BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kökten görme

Kökten görme

Amerikalılar Kosovalı mülteciler karşısında yapılmaması gereken davranış biçimlerini on maddede toplamışlar.



Amerikalılar Kosovalı mülteciler karşısında yapılmaması gereken davranış biçimlerini on maddede toplamışlar. İnsan kazanmanın güzel bir örneği. Mesela bu maddelerin içerisinde karşımızdaki insana doğru ayakkabı tabanlarımızı göstermeden oturmak, var. Doğrusu ilgimi çekti. Oturma adabının Amerikalılarca böylesine dikkate alınacağı hiç aklıma gelmezdi. Amerikalılar rahat adamlardır. Filmlerde görürüz hani, özellikle iş adamları ayaklarını sehpaya fütursuzca uzatır, yarı uyur vaziyette otururlar. Bizde de bu tarz oturuşlar benimsenip yayılmaya başladı. Öyle ki taban gösterme biçimini ve birçok istenmez davranışı bugün politikacılarda da görebiliyoruz. Birgün bir bakanla tanışmıştık. Ben o zatın tam karşısında oturuyordum. Bir ayağını öbür ayağının üzerine geçirip öyle bir oturuş sergiledi ki şaşa kaldım. Ayakkabısının tabanını görüyordum ve bu ayakkabı pek sayın bakanın içindeki bir çatışmanın, uyumsuzluğun sözcüsü olarak birşeyler anlatıyordu. Bu dağınık mizaç birçok kereler milletvekili ve bakan olmuştu ve bunların getirdiği rehaveti taşıyordu. Aslında bu tarz bir oturuşla çevresindekileri küçümsüyor, onları hafife alıyordu. Hatta ayakkabı, uyarı mahiyetinde “Sen fazla konuşma Hanımsan hanımlığını bil!” gibisinden bana doğru neredeyse suratımı dağıtacak biçimde uzana durmuştu. Hayret ettim ve pek üzüldüm. Görgü kurallarını unutuyoruz. Atalardan kalma öğütleri dilimizden gönlümüzden ne zaman attık bilemiyorum. Yeni kuşaklar çevrelerinde kendilerine örnek olacak insanlar arıyor, yanlış örneklerin peşinden gidiyorlar. Çocuklar öyle ama büyükler arsında kötü örnekler alabildiğine çoğalıyor. Ekmek kırıntısını yerde bırakmamaktan tutun, tırnağımızı gece kesmemeye, aynaya gece bakmamaya büyüklerin sözünü kesmemeye anne ve babanın kalplerini kırmamaya kadar irili ufaklı öğütler kulağa gelmiyor artık. Çünkü bunlar bir dünya görüşünden doğmaktaydı. Bakın Hacı Bayram-ı Veli büyük medeniyetimizden süzülme şu güzelim sözleriyle bir dünyayı kavramaktaydı. “İyi bilin ki öfke düşünceyi, iyi düşünmeyi daraltır. Sonunda insan yanılır. Çarşı ve sokaklarda cami avlusunda birşey yemeyiniz. Ticaretle meşgul kimselerin dükkanlarında uzun müddet oturmayın. Çok konuşmayın, sorulanları biliyorsanız cevaplandırın. Kaynak gösterin ki dinleyenler bunu şüphe ile karşılamasın. Yol ortasını işgal etmeyin. Çok gülmeyin kalbiniz kararır. Cimrilikten sakının insanlığınızı koruyun. Sultanın dostları ve taraftarlarıyla bir iş için dahi olsa buluşma, görüşme. Önce ilim tahsil edin, sonra helalinden para kazanın! Ayıplarını gördüğün konu komşuyu kınamayasın. Hacı Bayram-ı Veli’nin altın sözlerinin sade birkaçını aldım. Merak eden kaynağına ulaşır. Çocuğu, büyüğü, halkı, aydını, devlet adamı ve öğütleri kalbinde, kafasında taşımalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT