BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bütün bildiklerimi unuttum!

Bütün bildiklerimi unuttum!

Her duygu gibi kaygı da; kişinin hayatını sürdürebilmesi ve doyum alabilmesi için gereklidir. Ancak endişe, özellikle imtihanlara hazırlanan öğrencilerde aşırıya kaçarsa, “bütün bildiklerimi unuttum” gibi bir düşünce oluşur ve başarıyı olumsuz etkiler!



Bugünlerde, yıl boyunca gerekli çalışmaları yapmadığını ve eksik olduğunu düşünen, hedefleri doğrultusunda yeterince çalışmamış olan, aşırı heyecanlı ve kendisinin veya çevresinin beklentileri yüksek olan öğrenciler, imtihana girecek diğer arkadaşlarına nazaran daha kaygılı. Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık durumudur. Ancak çeşitli iç ve dış etkenler sebebiyle, kaygı zaman zaman gerçek potansiyelimizin ortaya çıkmasını güçleştirir. O halde herhangi bir alanda başarılı olabilmek için hiç kaygı yaşamamak mı gerekir? Her duygu gibi kaygı da kişinin, hayatını sürdürebilmesi ve doyum alabilmesi için gereklidir. Öyleyse amaç, kaygıyı tümüyle ortadan kaldırmak değil, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanılan kaygıyı belli bir düzeyde tutarak onu kendi yararımız için kullanmaktır. Fazlası zararlı Normal düzeydeki bir kaygı kişiye, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Örneğin, bir konferans ya da bir konuşma için yaşadığımız orta düzeydeki bir kaygı, bu konuşmaya daha iyi hazırlanmamıza ve daha iyi bir performans göstermemize yardımcıdır. Hiç kaygı yaşamadığımız durumlarda ise, yapılacak olan işi elden geldiğince iyi yapmak için içimizde bir istek oluşmadığından sonuç genellikle olumsuz olur. Ancak yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin, enerjisini verimli bir biçimde kullanması, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesi engellenir. Kişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performansa erişemez. Sınav kaygısı, öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı şeklinde görülür. Kaygı, “imtihanda başarılı olamayacağım, her şey berbat olacak, sınav sırasında bildiğim her şeyi unutabilirim, evdekilerin yüzüne nasıl bakarım?” gibi düşüncelerle gelir. Sınav kaygısı yüksek olan öğrencilerin imtihan günü yaşadıkları belirtiler arasında; uykusuzluk, gerginlik, çarpıntı, sinirlilik, karamsarlık, kâbus görme, korku, terleme, baş ağrısı, karın ağrısı, solunumda güçlük, iştahsızlık, mide bulantısı, bitkinlik, durgunluk gibi belirtilerle kötü not alma gibi endişeler yer almaktadır. İlgiyi dağıtıyor Araştırmacılar, imtihan başarısının düşmesinde endişe faktörünün etkisinin daha fazla olduğunu belirtmektedirler. Kişinin, potansiyelini ortaya koyabilmesi için imtihan sırasında dikkatinin tümünü imtihan sorularına yöneltmesi gerekir. Ancak imtihan kaygısı yüksek olan kişilerin yaşadığı endişe, dikkatin bölünmesine ve imtihanla ilgili olmayan şeylere yönelmesine neden olur. Öğrenci, dikkatini imtihana vermekte güçlük çeker ve dikkat, imtihan soruları ile kişinin kendi performansına ilişkin yorum ve değerlendirmeleri arasında bölünür. Bir süre sonra öğrenci, dikkatinin çoğunu akademik başarısıyla ilgili olumsuz yorum ve değerlendirmelere yöneltir. Başarısından kuşku duyar ve diğerlerinin kendisinden daha üstün performans göstereceğini düşünür. En büyük problem Böylece imtihana odaklanması gereken zihinsel enerji, hedefinden uzaklaşıp, dağılır ve öğrencinin gösterdiği performans, potansiyelinin çok altına düşer. Kaygı düzeyi normal olan kişiler imtihan durumlarını, başarılarının test edileceği bir fırsat olarak değerlendirirken, kaygısı normalin üzerinde olan kişiler bu durumları bir tehdit olarak algılarlar. Sınavla ilgili durumlarda kendileriyle olumsuz bir diyalog içine girerler. Gerçek dışı ve karamsar bir düşünce tarzını seçerler. Yapılan araştırmalar, imtihan kaygısı yüksek olan kişiler için en büyük meselenin, daha önce öğrenilenleri imtihan sırasında hatırlayamamak olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca, kaygısı yüksek olan kişilerin kaygısı düşük olanlara kıyasla ders çalışmaya daha çok zaman ayırdıkları görülmektedir. >> İmtihan endişesini yenebilmek için... Bedensel anlamda sizi rahatlatacak fiziksel egzersizler yapmanız yararlı olacaktır. Günde 10-15 dakika yapacağınız düzenli egzersizler hem imtihan kaygınızı yenmenize, hem de öğrenmede etkinliğin artmasına yol açar. Öğrenmeyi kolaylaştırır. Ancak bu egzersizler sizi yormayan egzersizler olmalıdır. Doğru nefes alın. Doğru nefes vücudun gevşemesini ve rahatlamasını sağlar. Doğru nefes almada akciğerin tamamı oksijenle dolar. Sağ elinizi midenizin üzerine sol elinizi göğsünüze koyun ve nefes alın eğer sağ eliniz hareket ediyorsa doğru nefes alıyorsunuz demektir. Bunu günde 40 defa yapmak sizde bir rahatlama sağlar. Araştırın İmtihan sonrası ile ilgili olumsuz düşüncelerden uzak durun. Yapamayacağım, başaramayacağım gibi düşüncelerinizi kafanızdan atın. Bu düşünceler sınavı baştan kaybetmenize neden olur. Geçmişteki başarısızlıklarınızı değil yaptığınız başarılı işleri düşünün. Olumsuz düşünceler problemi çözmeye yardımcı olmayacaktır. Başarısızlıklarınızın nedenlerini araştırın. Onları nasıl düzeltebileceğinizi sorgulayın. Başarısız olmanıza sebep olan durumların yeni başarısızlıklara davetiye çıkarmasına izin vermeyin. Düşünmeyin Sık sık imtihanda başarılı olduğunuzu kurgulayın. Kendinizi tüm soruları kolaylıkla çözerken hayal edin. Kaygıyı çoğaltan diyaloglara girmeyin. Henüz olmamış bir imtihan üzerine arkadaşlarınızla, anne babanızla bunun sonuçları hakkında konuşmayın. Çevrenizdekilerin yaptığı olumsuz yargılar kaygılanmanıza neden olabilir. Şu an için sadece çalışmalarınıza odaklanın. Zamanınızı etkin ve verimli bir şekilde kullanın. Programınızı aksatmamak için elinizden geleni yapın.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT