BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vur emri

Vur emri

Aylar öncesinde kötü olacak dedik. Şu şekilde yaparsanız daha iyi olur diye fikir belirttik. Çoğu zamanlar Trabzonspor’u yönetenlerle ters düştük...



Aylar öncesinde kötü olacak dedik. Şu şekilde yaparsanız daha iyi olur diye fikir belirttik. Çoğu zamanlar Trabzonspor’u yönetenlerle ters düştük. Yıllarca futbol vitrininde konuşanların aksini söyledik. Onlar tarihinin en güçlü Trabzonspor’u derken, biz hayır kardeşim yanılıyorsunuz, bu takım bugününü de geleceğini de kaybetmiş dedik. Trabzonspor’u bitireceksiniz, kulübü küçültüyorsunuz, hedeflerinden uzaklaştırıyorsunuz dedik. Haziran 1998’de noktayı koymuş, o günden bu günü tarif etmişiz. Bu sene de öyle olursa kalemşörler yetmeyecek, kameralar örtmeyecek. Trabzonspor taraftarı kandırıldığını fark edecek, sabır taşı çatlayacak. Bütün bunları, futbolcu kadroları kurulurken, ilk maçlar oynanırken, sezonlar bitmeden söyledik... Kim olursa olsun Trabzonlu büyüklerimizin bilmeyen olduğuna şahit olmak zoruma gidiyor. Hele hele bu büyük, memleketimden çıkmış, milletin meclisine gitmiş, vekil olmuş, bakan olmuş biriyse tabii ki üzülüyor insan. Delisine bile sahip çıkan bir neslin evladı, başkanına, bakanına nasıl sahip çıkmaz? Şimdi olay değişti. Eski dargınlıkları, eski dosyaları kapatma zamanıdır. Herkes kamburunu yok etsin, içindeki kinini, cinini saklasın. Nasıl yaparsa yapsın, kötü olan her düşünceyi Trabzonspor’un uzağında tutsun. Avni Aker çıkışında hemşehrimin biri “Şirin kardaş, Mehmet Ali Yılmaz senun ucun vur emri çikardi haberun olsun” demişti. O zamanlar benim içinde merak uyandıran bir meseleydi bu vur emri. Herkeslerin mafyası sayın Mehmet Ali Yılmaz hakikaten ne diyecekti yaptıklarına yanlış dememize... Televizyondan dinledim başkanın konuşmalarını, adam daralmış, bunalmış, çıkış arıyor. “Trabzonspor’da yöneticilik yapmış herkes benimle çalıştı” diyor başkan. “Onlar ne dediyse ben onu yaptım” diyor. “1982’den beri bu kulübün başındayım, yaptıklarımı beğenen yok. Beni beğenmiyorlar fakat yanımda çalışınları iyi gösteriyorlar....” İşte bu son sözler çok şeyler ifade ediyor. Anlayana çok anlamlı sözler bunlar... Gelin hep beraber olayın derinine inelim. M.Ali Yılmaz başarısız olmuştur, o zaman yanında görev yapanlar da başarısızdır. Trabzonspor’da görev yapan herkes sayın Yılmaz’ın yanında çalışmıştır, o zaman o herkes de başarısızdır... Daha önce yazmıştım, “Akıl değil bilgi ve Paralı değil bilgili” başlıklı yazılarla bu konuyu işlemiştim. Sayın başkanın Trabzonspor’un kötülüğüne hiç birşey yapmak istemeyeceğini, etrafındakilerce kötü yönlendirildiğini ifade etmiştim. Transferle sorumlu kişilerin Trabzonspor’u zarara soktuğunu, hatalı tespitler yaptığını belirtmiştim. Herhaldeki sayın başkanın stadlarda futbol ajanlığı yapmasını bekleyemeyiz. Alınacak futbolcuları onun tespit etmesi gerektiğini iddia edemeyiz. Ayrıca bir kulübün başkanının futbol uzmanı da olması gerekmiyor. Burada ilk suçlular başkanın yanında görev alan kişilerdir. Daha da kısa anlatımla, sayın Yılmaz Trabzonspor’u yanlış yönetmedi, sayın Yılmaz güvendiği kişilerce yanlış yönlendirildi. Gelelim sayın başkanı suçlu ya da hatalı bulduğumuz noktaya... Kulüp için hayati önem taşıyan tespit ve teşhisleri yapan, kulübün transfer politikasına yön veren kişileri, daha tecrübeli futbol adamlarından seçmeliydi bölümüne... Vur emrini bir tarafa kaydettim, aradım sayın başkanı, bu noktadan konuştum. Başkanın sözleri bu çözümsüzlüğü aydınlatıyor, herkes benimle çalıştı diyor. Sümer’i, Güneş’i, Özyazıcı’sı, Denizci’si, Bulak’ı, Özak’ı, Aktürk’ü, Saitoğlu’su, Önal’ı, İskender’i... Hangi biri var ki yanımızda çalışmasın, hepsine görev verdik... Madem bir şey biliyorlardı, yapsaydılar... Bildiklerini neden sakladılar. Kahvelerde, köşelerde kulis yapmak için mi sakladılar. Madem Trabzonspor’u seviyorlardı, o zaman niye faydalı işler yapmadılar, diyor... Başkan doğru söylüyor, bu güne kadar yapılanlar tamamen tesadüftür. Hiç birşey plan program dahilinde değildir. Devir değişti, zaman değişti şampiyon olmanın şartları değişti. Doğrusu özüne dönmektir, yerlinin yerlisine forma giydirmektir fakat nerde yerlinin yerlisi? Trabzon Telekomspor, Ofspor, Akçaabat Sebatspor 3.Lig’de düşmemeye oynuyor. Herhalde bu takımlarda yabancılar forma giymiyor. Trabzonspor PAF takımı ligde orta sıralarda. Bursaspor’dan 5 yedi G.Saray’a kendi tesislerde 2-0 yenildi, Çanakkale’ye yenildi... Öz kalmadı öz. Yerlinin yerlisini nerede bulalım... Tesadüf diyorum ve de bu fikrimde ısrar ediyorum. Tesadüf olmasaydı, plan program dahilinde olsaydı, zaman içinde gene olurdu. Özkan Sümer hâlâ sağ, Ahmet Suat Özyazıcı Trabzon’da, şampiyonlukları yaşatan teknik direktörler ve efsane kadrolarda forma giyenler hepsi Trabzon’da. Oynattıklarını bir daha oynatamaz mıydılar? Oynadıklarını yeni nesile öğretemez miydiler? Üstelik daha tecrübeliler, daha ustalar, daha da çoklar. Nerde Ali Kemal’ler, Şenol’lar, Turgay’lar, Necati’ler, Kadir’ler, Cemil’ler, Necmi’ler, Hüseyin’ler... Sermaye yetenek olunca verdiler, yıllardır ihtiyaç duyulan şey akıl bilgi, tecrübe. Hani nerdeler? Kimi yetiştirdiler, canları kadar sevdikleri Trabzonspor için ne yaptılar? Yabancı yapamaz derler, yerliyi barındırmazlar. İyi de kardeşim kim gelecek, kim çalıştıracak bu takımı? Alt yapıdan üst yapıya çok kereler görev aldılar, ortalık birbirine girdi. Trabzon’un dışına küçük takımlara hoca oldular, kovulmadan, istifa etmeden sezonu tamamlayan yok. Söz sahibi olmak başka şeydir, gerekeni üretmek başka şeydir. Masa başından sallamak kolaydır, yeni bir şey yapmak meziyet ister, emek ister. M.Ali Yılmaz’la olmaz demekle bizi inandıramazsınız. Hangi biriniz ortaya çıktı da bir proje üretti? Plan program yapıp başkanların önüne koydu? Oturdunuz köşelere, her yapılana bir kulp taktınız. Son yılların modasına uydunuz, olanı eleştirdiniz, bir taneniz çıkıp da olması gerekeni tarif etmediniz. Madem yapılanların kötü olduğunu anladınız, niye çıkıp ekranlarda, sayfalarda dile getirmediniz? Kimse bana başkan mafyadır, adamı vurur demesin. Sayın Yılmaz Trabzonlu’dur da siz başka yerden misiniz? O inandıklarını yapar da siz inanmadıklarınızı mı yaparsınız? Çok iyi biliyorum ki, Trabzonspor’da hocalık yapmışlar, forma giyenler, eski başkanlar, yöneticiler yaşanılan kaosun sebeplerini Şirin Berber’den çok daha iyi biliyordur. Karanlıktan çıkışın yolunu da... En azından bilmesi gerekiyor. Siz korkuyorsunuz, siz cesaret edemiyorsunuz, ortaya çıkıp konuşamıyor, varsa bildiğiniz söyleyemiyorsunuz. Sayın Yılmaz hatalıdır, yanlış yapmıştır, kulübü zora sokmuştur. Gelinen bu noktadan çıkış da çok zordur. Ve de bu işlerin birinci sorumlusu sayın Yılmaz’dır. Etrafında futbolu bilen kişiler yoktur, başkan yanlış yönlendirilmiştir. Aylardır bunu yazıyoruz. Yapılması gerekenleri bir bir ortaya koyuyoruz. Söyler misiniz biz deli miyiz? Bu mafya başkan bize zarar veremez mi, bizim çoluk çocuğumuz yok mu?.. Yok yok, esas mesele o değil. Kimsenin sayın Yılmaz’dan korktuğu falan yok. Başkanın dedikleri doğru, yapılanlardan farklı yapacak hiç birşeyleri yok. Eğer farklı olsaydı çıkar ortaya farklı bildiklerini söyler, taraftarı aydınlatır, Trabzonspor’un düzlüğe çıkmasına yardımcı olurlardı. Adam, gelin beraber çalışalım diyor, gitmiyorsunuz. Buyrun siz yapın diyor, yanaşmıyorsunuz. Akıl verin uygulayalım diyor, sesiniz çıkmıyor. O zaman adam doğru söylüyor, bu takım sizi hiç ilgilendirmiyor. Sesinizi kesin, köşelerde oturun. Doğrudur, sayın başkan doğru yapma uğruna hatalar yapmaktadır. Aynı şekilde yanında görev yapanlar işi bilmiyor olabilir. Fakat bütün bu olanlardan sonra sayın Yılmaz’dan en alt yöneticisine kadar hiç birine kusur bulmuyorum. Ne yapsın adamlar, zannettiler ki böyle yaparsak başarılı oluruz. Hangi biri bugün düşülen durumdan memnun olabilir ki? Herbirini cesaretinden, memleketinin takımına hizmet etme niyetinden dolayı kutluyorum. Bugüne kadar yaptıkları yanlışlarda kendilerine yönelttiğim eleştirilerin daha fazlasını görevden kaçanlara yapıyorum. Trabzonspor’un bugün hedeflerinden uzakta kalmasında iş başında olan yönetimin ne kadar kusuru varsa görevden kaçanların da en az onlar kadar kusuru var. Bu kulüpte başkanlık yapacak tek kişi var, o da sayın M.Ali Yılmaz’dır. Kulak verin başkanın çağrısına. Trabzonspor’un futbolu bilen, Trabzonspor’un menfaatlerini ön planda tutabilecek futbol adamlarına ihtiyacı vardır. Durmayın, korkmayın, hareket edin. Bugün görev zamanıdır, bordo-mavi formayı ayak altından kurtarma zamanıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT