BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican: "Tahriklere kapılmayalım"

Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican: "Tahriklere kapılmayalım"

Dr. Enver Ören’le birlikte İhlas Holding’in yeni merkezini de gezen Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican, İhlas Holding’i her zaman takdir ettiğini belirtti.



- İhlas Holding’i ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Enver Ören’le bir süre görüşen Emniyet Genel Müdürü Bilican, “Dış tahriklere kanıp da, ufak menfaatler yüzünden bu millete kötülük etmemek lazım” dedi. Bilican, Türkiye’de olması muhtemel her türlü olaya karşı hazırlıklı olduklarını da vurguladı. Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican, devletin ve milletin huzurunun her şeyin üzerinde olduğunu söyledi. Dün İhlas Holding’i ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Enver Ören’le bir süre görüşen Bilican, son günlerde Türkiye’nin gündemini oluşturan konularla ilgili görüşlerini açıkladı. Dr. Enver Ören de hükümetlerin geçici, devletin ise kalıcı olduğunu belirterek, devletin bekası için herkesin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin başına sürekli çorap örülmeye çalışıldığını vurgulayan Necati Bilican, “Bunu bekleyeceğiz. Biz başkaları bizi metheden işler yapsın diye beklersek saflık olur. Onu düşünerek biz birbirimizle iyi olacağız. Birbirimizi seveceğiz. Birbirimize güveneceğiz. Devlet olarak varlıklarımızı koruyacağız, ayrıca milletin varlıklarını koruyacağız” şeklinde konuştu. Fertlerin varlığı tek tek bir araya gelince bundan milletin zenginliğinin ortaya çıktığını belirten Bilican, “Fitne fesat işine kesinlikle itibar edilmemesi lazım. Dış tahriklere kanmamak lazım. Dış tahriklere kanıp da, ufak menfaatler yüzünden bu millete kötülük etmemek lazım” dedi. GELİŞMEMİZİ İSTEMİYORLAR Türkiye’nin, 600 yıllık bir imparatorluğun varisi olduğunu, onurlu bir cumhuriyet kurduğunu, dünyada hatırlı, onurlu, saygın bir devlet olma yolunda bütün gücünü kullandığını belirterek, “Bizi bu yoldan alıkoyacak hiçbir şeye fırsat vermemek gerekir” dedi. Türkiye’nin 15 yıldır Güneydoğu’da PKK terörünü etkisiz kılmak için çalıştığını anlatan Bilican, yıllardır Türkiye’nin istikrarını bozmak, gelişmesini engellemek isteyenlerin bu harekete destek verdiğini söyledi. Bilican sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye gelişmesin, bize muhtaç olsun diye düşünenler var. Örgütün de konumu budur. Yoksa PKK Türkiye’de rejim mi değiştirecek! PKK, burada devlet mi kuracak! Toprak bütünlüğünü mü bozacak! İmkanı var mı? Kendisi de biliyor bunu yapamayacağını. Ama irade kendi iradesi değil. İrade Türkiye’ye kötülük yapma iradesidir. Dış dünyada Türkiye’nin istikrarlı, kendi kendine yeter, saygın bir devlet olma yönündeki gidişini engellemek istiyorlar. Güneydoğu’da barajlar yapılmaya başlandı. 22 baraj yapılıyor, bitmek üzere. 18 hidroelektrik santrali yapılıyor. Barajlar bir, iki, üç ortaya çıkınca, özellikle de Atatürk Barajı ortaya çıkınca panik başladı. Bu bölge öyle bir bölge oldu ki Türkiye’yi tutmak mümkün değil. Türkiye, 1 milyon 700 bin hektar alanı sulayacak bir çalışma yapıyor ve başarıyor. Bu da görüldü. Yalnız Türkiye’ye değil, etrafındaki ülkelere de imkan verecek potansiyel doğuyor. Türkiye’yi tutmak mümkün değil. O halde oyna bu oyunu. Nedir? Ayrımcılık. Bunu bilmemiz lazım. Buna yardımcı olanlar da şuursuzca yardımcı oluyor. Ne yaptıklarının farkında değil. Ama devletimiz bu noktaya getirmiştir. En sonunda da gitti örgütün başını tuttu getirdi. Yine kendisine yakışır biçimde yargılıyor.” Öcalan’ın 30 binin üzerinde insanın hayatına malolduğunu, ekonomiye yüz milyarlarca dolar zarar verdiğini hatırlatan Necati Bilican, “Bunları yapan bir örgütün başının yakalanmasından sonra Türkiye’nin tutumuna bakın. Onurlu, bir büyük devletin, bir hukuk devletinin görüntüsünü sergiliyor. İçten yapıyor bunu. Kimseye böyle görüneyim diye yapmıyor. Yargılayacak. Hukuk devletinde suç işleyeni yargılama yetkisi, bağımsız yargınındır. Orada yargılanacak ve cezasını bulacaktır” dedi. KURALLARA UYULMALI Türkiye’nin çağdaş uygarlık seviyesine doğru giderken koyduğu demokratik kurallara herkesin uyması gerektiğini de belirten Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican, Türkiye’nin gelişmesini engelleyen dıştan müdahalelerin yandaş bulduğunu ve huzursuzluğa sebep olduğunu belirterek, bunlara itibar edilmemesini istedi. Türkiye’nin hassas bir coğrafyada bulunduğunu, etrafında demokratik ülkeler olmadığını anlatan Bilican, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle olunca Türkiye, bu ortamda demokratik, laik bir ülke olmanın gururunu yaşıyor. Türk Milleti, Büyük Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti sevdi, bu rejimi her geçen gün daha da güzelleştirmek için çalışıyor. Bu ülkede insanlarımızın rahat yaşaması için her türlü anlayış var. Devletin, insanların yaşama biçimini etkileme, onların düşündüklerinden başka türlü yaşamaya zorlamak gibi bir düşüncesi yok. Ama Türkiye demokratik, laik ve çağdaş bir devlet olarak gelişmeyi arzu ediyor. Bu çağdaş devletin de kurumlarını kurmuş, o kurumları her geçen gün geliştiriyor. O kurumların temel prensiplerine herkesin uyması lazım. Demokrasi kurallar rejimidir. Kuralları veya bir kuralı ihlal ettiğiniz zaman varmak istediğimiz amacı gerçekleştirmek mümkün değildir. Onun için temel esaslarına herkesin uyması gerekiyor. HAZIRLIKLIYIZ Türkiye’de olması muhtemel her türlü olaya karşı hazırlıklı olduklarını da vurgulayan Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican, “Dün de, bugün de, yarın da Türkiye’nin gündemindeki olaylara uygun tedbirlerimiz var” dedi. Türkiye’nin gündemini sürekli takip ettiklerini belirten Bilican, “Bu gündemde güvenlik kuvvetlerinin ilave neye dikkat etmesi lazım. Önümüzdeki günlerde halkımızın huzurunu bozacak, milletimize, devletimize zarar verecek ne gibi riskler varsa bütün bunların hesabını gün gün, dakika dakika yapıyoruz ve ona göre tedbir alıyoruz” dedi. Dr. Enver Ören’le birlikte İhlas Holding’in yeni merkezini de gezen Necati Bilican, İhlas Holding’i her zaman takdir ettiğini söyledi. Türkiye’nin girişimci insanlara ihtiyacı olduğunu vurgulayan Necati Bilican, bunların sayısının fazla olmadığını belirterek şöyle devam etti: “Girişimci ve üretici insanlar sayesinde bu toplum rahat ediyor. Onların çok özel yetenekleriyle ürettiği imkanlardan yüzlerce, binlerce insan yararlanıyor, ülke ekonomisi büyük fayda görüyor. Onun için çok özel durumu olan bu kişilere sahip çıkmak, teşvik etmek, yardımcı olmak lazım. Yardım edildiği takdirde yaptıkları işler daha da çoğalacaktır.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT