BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vitamini bol, kalorisi az harika bir sebze: ALABAŞ

Vitamini bol, kalorisi az harika bir sebze: ALABAŞ

Ülkemizde henüz yeteri kadar bilinmeyen alabaş, içerdiği vitamin ve minerallerle; astım, kanser, katarakt, yüksek tansiyon, böbrek taşı, sinir sistemi hastalıkları ve felce iyi geliyor.



> DEVE MARKET - Nilgün Bilim - nilgun.bilim@tg.com.tr Bu hafta da sizlere, ülkemizde üretimi henüz çok yaygın olmayan, ancak insan sağlığı açısından son derece yararlı olan bir sebzeden bahsetmek istiyoruz. Evet, bu harika sebzenin adı alabaş. İngilizcesi kohlrabi... Vitamin ve minerali bol, kalorisi ise az olduğu için dengeli beslenmede ideal bir gıda olarak kabul edilen alabaş, içerdiği vitamin ve minerallerle astım, kanser, katarakt, yüksek tansiyon, böbrek taşı, gözde leke, sinir sistemi hastalıkları ve felce iyi gelmektedir. Bol lifli bir yapıya sahip olan alabaş; A, B1, B2, B3, B6 ve C vitaminleri yönünden oldukça zengindir. Ayrıca bol miktarda selenyum, demir, fosfor, kalsiyum, sodyum ve potasyum içermektedir. Faydaları Başta söylediğimiz gibi insan sağlığı açısından çok önemli etkilere sahip olan alabaşın faydalarını sayacak olursak özetle şunları söyleyebiliriz: * Aynı familyadaki diğer sebzeler gibi, bedenin bazı kanser hastalıklarına yakalanma riskini en aza indirir: Bu kanser türleri arasında akciğer ve kalınbağırsak kanserleri sayılabilir. * İçeriğindeki antioksidan maddelerle kalp hastalığına yakalanma, felç geçirme ve katarakt illetine tutulma risklerini de önemli ölçülerde azaltır. * İçerdiği yüksek oranda demir ve folik asidiyle, kansızlığı ve ayrıca hamile kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığı taşıyan çocuk doğurma rizikosunu en aza indirir. * Bol miktarda potasyum ihtiva ettiği için, yüksek tansiyonu düşürür. * Ayrıca, böbrek ve safra kesesinden taş düşürmede, ses kısıklığında, bademcik enfeksiyonunda, romatizma rahatsızlıklarının hafifletilmesinde ve emzikli kadınlarda süt gelişini artırmada yararlıdır. Ayrıca sıkılarak elde edilmiş alabaş suyu, öksürüğe ve bronşite iyi gelir. Avrupa’da çok tüketiliyor Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Baklaya, Orta ve Kuzey Avrupa ile Amerika’da yaygın olarak yetiştirilen alabaşın, Türkiye’de, özellikle Karadeniz ve Marmara bölgelerinde de başarı ile üretildiğini belirtiyor. Dengeli beslenme için ideal olması sebebiyle İngiltere, Almanya, Belçika ve Hollanda’da bolca tüketilen alabaşın yaprakları salata şeklinde, yumrusu ise çiğ veya pişirilerek, ya da konservesi yapılarak yeniyor. Şekli ve tadı biraz şalgama, biraz da turba benzeyen alabaşın yumruları genellikle açık yeşil ve eflatun renginde oluyor. Yumruların büyüklüğü ise 300 gram ile 1 kg arasında değişiyor. Ekildikten sonra, ortalama 45 ile 65 gün arasında hasat edilecek büyüklüğe ulaşan alabaştan, dekar başına 4-8 ton verim alınabiliyor. Dikkat: Turpgiller familyasındaki diğer sebzeler gibi, alabaş da bedenin iyot emilimini azaltabiliyor. Haftada 3-4 kezden daha sık yiyen kişilerin, iyotça zengin besinler ve iyotlu tuz almalarında yarar vardır. Özellikle içme suyunun az iyot içerdiği yörelerde bu durum dikkate alınmalıdır. > Öksürüğü kesen süper formüller Son günlerde hava sıcaklıklarında yaşanan dengesizlik, halk sağlığı açısından da risk oluşturmaya başladı. Ortalıkta, uzun süreli tedavilerle zor iyileştirilebilen, inatçı grip ve öksürük salgınları kol geziyor. Uzmanlar ve yetkililer bu konuda sık sık uyurılar yayınlamak zorunda kalıyor. Bu sebeple biz de öksürükle ilgili yardımcı tedavi formülleri vermek istiyoruz. Çünkü öksürük, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır ve çeşitli şifalı bitkiler öksürüğün tedavisine yardımcı olmaktadır. Aşağıda vereceğimiz ve kolayca hazırlayabileceğiniz karışımlar, sizin bu rahatsız edici illetten kurtulmanıza yardımcı olacaktır. * 1 çorba kaşığı keten tohumu 3 fincan suda 10 dakika kaynatılır; 3-5 dakika bekletilip süzüldükten sonra içilir. * 1 çorba kaşığı kekik, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 7-8 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak çay, sıcakken ve öksürüğe karşı bal ile tatlandırılarak içilir. * 1 su bardağı yeni sıkılmış turpsuyu ile 2 çorba kaşığı süzme bal karıştırılır. Temiz bir şişeye konup, 1-2 saat bekletilir. Büyüklere, saat başı bir tatlı kaşığı; küçüklere birer kahve kaşığı verilir. * Öksürük gıcığı, biraz sirke eklenmiş 1 tatlı kaşığı toz şeker alındığında sakinleşir. * Bir su bardağı şalgam suyuna; 2 tatlı kaşığı süzme bal konur. 5 dakika kaynatıldıktan sonra sıcak sıcak içilir. * 2 su bardağı çiğ süte; ince kıyılmış 5 diş sarımsak konur. 5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Suyuna; bir çorba kaşığı bal ilâve edilip, iyice karıştırılır. Günde 3 kere, sıcak sıcak birer kahve fincanı içilir. * 4 bardak suya, bir çorba kaşığı ıhlamur, 4-5 tane hatmi çiçeği, bir limonun kabukları ve bir tatlı kaşığı tarçın konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra temiz bir şişeye süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir. > Ekmek ye genç kal Bugüne kadar sadece besin maddesi olarak bilinen ekmeğin, aslında cilt sağlığı için de son derece yararlı bir ürün olduğu belirlendi. Bu ilginç sonuç, İsviçreli dermatologların, yıllardır ekmek mayası üzerinde yaptıkları araştırmalarda ortaya çıktı. Bir süre önce sonuçlanan araştırmaya göre; ekmekte bulunan “CM Glukan” maddesi, birçok cilt probleminin çözümüne imkan sağlıyordu. Daha şimdiden bazı kozmetik ürünlerin bileşiminde kullanılmaya başlanan ekmek mayası, başta kırışıklık olmak üzere cilt rahatsızlıklarının tedavisi konusunda umut ışığı oldu. Sağlıklı cilt için Bu sonuçlardan sonra uzmanlar, sağlıklı beslenme alışkanlıklarında mutlaka ekmeğin yer alması gerektiğini her fırsatta dile getirmeye başladı. İsviçreli dermotologlar, insan insağlığı için bu kadar önemli olan “CM Glukan” maddesinin, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve vücuttaki yaraların iyileştirilmesinde inanılmaz sonuçlar doğurduğunu da belirtiyorlar. Ekmekteki bu maddenin diğer faydaları da şöyle sıralanıyor: * Yaşlanma sebebiyle oluşan veya güneşten kaynaklanan kırışmalara karşı koruma sağlıyor. * Hücre yenilenmesini hızlandırıyor. * Zararlı güneş ışınlarının (UVA) yol açtığı oksitlenmeye karşı cildi koruyor. * Cildin esnekliğini ve sıkılığını önemli ölçüde artırıyor. * Antioksidan özelliği sayesinde yaşlanma etkilerini geciktiriyor. > Kadınlar tehlikede ABD’de Ulusal Sağlık Enstitüsü ve Mayo Klinik tarafından yapılan araştırma, son yıllarda erkeklerin kalp krizi geçirme oranlarında düşüş gözlenirken, benzer bir eğilimin kadınlarda görülmediğini ortaya koydu. WISE’ın ortaya koyduğu sonuçlara göre, anjiogram, kadınların kalplerini besleyen küçük damarlardaki pıhtıları açığa çıkaramayabiliyor. Ayrıca anjiyoplasti ve stent takma yöntemleri de kadınlarda erkeklerde olduğu kadar iyi sonuç vermiyor. Kardiyolog Sharonne Hayes, araştırmaların kadınlarda farklı olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Kadınlarda kalp krizi öncesinde erkeklerdeki gibi şiddetli göğüs ağrısına ek olarak, çoğu kez göğüs ağrısından daha fazla boyun, kol, sırtın üst bölümünde ağrılar, nefes kesilmesi, yorgunluk, kusma, bitkinlik gibi semptomlar ön plana çıkıyor. > Beyninizi kandırın! Açlık duygunuzu kontrol altına almak sizin elinizde... Hafif bir öğünle beyninizi kandırmak ve tokmuş hissi vermek mümkün... Aç veya tok olduğumuzu hissettiren iki çeşit hormon bulunur. Gerçekten çok acıkmış olduğunuzda hormonlardan biri her 20 ila 30 dakikada bir beyine mesaj yollar. Bu mesajların her birinin 30 dakika etki süresi vardır bu 30 dakikalık sürede ihtiyacınız olandan fazlasını yemenize neden olurlar. Eğer biraz yemek yiyip 20 dakika kadar beklerseniz diğer hormon ise beyne tokluk mesajı yollar ve sizi çok yemek yemekten kurtarır. Bir de az yemek yiyebilmek için yemek yiyeceğiniz mekanın aydınlık ve sıcaklığın da yüksek olmasına özen gösterin. > Kansere 2 sebep Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu (TKASK), Dünya Kanser Günü dolayısıyla ‘’Yarın İçin Bugün’’ sloganıyla bir kampanya başlattı. TKASK Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, dünyada her yıl 11 milyon kişinin kansere yakalandığını söyledi. Kutluk, aynı hızla devam ederse 2020 yılında bu rakamın 17 milyona çıkacağına işaret etti. Kanserin; korunabilir, erken tanınabilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Kutluk, tütün ve tütün mamullerinin kullanılmasının önlenmesi, sağlıklı beslenme ve egzersiz yapılması, bazı kronik enfeksiyonlardan korunma ve güneşten korunma halinde kanser türlerinin yüzde 43’ünden korunmanın mümkün olduğunu söyledi. Şişmanlığın bazı kanser türleri ile ilişkili olduğunun bilindiğini ifade eden Kutluk, karbonhidratlar ile hayvansal gıdaları gereğinden fazla almayın uyarısında bulundu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT