BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > itiraf reyonu...

itiraf reyonu...

(...isim:bilinmese de olur ...şehir: önemi yok ...yaş: doğdum doğalı yaşıyorum) 5-6 yıl önceydi... Anneler Günü’ne 3 gün kalmıştı... TGRT FM’de Hülya Aksu Düzgün’ün sunduğu İpekyolu programını dinliyorum...



OS - 2866 Tuşları gıdıklayın! * TURKCELL, VodaFone VE AVEA’dan; “OS” yazıp boşluk bıraktıktan sonra mesajınızı yazıyorsunuz, “2866”ya gönderiyorsunuz... Çok bir şey değil; “2 SMS / 4 KONTÖR”... >> SMS BÜLTENİ... Ben Adana’dan Murat Ertok... 12 yaşındayım ve şehitler ölmez, vatan bölünmez... Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş... O en güzel, o en sıcak duygudur arkadaş... Olmasın o ta içten gülen gözlerde yaş... SCSVDS” (R.Y.N’’den Crazy kuzenlerine) Ex aşkım Ahmet, Sinem Candan canlarım hepinize slm burdan 14 lük... Remzi yalancının tekisin, hani okula gelecektin gözlerim seni aradı... Balıkesir’den sevgiler Ömer abi... Ersin - Derya... Ben fanatik survivörlüyüm... Buradan aslanlara tam destek gönderiyorum... Kanaryalar çatlasın. Adanalı Tuğçe... Ben Kuşadasından Levent’ciğim, sen bu sınavı çok rahat geçersin... Dün yaşanmış, bugün özlem, yarın umut... Biz bedel vermişken gurura, sevdayı dindirme ki gözyaşımı yine sevdamızla yedi renk açsın altından geçtiğimiz sevdanın... Bu akşam yine sensizlik düştü içime, bu akşam gözlerin doğdu yüreğime, çekilmez oldu hasretin ağladım anılara sessizce, bu akşam ölmek istedim sessizce... Cirkin... >> itiraf reyonu... (...isim:bilinmese de olur ...şehir: önemi yok ...yaş: doğdum doğalı yaşıyorum) 5-6 yıl önceydi... Anneler Günü’ne 3 gün kalmıştı... TGRT FM’de Hülya Aksu Düzgün’ün sunduğu İpekyolu programını dinliyorum... Anneler Günü için özel yarışma düzenlenmiş ve hediyeler iştah kabartıyor... Ben de arayıp şansımı denemek istedim... Programın o günkü yönetmeni Hande Oylumer arkadaşım telefonlara bakıyor... Epey uğraştıktan sonra telefon nihayet çalmaya başladı ve konuşma doğu şivesini andıran bir erkekle başladı... Herhalde teknisyenlerden biridir diye “Yarışmaya katılmak istiyorum” dedim... Rezil konuşmada oranın otel olduğu, benim de yanlış bir numara aradığım ortaya çıktı... Nasıl oldu hâlâ anlamış değilim... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) >> İğnelik... BİYONİK! Elimizde telefon, Yüzümüzde mask var. Beynimizde megafon, Başımızda kask var! ... Nöbetteki er gibi, Bakınıp durmaktayız. Yoruyor teknik kalbi, Her an vurulmaktayız! ... Siren çalar her saat, Dinlemeye koyulduk! Donandık tam techizât, Biyonik asker olduk! (...Sefa Koyuncu’dan) >> Hayata dair... Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman, Çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat... Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın Ateş de pay alır kendine soğuktan... ... Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni, Sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak, Bir yolculuğa yeniden başlamak için: Bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni... ... Sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun Ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları Hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni... ... Sevgimin iki canı var seni sevmeye. Bu yüzden sevmezken seviyorum seni Ve bu yüzden severken seviyorum seni... (...Pablo Neruda) >> Bugünün buluşu İlk kez 7 farklı bir skorla biten maç sonrasında, “X yedi bitirti” başlığı atıldı... (...12.06.1986) >> Bir yaş daha büyütenler Ordu’da bağımsız milletvekilliği için adaylığını koyan şehrin renkli simalarından Nurettin İslam, farklı yollarla dikkat çekmeyi başardı... Megafonla vatandaşlara seslenen İslam, seçim aracı olarak kağnı kullanıyor... (DHA) >> Tuzaktan Kumanda (...ATV - Santra) KAZIM KANAT: Sen git hakem hocalığı yap... AHMET ÇAKAR: Ben hakem hocasıyım zaten, hocaların hocasıyım... KAZIM KANAT: Öyle miii?... AHMET ÇAKAR: Tabii... Hakem hocasıyım diye çıkanların hocası benim... >> Bizimkiler Aslında birkaç güne yayılacak uzun bir hikaye, ama son bölümü şöyle; Akşam’ın spor muhabirlerinden Bahadır’ın, pasaport süresi uzatılacaktır ve aynı zamanda hakem olan Pasaport Şube’deki Erdem Abi’ye işi düşer... Ancak Bahadır hakemlik bölümünü bilmediği için açılan spor sohbetinde sallamaya başlar, “-Hakemlerin hepsi maçları katlediyor... İyi hakem yok... En iyi hakem ölü hakem...” Bu konuşma; arkadaşımızı iki yurtdışı seyahatinden eder... Kelepçe ve nezaret seremonisi sonra... >> Nostalji... Kondüktör seslenmiş “Biletleriniz...” Pencerenin önünde oturan göbekli adam, bir kart uzatmış; “Milletvekili...” Karşısında oturan adam da “Senatör...” Kompartmanın dibinde varlığı ile yokluğu belli olmayan biri yaka cebinden biletini çıkartıp, uzatmış “Millet...” >> Temel’in yeri... Kadının biri süpermarkette alışveriş yaparken, karşı raflardan bir şeyler toplayan Temel’le küçük oğlu Dursun dikkatini çekmiş... Pasta reyonuna geldikleri zaman küçük çocuk “Baba bana pasta al” diye tutturmuş, adam “olmaz” diye başını sallamış... Bunun üzerine küçük çocuk, “Bana ne, ben pasta istiyorum” diye oracıkta kendini yerden yere atmaya başlamış... Adam “Biraz sabret Temel, alacağımız bir iki şey daha kaldı, ondan sonra hemen eve gidiyoruz” demiş ve reyonlarda gezinmeye devam etmişler... Derken oyuncakların olduğu raflara gelmişler... Küçük çocuk bu sefer de “Ben bu bebeklerden istiyorum” diye tepinmeye başlamış, babası “Az kaldı Temel, sabret şunları da aldık mı eve gidiyoruz” demiş ve yürümeye devam etmişler... Nihayet kasaya gelmişler, aldıklarını dizerlerken onları izleyen kadın dayanamamış ve adamı yaklaşmış: “-Afedersiniz, sizi alış veriş yaparken izliyordum da, bu küçük yaramaz Temel’e karşı ne kadar da sabırlı davrandınız...” Adam bunun üzerine “Hanımefendi” demiş, “-Oğlumun ismi Dursun... Temel benim...” >> Sizinkiler... Simit sarayında kahvaltı yaparken; yan masadaki biraz daha büyükçe olanı yanındaki arkadaşına söyleniyor; “-Olum hadi ben evliyim... Senin annen baban yok mu, niye kahvaltını yapmadan evden çıkıyorsun...” (...Mustafa_Ersin) >> S.Ö.Z. der ki; “-İyi bir yarış çıkarmak için önce kendinizi kenara çekin...” (...İkinci ve sonrakilere ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) >> Tebeşir Tozu... “-Kızların sevdası, sepete konmuş su gibidir, akar gider...” (...Enrique Larreta) >> sanatik kritik “-Gönül yorgunluğunu kişilere maletmemek gerek... Yeni bir şey yaşamaya ürküyorum... Aşk, eş, sevgili başka bir sorumluluk istiyor... Eskiden bu konuda korkmadan büyük adımlar atabiliyordum. Ama Ayşe Nazlı olduktan sonra korkmaya başladım...” (...Nilüfer) >> politik kritik “-Siyaset böyledir... Bir kez yanlış yola girdiniz mi, labirentten çıkamazsınız... Devamlı yanlış üstüne yanlış yaparsınız... Mesela şimdi de cumhurbaşkanını halk seçsin diyorlar... Ama bunu palyatif bir çözüm olarak getirmek sistemi daha kırılgan hale sokar...” (...Mesut Yılmaz) >> sportik kritik “-Bazı arkadaşlarımız teknik direktör konusunda tutarsız davranıyor... Hâlâ Ertuğrul Sağlam’ı istemediklerini söyleyenler var... Ben sonuna kadar hocamızın arkasındayım, ona güveniyorum... Eğer itirazı olan yönetici arkadaşımız varsa hemen istifa edip gitsin...” (...Yıldırım Demirören) >> MMMR’İn duvarI... Seçim günü sokağa çıkma yasağı olsun bari... (Son ümit tEnuZ pAygAL) >> “geçen yıl bu zamanlar” konulu, “söz market atasözleri “ X eski yazıları isteme benden, buz gibi soğurum senden... “ X otobüste köşeyi okuyana, ayaktaki yolcu bile dokunmaz... “ X itirafını komikliğine göre uzat... “ X söz market’te ismin çıkmadı dediler, kız vermediler... “ X temel girmeyen köşeye reha muhtar girer... “ X alma banu alkan’ın ahını, çıkar aheste aheste... “ X çalıntı “söz’ün gelimi” google’dan döner... X söz market girmeyen eve, ruh doktoru girer... “ X zoru hemen yaparız, imkansızı canımız isteyince... “ X fotoğraf gelecek yerden, doğum günü tebriği esirgenmez... “ X yazara köşesi destan görünür...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT