BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Modern Levnî’ler

Modern Levnî’ler

Billur Çağlar ile Ruhiefza Verdön’ün minyatür ve resimleri, geçmişten yarına uzanan bir köprü özelliği taşıyor. Eserleri sergilenen sanatçılar, Türk sanatlarının en güzel örneklerine yer veriyorlar.



Billur Çağlar ile Ruhiefza Verdön’ün minyatür ve resimleri, geçmişten yarına uzanan bir köprü özelliği taşıyor. Eserleri sergilenen sanatçılar, Türk sanatlarının en güzel örneklerine yer veriyorlar. Son aylarda, Osmanlı’nın 700. yıldönümü münasebetiyle birbirinden ilginç eserler sanatseverlerle buluşuyor. Türk geleneksel sanatlarının usta isimlerinin eserleri, gerek Türkiye’de, gerekse yurt dışında ilgiyle izleniyor. Koç Allianz Sigorta da, modern minyatür sanatına önemli açılımlar sağlayan Billur Çağlar’ın çalışmaları ile, Ruhiefza Verdön’ün minyatür-resimlerini sanat çevreleriyle buluşturdu. Bugün kapanacak olan serginin hemen ardından yeni bir resim sergisine evsahipliği yapacak olan sanat galerisinde, Necla Peri’nin eserleri görülebilecek. Sergi, 28 Mayıs’a kadar gezilebilecek. OSMANLI HAYAT BİÇİMİ Billur Çağlar’ın çalışmaları, Osmanlı kadınları, hayat biçimi ve mimarisini işlediği resimler kadar geleneksel sanat formu içerisinde oluşurulmuş çağdaş kompozisyonlarla da dikkat çekiyor. Sergide yer alan eserlerin 700. yıla armağan olduğunun altını çizen Çağlar, minyatürün çok titiz ve sabır isteyen bir sanat dalı olduğunu belirtiyor. Osmanlı kültürüne son dönemde gösterilen ilgiyle ilgili olarak da şunları söylüyor: “Osmanlı, çok ihmal edilmiş zengin bir kültür ve sanat birikimi olan bir dönem. Sanat ve kültür alanında büyük aktiviteler yapılmış bu dönemde. İşin üzerine gidip araştırdığınız zaman, bu kültür çok büyük bir kaynak. Bir de bizim öz kültürümüz tabii. Sanat alanında, kendi kültürümüzü çok iyi bilmemiz gerekiyor. Benim çok zengin bir arşivim var ve bunları kullanıyorum.” Kendine, Levni’yi örnek aldığını söyleyen sanatçı, çağdaş tarzda söylenmiş minyatür çalışmalarına bundan böyle devam edeceğini ve “geçmişle gelecek arasında köprü kurmak “ istediğini de söylüyor. Tezhip ve minyatürün yaşatılması gerektiğini söyleyen Ruhiefza Verdön de, tezhibi çok sevdiğini ancak, kendisi için minyatürün daha öncelikli olduğunu belirtiyor. Minyatürde, fotoğraftan yararlandığını anlatan sanatçı, şunları söylüyor: “Bazı modern tasarımlar dolayısıyla eleştiri alıyorum ama ben çalışmalarımı bu doğrultuda sürdüreceğim. Klasiklere her zaman saygılıyım fakat bugünü de bilmeliyiz. Henüz yeni başladığım bir iki çalışmamda ebruyu deniyorum. Ebrunun üzerine resim yapmak zor olsa da iyi sonuçlar elde ediyorum. Eskinin ustaları beni çok etkiledi. Levni, Fenerci Mehmet Albümü beni çok etkiledi. Oradaki Osmanlı kıyafetleri, kadınlar bana yol gösterici oldu.” (0 216 310 12 50) Koleksiyonluk sanatçı 1952 yılında İstanbul’da doğan Ruhiefza Verdön, 1989’da Cahide Keskiner atölyesinde tezhip ve minyatür çalışmalarına başladı. Topkapı Sarayı Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Kursu’nu bitiren sanatçı, pek çok karma sergide yer aldı. Resimleri, Kültür Bakanlığı’nın kataloğunun yanısıra, çeşitli yerli ve yabancı koleksiyonlarda bulunuyor. ‘Osmanlı ve Kadın’ Billur Çağlar da Topkapı Sarayı’ndaki Geleneksel Sanatlar Kursu’nu bitirdi. Mimar Sinan Üniversitesi Yakup Cem Atölyesi’nde çalışmalarına devam eden sanatçı, 2 kişisel sergi açtı ve karma sergilere katıldı. Kendi atölyesinde çalışmalarını sürdüren Çağlar, Osmanlı mimarisi, kıyafetleri ile Osmanlı ve kadın üzerine yoğunlaşıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT