BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çiçek: Halkımız her şeyi not alıyor

Çiçek: Halkımız her şeyi not alıyor

TGRT HABER TV’de Nuri Elibol ile Murat Odabaş’ın sorularını cevaplayan Cemil Çiçek, geçmişte Özal’ı cumhurbaşkanı seçilmesi sürecinde boykot edenleri eleştiren ANAP’ın bugün tam tersi bir tavır sergilediğini söyleyerek, “Vatandaşımız bunları not ediyor. 22 Temmuzda ona göre değerlendirme yapacak” dedi.



> Haber Merkezi ANKARA- İhlâs Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ile TGRT HABER TV Ankara Temsilcisi Murat Odabaş’ın hazırlayıp sunduğu “Ankara’nın Gündemi”nin bu haftaki konuğu eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek oldu. Çiçek, programda birçok konuyu değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hep sancılı ve sıkıntılı olduğunu vurgulayan Çiçek, “Biz cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tartışma konusu olmasını istemedik. Seçimin ne zaman başlayacağı Anayasada yazılı. Daha önce konuyu gündeme getirmek istemedik. Yine de 1-1,5 yıldır AK Parti karşıtları eleştiriler getirmeye başladı. Rahmetli Turgut Özal’a yönelik eleştiriler ile eleştirenler bugünle aynı. Üslup ve gerekçeler aynı. Yani AK Partiye atfedilecek fazla kusur yok” dedi. Özal’ın cumhurbaşkanı seçilmesine muhalefet eden kişilerin bugün de aynı şeyleri tekrar ettiğine işaret eden Çiçek, “Rahmetli Özal aday olunca meclisi boykot ettiler. Boykotlar böyle başladı. Daha evvelden partiler giriyor ve kendi adayını belirliyor ona oy veriyordu. O gün bu işleri ayıp bulan ANAP ise bu işin peşine takıldı. Vatandaşımız bunları not ediyor. 22 Temmuzda ona göre değerlendirme yapacak” şeklinde konuştu. AK Parti tuzağa düşmedi Cumhurbaşkanlığı seçimi esnasında AK Parti’ye karşı “Bir bunalım stratejisi uygulanmaya çalışıldı” diyen Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte ANAP eleştirilirken parti içinde gruplaşmalar oluştu. ANAP birliğini koruyamadı. Bugün kapıya kilit konacak noktaya gelindi. AK Parti’de bu süreç başlatılmak istendi ama tuzağa düşen olmadı. Çok şükür AK Parti’de birlik bozulmadı. Çünkü AK Parti yapay bir parti değil, sosyolojik gerekçeleri var. Cumhurbaşkanlığı seçiminde geçmişte hangi usul ve nisap kullanılmışsa aynısını uygulamaya çalıştık. Sonunda 367 Türkiye’nin gündemine geldi. Anayasa Mahkemesi kararları herkesi bağlar. Ona uymak durumundayız. Nitekim uyduk. Ama isabetli mi? Hukuki değerlendirme mi yapıldı, yerindelik denetimi mi yapıldı bu tartışılmalı.” Tartışmalarla boğuşulmamalı Bugün cumhurbaşkanlığının vekaleten yürütüldüğünü, aynı nisap uygulandığı takdirde yeni meclisin başkanını seçmesinin bile zor olacağını söyleyen Çiçek, “En yaşlı üye günlerce vekaleten başkanlığı yürütecek. Bu ise siyasi istikrarsızlıktır. Ekonomide iki yakayı bir araya getirene kadar canımız çıktı. Geldiğimiz noktada siyasi belirsizliğe bir ölçüde girildi. Peşinden ekonomik belirsizlik gelebilir. Neyse ki ekonomik açıdan şu anda olumsuz bir gelişme yok. Millet 22 Temmuzda bu işi değiştirecek parlamentoyu getirecek inşallah. Türkiye cumhurbaşkanlığı tartışmalarıyla boğuşuyor. Oysa Fransa cumhurbaşkanı göreve başladı. Çok önemli beyanatlar verdi. Ama bunları hiç konuşamadık. Irak’ta önemli gelişmeler var. Bunların hepsi Türkiye’yi etkiliyor” dedi. Ortak paydalarımız değişmez Siyaseti yargıda çözmenin, siyaseten çok uygun olmadığını ifade eden Çiçek, şunları söyledi: “Türkiye sıradan bir ülke değil. Büyük bir ülke. Türkiye’de halkta olmayan bir takım ayrımların öne çıkarılıp çözüm aranması yanlış. Türkiye’de böyle bir dert yok. Benim eşimin başı kapalı kızlarımın başı açık. Başı kapalı olanlar devlete düşman açık olanlar dost, açık olanın dinle alakası yok gibi yorumlar yapmak doğru değil. Cumhuriyet ilan edileli bu kadar zaman geçmiş. Anayasanın ilk üç maddesi hepimizin ortak paydası. Cumhuriyet olmasa ben bakan olamazdım. Türkiye’nin dış dünyada itibar kazandıran sebepler arasında demokratik, laik ve hukuk devleti olması var. Bu konuları tartışmanın dışına taşımak lazım. Biz milli gelir nasıl artmalı onu tartışmalıyız. Aksi takdirde korumaya çalıştığımız değerlere zarar veririz.” Rejim teminat altında Türkiye’de hem kurumlar hem de Anayasa düzeyinde rejimin pek çok teminatı olduğuna işaret eden Çiçek, “Anayasa Mahkemesi bir teminat. Siyasi partilerin kapatılmasına bile karar veriyor. Ceza kanununda hükümler var. Milli Güvenlik Kurulu var. Üç anahtarla açılan bir kasa var önümüzde. Diğer iki anahtar başka kurumların elindeyken sadece biri siyasetçilerin elinde. Kasanın açılması için üç anahtar birden lazım. Bu korkular yersiz. Türkiye rejimi sağlamdır. Kurumları hassastır. Kimsenin ‘Türkiye battı batıyor’ demesi doğru değil. Seçimlere 21 parti giriyor. Kimsenin korkuya, gerginliğe tevessül etmesine gerek yok. Kimin dağarcığında ne fikir varsa söyler. Meydanlarda, TV’lerde tartışmalar sevgi saygı üslubu içinde yapılır. Vatandaş bir karar verir. Bunun dışında çözüm arayan kötülük yapar. Fransa’da da seçimler yapıldı. Büyüklüğü ve üniterliği Türkiye’ye benziyor. Zaten bir çok şeyi Fransa’dan aldık. Herkes projelerini getirdi. Türkiye’de ise bir tek çözüm yok. Biz AK Parti olarak icraatlarımızı ortaya koyuyoruz. Bunu beğenmeyenler ne çözüm getiriyor? Cumhuriyet yerinde duruyor. Bir iki kişinin omuz vurmasıyla yıkılacak gibi durduğunu söylemek doğru değil. Millet sahip çıkar. 22 Temmuz’da çıkan sonuca herkes razı olmalı” şeklinde konuştu. > Baraj korkusundan birleşiyorlar PARTİ birleşmelerini değerlendiren Cemil Çiçek, “Birleşmenin sebebi idealize edilse de asıl sebep baraj korkusudur. Bu yeni bir şey değil. Bugün birleştik diyenler 23 Temmuz sabahı ayrılacak. Bu birleşmeler Muta nikahına benziyor. 1991de RP, MÇP, IDP bir araya geldi. Toplumda bir heyecan oldu. Sağ seçmen heyecanlandı. İttifak ise seçimden hemen sonra dağıldı. Türk seçmeni kandırıldı. Vatandaşın isteği bu değildi” dedi. AK Parti için birleşmelere göre davranmayacağını kaydeden Çicek, “Kendi politikalarımızı anlatırız. Şu an en büyük parti Ak Parti. Birleşmeler ilgili partilerin kendi kararları. ANAP’ın 37 kurucusundan biriyim. Biz orada uzun süre hizmet verdik. Ben o partiden ayrılmadım ihraç edildim. ANAP’ın kendine mahsus icraattı vardı. İlk seçimde yüzde 45 oy almıştı. Şimdi müstakil seçime giremiyor. Bu beni üzer” şeklinde konuştu. Çiçek 22 Temmuz seçimlerine ilişkin tahminlerini ise şöyle sıraladı: “Kamuoyu yoklamalarına göre iki parti geçiyor barajı. AK Parti oyunu artırıyor. CHP azaltıyor. İki partili sistem bizim için daha uygun. Parçalı yapıdan demokrasi ve Türkiye kaybeder. Bir araya gelen DSP-CHP sol seçmenden oy istiyor. Seçmen karar verecek buna. Ama yarın adaylıklar ortaya konduğunda bu işin arka planı ortaya çıkacak. 5 Haziranda dananın kuyruğu kopacak. Karşılıklı ithamlar başlayacak” > Cumhurbaşkanının yetkileri kısıtlanmalı CEMİL ÇİÇEK, Türkiye’de mevcut sistemin ne parlamenter sistem ne de yarı başkanlık sistemi olduğunu, çünkü sorumluluğu olmayan cumhurbaşkanının yetkilerinin çok fazla olduğunu söyledi. Bu karışıklığı 12 Eylül döneminin şartlarına bağlayan Çiçek, cumhurbaşkanının yetkilerinin kısıtlanarak normale dönülmesi gerektiğinin altını çizdi. Gündemde iki anayasa değişikliği olduğunu, bağımsız adayların müşterek oy pusulasında gösterilmesiyle ilgili olanın Cumhurbaşkanının onayından geçtiğini, böylece de seçimin daha sağlıklı ve gerçekçi olmasına imkan verildiğini anlatan Çiçek, şöyle konuştu: “İkinci değişiklik paketi birden fazla maddeli. Ancak bu pakette yer alan konular eskiden beri konuşulan, tartışılan şeyler. Son 10-15 gündeki konular değil. 25 senedir cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi konuşulur. Hâlâ da iş aceleye geldi deniyor. Bugün fiili bir durum var. Parlamento cumhurbaşkanını seçemiyor. 367 ciddi problem. Ayrıca meclis başkanlığı sonucu çıkacak. Fiili ve mecburi bir durum var. O yüzden de meclis toplantı yeter sayısı olan 184’le toplanır maddesi kondu. Seçimler için 5 yıl çok dendi. Şimdi dört yıla düşürülüyor. Cumhurbaşkanı halk seçsin ve 5+5’lik iki dönem olsun teklifi Sayın Demirel cumhurbaşkanı iken günlerce tartışıldı. Konu aynı konuşanlar aynı. Daha tartışılacak ne var? Sayın cumhurbaşkanının ne yapacağını bilemiyorum. Onaylarsa problem yok. Onaylamazsa yeniden görüşeceğiz. Tekrar geri göndereceğiz. Sayın cumhurbaşkanı ya onaylar ya şekli şartlardan Anayasa Mahkemesi’ne götürür ya da referanduma sunar. Referandum yapılıp kabul edilirse de bundan sonra cumhurbaşkanı ona göre seçilir.” Koalisyonlar istikrarı etkiliyor TÜRKİYE’nin tek partinin kurduğu hükümetle iyi yönetilebileceğini vurgulayan Cemil Çiçek, “Türkiye en az iki üç dönem istikrarı kaybetmemeli. Türkiye yeniden yüzde 50-60’lı gecelik faizlerle yaşayamaz. Türkiye koalisyonlarla iyi yönetilemiyor. En başarılı şirketlerimiz, aile şirketleri. Bizim bir arada çalışma kültürümüz zayıf. Tekrar koalisyonlar dönemine girersek ekonomik açıdan çok şey kaybederiz. Bundan önceki koalisyonda yaşanan krizde 420 bin işyeri bir anda kapandı. Türkiye yüzde 9 küçüldü. Vatandaş bunları unutmuyor. Biz de hatırlatacağız” şeklinde konuştu. “Biz millete hizmet götürmek için uğraşıyoruz. Bunlar engel olmaya çalışıyor” diyen Çiçek şöyle devam etti: “Bütün partiler AK Parti’ye karşı tavır içinde. Vatandaşlarımız bunları görüyor. Bu ülkenin çok büyük sıkıntıları var. Tartışma ile kaybedilecek vakit yok. Türkiye halen kişi başına düşen milli gelir itibariyle 5 bin 500 dolarlık bir ülke bizim rakiplerimiz 10-15 bin dolardan 55 bin dolara kadar çıkıyor. Türkiye küçülsün istemiyor daha büyük güçlü ülke olsun istiyorsak bunun yolu tek parti hükümetlerinden geçiyor. Koalisyonlarda hükümetin kurulması ayrı bir pazarlıktır. Adeta miras taksimi gibi bürokrasi taksim ediliyor. İki ay hayırlı uğurlu olsun heyetleri gidip geliyor. Sonra ihtilaflar çıkmaya başlıyor. Bir iki günde bitecek iş aylarca sürüyor. Bugün bile bir maddelik yasa mecliste iki saatte çıkıyor. 200’den fazla temel yasada koalisyonlarla nasıl değişiklik yapılacak?”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT