BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gecekondu ve marina

Gecekondu ve marina

"Şehri istismar edeni şehir cezalandırır”. Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya, CHP’nin 1994 yerel seçimlerindeki İstanbul hezimetini bu cümle ile tarif ediyor... İstanbul’un doğu kapısı Pendik’e kuşbakışı bakan bir tepede, hem ilçe nüfusunun akıl almaz artışını konuşuyoruz, hem de yerel yönetim anlayışının Türkiye’deki gelişimine kafa yoruyoruz. Nüfusu 20 yılda 10 kat artan, 500.000 insanın yaşadığı dev bir ilçe, gecekondu ve çarpık şehirleşmenin tahrip edici etkilerinden kurtulup “modern bir kent” olma çabasında.



"Şehri istismar edeni şehir cezalandırır”. Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya, CHP’nin 1994 yerel seçimlerindeki İstanbul hezimetini bu cümle ile tarif ediyor... İstanbul’un doğu kapısı Pendik’e kuşbakışı bakan bir tepede, hem ilçe nüfusunun akıl almaz artışını konuşuyoruz, hem de yerel yönetim anlayışının Türkiye’deki gelişimine kafa yoruyoruz. Nüfusu 20 yılda 10 kat artan, 500.000 insanın yaşadığı dev bir ilçe, gecekondu ve çarpık şehirleşmenin tahrip edici etkilerinden kurtulup “modern bir kent” olma çabasında. “İstanbul’un üçüncü yat marinası Pendik’te olacak” diyor Erol Kaya. Ya Pendik sırtlarındaki gecekondular? Başkanlığı döneminde bir tek gecekondu yapılmasına bile izin vermemiş Kaya. “Göreve geldiğim 1994 yılında, ilçedeki 40 bin konutun 11 bini gecekondu idi. Şimdi ise bu sayı 8 bin ve her geçen gün azalıyor” diyor. Gecekondu sahiplerine altyapısı ve imarı hazırlanmış arsalar veriliyor ve belirlenen standartlarda ev yapmaları sağlanıyor. Oturdukları gecekondular ise yıkılıp yeşil alan veya toplu konut alanına dönüştürülüyor. Birçok belediyenin kabusu olan “olaylı yıkım”lar yok Pendik’te. Silikon vadisi... nihayet Yıllardır hikayesini dinlediğimiz silikon vadisi, Pendik sınırları içinde gerçek olacak galiba.Yasası, projesi hatta yeri bile hazırlanmış. Kent belediyeciliği, aslında bir “yaşam alanı mühendisliği”. Pendik,taşradan aldığı “dayanılmaz” göçün altında ezilmeden gelişen, İstanbul’a yük olan değil, İstanbul’un yükünü almaya çalışan, “İstanbul’un modern yüzlerinden birisi” olma iddiasını ortaya koyan bir ilçe. “Şikayet etme gayret et, bahane üretme iş üret” diyen belediye başkanıyla şehrin varoşu değil, şehrin parçası olmaya çabalıyor. Ankara’dan üstümüze çöken kasvetli karamsarlığın etkisinden kurtulmamız lazım. Hayat tüm canlılığıyla devam ediyor. Erol Kaya projelerini, hedeflerini umutla ve heyecanla anlatıyor. Keşke ülkenin tüm insanları geleceğe umutla, heyecanla bakmayı başarabilse...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT