BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hıristiyan-Ortodoks ittifakı (2)

Hıristiyan-Ortodoks ittifakı (2)

Yunanistan’ın İstanbul Patriği Bartholomeos’u Kasım 1997’de ABD’ye götürüş şekli de bir garipti. Yunan propagandası tarafından bu gezi, Türkiye aleyhine bir malzeme olarak kullanıldı.



Yunanistan’ın İstanbul Patriği Bartholomeos’u Kasım 1997’de ABD’ye götürüş şekli de bir garipti. Yunan propagandası tarafından bu gezi, Türkiye aleyhine bir malzeme olarak kullanıldı. Fener Rum Patriği; Yunanistan’ın tahsis ettiği ve Bizans bayraklarıyla donatılmış özel bir uçakla ABD’ye gitmişti. Uçakta kendisiyle beraber çok sayıda Yunanlı gazeteci de bulunuyordu. ABD hükümeti, Bartholomeos’u “Devlet Başkanı Protokolü” ile karşıladı. ABD’de bulunduğu günlerde Yunanlı diplomatlar, Patriği yalnız bırakmadılar. Yunan (Rum) lobisini meydana getiren Amerikalı politikacılar, Türkiye’yi Amerikan kamuoyuna kötü tanıtmak için adeta yarıştılar. Fener Rum Patriği Bartholomeos’a refakat eden Yunanlı ve ABD’li Rum asıllı diplomatlar, kendisini Başkan Clinton’a “Dünya Hıristiyan Ortodokslarının Dini Lideri” olarak tanıttılar. Patrik, Clinton’la yaptığı görüşmede devamlı olarak, Sovyetler Birliğinin çöküşünden sonra Rusya ve eski Doğu Bloku ülkelerindeki Hıristiyan Ortodoks kiliselerine ABD’nin destek vermesini istedi. Patriğin yanında bulunan Yunanistan’ın ABD Büyükelçisi de Clinton’a muhtelif ülkelerden gelen milyonlarca Ortodoks göçmenin bulunduğunu, bu Ortodoksların eski komünist ülkelerden geldiğini ve kilise imkanlarının olmadığını, ayrıca bunların Amerika’daki Yunan Ortodoks başpiskoposluğunun himayesine girerlerse, seçimlerde Clinton’a oy vereceklerini söyledi. Yunan Ortodoks Kilisesinin Balkanlar, Güney Kıbrıs, Mısır ve ABD’deki faaliyetleri oldukça dikkat çekmeye başladı. Bugüne kadar Türkiye’ye yönelik olan düşmanca faaliyetler, NATO’nun Sırbistan’ı bombalamasından sonra NATO, ABD ve zaman zaman AB aleyhine dönmüştür. Uzun yıllar Kuzey ve Güney Amerika’da Yunan Ortodoks kilisesinin Başpiskoposluk görevini sürdüren Yakovas’ın görev süresinin dolmak üzere olduğu 1996 yılı sonlarına doğru, Yunanistan kendisine sadık bir Başpiskoposu bu önemli göreve getirmek için harekete geçmişti. Yakovas Türk düşmanlığı ile tanınmıştır. Uzun yıllar bu görevde kalmış ve her zaman Yunanistan’a hizmet etmişti. Ancak görevinin son yıllarında Yunanistan’daki sosyalist iktidar ile ihtilafa düşmüş ve desteğini çekmişti. Bazı Yunan basını onu CIA ajanı olarak suçladılar. Yakovas Türkiye’de doğmuş, Türk ordusunda askerliğini yapmış olup, Rum asıllı Türk vatandaşı idi. Yakovas’tan sonra Başpiskoposluk görevine Fener Rum Patrikhanesi Sen Sinod Meclisinin seçeceği Türkiye’de doğmuş bir Metropolit’in tayini gerekirken; Yunanistan’ın mali ve çeşitli baskılarıyla, Türk düşmanı ve Yunan asıllı Spiridon bu göreve getirilmiştir. Kuzey ve Güney Amerika Rum Ortodoks Başpiskoposu Spiridos, Rodos’tan Amerika’ya göç etmiş Yunanlı bir ailenin oğludur. 56 yaşında olup, Heybeliada Ruhban Okulu’nun 1962-1966 mezunudur. NATO’nun KOSOVA’da yaşanan insanlık dramına sözde de olsa gösterdiği hassasiyet, pek sürpriz olmayan gerçeği “Ortodoks ittifakı”nı gözler önüne serdi. Yugoslavya üzerinde patlayan bombalarla birlikte “Hıristiyan-Ortodoks ittifakı” sahneye çıktı. NATO’yu ve üye ülkeleri Hıristiyan Ortodoksluğunun düşmanları ilan etti. NATO ve ABD’ye karşı mücadelenin ilk işaretini Amerika’daki Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Spiridon verdi. ABD’de Yunan Dışişlerinin bir temsilcisi gibi hareket eden Spiridon, Clinton’ın CNN televizyonunda Türkiye’den “Ilımlı bir Müslüman devlet” diye bahsetmesine tepki göstererek ateş püskürdü. Clinton’a adeta savaş açtı. Kaldı ki, Spiridon’un, Fener Rum Patrikhanesinin kadrosunda bulunması gerekir. Amerika’daki Rum lobisi ile Türk düşmanlığı yaptığı gibi Clinton’a karşı da küstahlaşmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT