BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnanmak ne demek? (2)

İnanmak ne demek? (2)

Dünkü yazımızda Allah’a, meleklere ve kitaplara imanı bildirmiştik. Bugün de Amentü’nün diğer esaslarını bildiriyoruz:



Dünkü yazımızda Allah’a, meleklere ve kitaplara imanı bildirmiştik. Bugün de Amentü’nün diğer esaslarını bildiriyoruz: Peygamberlere inanmak: Peygamberlerin hepsinin, Allahü teâlâ tarafından seçilmiş olup, sadık, doğru sözlü, günahtan masum olduklarını kabul ve tasdik etmek demektir. Onlardan birini bile kabul etmeyen, beğenmeyen kimse, kâfir olur. Peygamberlerin ilkinin Âdem aleyhisselam ve sonuncusunun Muhammed aleyhisselam olduğuna iman etmek, kabul ve tasdik etmek demektir. Peygamber efendimizin bildirdiği dini hükümlerin hepsini, en güzel şekilde ve eksiksiz tebliğ ettiğine inanmak, bu emir ve yasakların hepsini kabul edip, hepsini beğenmek demektir. Birkaç âyet-i kerime meali: (Resullerden kimisini, kimisine üstün kıldık.) [Bekara 253] (Nebilerden bazısını, bazısından üstün kıldık.) [İsra 55] (Bütün Peygamberlere iman edip, hiçbirini diğerinden ayırmayanlar [peygamberliklerini inkâr etmeyenler], Allah’ın mükafatına kavuşacaktır.) [Nisa 152] (Peygamber, Rabbinden kendisine ne indirildiyse, ona iman etti. Müminlerin de hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. “Biz Allah’ın peygamberleri arasında, [bazısını inkâr ederek] ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır” dediler.) [Bekara 285] (Gayrimüslimler, Muhammed aleyhisselamın peygamber olduğuna inanmazlar. Peygamberlerden bazısını kabul edip, bazısını inkâr ederek ayrım yapanlar, elbette Müslüman olamaz.) Kaza ve kadere inanmak: Allahü teâlânın insanlara cüzi irade verdiğini, insanların bu cüzi iradeye göre tercih ettikleri ve yaptıkları her şeyi, Allahü teâlânın ezeli ilmi ile bildiğine ve yarattığına iman etmek demektir. Hayır ve şer, her şeyi kulların talep ettiklerini, Allah’ın da bunu dilediği takdirde yarattığını bilmek, bunu kabul ile tasdik etmek ve beğenmek demektir. Bir âyet-i kerime meali: (Allah’ın emri, mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.) [Ahzab 38] Ahirete inanmak: Kıyamet kopunca, insanların dirileceklerine, hesap ve mizandan sonra, Müminlerin Cennete, kâfirlerin Cehenneme gideceklerine ve orada sonsuz kalacaklarına inanmaktır. Bir âyet-i kerime meali: (Onlar [Müslümanlar], ahiret gününe iman ederler.) [Bekara 4] Kelime-i şehadete inanmak şöyle olmalı: Ben şehadet ederim [görmüş gibi bilir ve bildiririm] ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed aleyhisselam Onun kulu, resulüdür [ve son Peygamberidir]. Üç âyet-i kerime meali: (De ki, ey insanlar, ben, Allah’ın hepiniz için gönderdiği Resulüyüm.) [Araf 158] (Muhammed [aleyhisselam], Allah’ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur.) [Ahzab 40] (Allah’a ve resulüne inananlara, Rableri katında nurlar ve ecirler vardır.) [Hadid 19]
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT