BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Futboldan nefret ediyorum

Futboldan nefret ediyorum

Nefret ediyorum!.. Futbolun bu çirkin yüzünden iğreniyorum... ??? Bu ülkede futbol adına harcanan trilyonlara, zamana, bu çirkin oyunun peşinde koşturan milyonlara, acıyorum... Bu ülkede bu futbol için zehirlenen genç zihinlere, üzülüyorum...



Nefret ediyorum!.. Futbolun bu çirkin yüzünden iğreniyorum... ??? Bu ülkede futbol adına harcanan trilyonlara, zamana, bu çirkin oyunun peşinde koşturan milyonlara, acıyorum... Bu ülkede bu futbol için zehirlenen genç zihinlere, üzülüyorum... *** Tezata bakın; bir tarafta Japon İnamoto ile diğer tarafta Brezilya futbolunun Pele’den sonra yetiştirdiği en büyük futbol efsanesi Zico... Bu iki futbol adamı; renklerin fanatizmine değil, futbola sevdalandıkları için G.Saray ve F.Bahçe rekabetini bir tarafa bırakıp, birbirlerini maç öncesi yürekten kucaklıyorlar. İnamoto, bütün F.Bahçeliler’i kazandıkları şampiyonluk için Zico’nun şahsında kutlayıp, tebrik ediyor. Ne güzel değil mi? Ama? Bu tablonun tam 20 metre kenarında, G.Saray tribünlerinden yanıcı, yakıcı, yaralayıcı ne kadar madde varsa topu birden yedek kulübesine giden F.Bahçeli futbolcuların kafasına yağıyor. İçi su dolu pet şişelerden biri Deivid’in başına isabet ediyor. O an utancımdan yerin dibine geçiyorum, bir G.Saraylı olarak! Allahım futbolun batıya açılan penceresinden yansımalar bu mu oılmalı? *** Bu iğrenç durumdan, G.Saraylı futbolcular da benim gibi utanmış olacaklar ki; Ayhan, Necati, Tomas hepsi birden G.Saray tribünlerine koşuyorlar; “Ne yapıyorsunuz, siz aklınızı mı kaçırdınız?” anlamında bir tepki koyuyorlar. G.Saray kalecisi Mondragon, Zico’ya, gövdesini siper edip, kulübesine götürüyor. Sağ olasın Mondragon!.. ..Ve bütün bunlar yaşanırken; bir M.United - Chelsea maçındaki centilmenliği düşünüyor bir de Ali Sami Yen’deki iğrençliği ve kendi kendime soruyorum, “Bu ülke bunu hak ediyor mu?” Fakat ne acı biliyor musunuz? Bu sorunun cevabını en önce vermesi gerekenler, başta ne Spordan Sorumlu Bakan, ne Futbol Federasyonu Başkanı ve ne de iki kulübün başkanını, Ali Sami Yen’deki ülke futbolunun en önemli son derbisinde göremiyorum. *** Şimdi soruyorum size; ortada bu nahoş tablo varken; F.Bahçe için derbi prestijinden öte bir anlam taşımayan ama G.Saray’ın Şampiyonlar Ligi hedefi için büyük önem arz eden maçın teknik ve taktik değerlendirmesini yapmanın ve Lugano veya Edu’’nun o gerilim içinde attığı golleri anlatmanın ne anlamı var? *** Son bir şey daha... Adına “tribün terörü” denilen bu utancın F.Bahçelisi, G.Saraylısı, Beşiktaşlısı yok. Bu ayıp; futbol avenesinin cümlesinin eseri!.. Bu eserle övünmek ne kadar yanlış ise bu tehlikeli gidişi durdurmamak ve bu zihniyeti değiştirmemek için direnmek de o kadar yanlış! Uzun sözün kısası, “Keskin sirke küpüne zarar!”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT