’nin belirli olgunluk seviyesine geldiğine gönülden inanıyorum. Türk halkının çok büyük bölümü inançlıdır. (Nitekim, son seçim neticeleri, bunu açıkça göstermiştir. TBMM’nin % 80’i sağ partilerin mensubu olmuştur. Ne yazık ki, aralarındaki ihtilaflar sebebiyle, bir araya gelememekte, DSP’nin kuyruğuna takılmak zorunda kalmaktadırlar.) Halkımız elinden geldiği kadar inancının gereğini de yerine getirmektedir. Ancak, (çok küçük istisnalar dışında) değişik davrananlara karşı da fevkalade hoşgörülü davranmaktadır. Kimsenin davranışına, kıyafetine, hayatına, karışmayı düşünmemektedir. Kaldı ki, bu tür olaylar, kişinin Cenab-ı Hak ile kendi arasındadır. Kimsenin karışmaya hakkı da yoktur. Özellikle, cumhuriyet rejimine karşı (yurt dışı bağlantılı, bir avuç kişi dışında da) bir antipati ve davranış olacağını da düşünmüyorum. Kaldı ki, inançlı veya daha farklı düşünen herkes için en ideal, en uygun sistem de demokrasidir. Cumhuriyet rejimidir. Daha fazla hoşgörü. Daha fazla sevgi. Daha fazla sabır. Bilgi, bilim ve hoşgörü asrı olacak 21. asra girerken, bu hasletlere, her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktayız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT