BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > itiraf reyonu...

itiraf reyonu...

(...isim: ömür avcı şehir: bilecik ...yaş: yirmibir) Bir bina düşünün; yan duvarları yıkılmış, içi boş ve tadilat olduğu her halinden belli... Bu bina PTT olarak kullanılıyor... Bakımda olmasından dolayı sadece giriş duvarı ve kapısı duruyor, kapalı bir şekilde...



* OS - 2866 Tuşları gıdıklayın! * TURKCELL, VodaFone VE AVEA’dan; “OS” yazıp boşluk bıraktıktan sonra mesajınızı yazıyorsunuz, “2866”ya gönderiyorsunuz... Çok bir şey değil; “2 SMS / 4 KONTÖR”... > SMS BÜLTENİ... * Lütfen şunu MMMR’in duvarına yazın: “Yaklaşık 1,5 ay sonra kara bitecek... AK-DENİZ belli olacak... (Doat’tan)... * Bir kum tanesi gibisin şu engin denizlerde... Ararım bulamam... * Zeynep Şevval adını verdiğimiz bir kızımız dünyaya gelmiştir... İyi ki; doğdun, iyi ki varsın güzel kızımız... Ergün - Esra Şen... * Gülme sen de söyle, gitmesin varlığın yeter be Gülüm... Bursa’dan koca bebeğin... * Biricik eşim Murat ve dünyalar tatlısı oğlum Burak: Bizi çok seviyorum, iyi ki benimsiniz... SOSB M.B.A... * Ben İzmir’den Mehmet Altındağlı’yım... Çünkü onu seviyorum... * Ben Erzurum’dan Mehmet; burdan kuzenime sesleniyorum; Tez zamanda borcunu getir, yoksa ismini verir herkese rezil ederim... Fenerli olmaktan beter olursun... * Kaymak diyarından sevgilerle... Afyonspor’a ikinci ligde başarılar... * Ben Kırıkkale’den Haşim Coşkun, buradan Yozgat’ta bulunan aileme selamlar... Babamın Babalar Gününü kutlarım, anneanneme ve anneme selamlar... > itiraf reyonu... (...isim: ömür avcı şehir: bilecik ...yaş: yirmibir) Bir bina düşünün; yan duvarları yıkılmış, içi boş ve tadilat olduğu her halinden belli... Bu bina PTT olarak kullanılıyor... Bakımda olmasından dolayı sadece giriş duvarı ve kapısı duruyor, kapalı bir şekilde... Kahramanımız da bu duvarın yıkık olduğu yönden yaklaşıyor PTT’ye... Enteresan olan şu; oradan geldiği halde, koca yıkık duvar görmüyor ve kapıyı açıp içeride işlerini halletmek için kapıya abanıyor... Tabii açamıyor, kızıyor, “Nerde bu çalışanlar, bu saatte PTT mi kapanır” diye bağırıp çağırıyor... Yandan biri; “Beyefendi tadilatta bina, geçici bir süre yukarı taşındı” deyince kahramanımız pancara dönüşüyor... Onun ismi; Nevzat Çelik... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) > Hayata dair... Aşkı ölçmek, sınamak, denemek ve kurtarmak için aşka yönelttiğimiz bütün sorular belki de her şeyin yanı sıra aşkı kısaltmaya da yarıyor... Belki de sevemememizin nedeni çok sevmek istememiz... Yani karşımızdaki kişiden hiçbir istekte bulunmaksızın ondan onunla birlikte olmaktan başka bir şey istemeksizin kendimizi ona verecek yerde ondan bir şey (aşk) talep etmemizdendir... (...Milan Kundera) > Tuzaktan Kumanda CÜNEYT ARKIN: İstanbul’un beşte arısını gezmişimdir ben... *** PINAR ALTUĞ: Sehpaya benziyor ama bunun ayakta durabilitesi yok... *** SEREN SERENGİL: Trabzon’dan arıyorsunuz değil mi; İç Anadolu’dan... > Bir yaş daha büyütenler İngiltere Eğitim Bakanlığı; yayınladığı bir genelgeyle, öğretmenlerden söz almak için parmak kaldırma uygulamasına son vermesini istedi... Bakanlık, 7-11 yaş arasında yapılan araştırmaları göz önünde bulundurarak şu tavsiyede bulundu: “Özellikle ön sıralarda oturan öğrenciler sorulara cevap vermek için sürekli parmak kaldırıyor... Bu durum kimi öğrencilerin öğrenme isteğini köreltiyor... Kimi öğrenciler ise utangaç yapıları nedeniyle görünmez kalmayı tercih ediyor... Derse olan katılım en aza iniyor... Bu uygulamadan vazgeçin... Bunun yerine rastgele tüm öğrencilere soru yöneltmeye çalışın... Her öğrenciye cevap vermeden önce 30 saniye düşünme süresi verin...” > Temel’in yeri... Adam arabasıyla nehrin üstündeki köprüye yaklaşmış... Tam köprü başlangıcında bir tabela duruyormuş: “-Kaçınılmaz sona çok yaklaştınız... Geç olmadan hemen geri dönün...” Adam, “Amaan be... Ne demek istiyor şimdi bu?... Her tarafa saçmasapan yazılar koymaya bayılıyorlar” demiş ve tabelanın yanından hızla geçmiş gitmiş... Birkaç saniye sonra nehrin diğer tarafında Temel’le Dursun önce büyük bir çatırdama sesi duymuşlar, sonra da suya düşen arabayı görmüşler... Temel, Dursun’a sormuş: “-Yahu Dursun... Acaba şu tabelaya sadece ‘köprüde tamirat var’ diye mi yazsaydık?...” > Bizimkiler... Hasan Hocam’la İnan’ın Urfa gezisi beklendiği gibi olaylı geçti... Gezinin daha ilk gününde Atatürk Barajı’nı görmeye gittiklerinde görevli; “Sizi alamayız, barajın sorumlusu Ahmet Bilici Bey’den izin almanız gerekecek” demiş... Hasan Hocam durur mu, “Ahmet Bilici benim 20 yıllık arkadaşım” diye aynı ismi taşıyan bizim Ahmet Abi’yi aramış... Gerçi o da izin vermemiş ve baraja girememişler... > S.Ö.Z. der ki; “-Yakalananın hırsız olduğu tek şey; aşk’ta vardır...” (...Asayişi sağlarken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) > Tebeşir Tozu... “-İnsan sefalete düşmeye görsün... Vicdanla namusun sesi, aç mideden gelen feryatlar yanında zayıf kalır...” (...Diderot) > İğnelik... * DAĞLAR... Şu dağların beline, Varıp seyran eylesem. Esen sevda yeline, Arz-ı hâlim söylesem. ... Çıksam yamaçlarına, Bulutlara eş olsam! Yeşil ağaçlarına, Mavili kardeş olsam! ... Yeter Sefa, anladım; Hayâlleşme bu kadar! Kendine gel evlâdım, Dünya kadar işin var! (...Sefa Koyuncu’dan) > Sizinkiler... Kızımı yemek yemesi için korkutuyorum; “-Ekmeğini bitirmezsen arkandan koşar...” Onun cevabı: “-Ben onun ayaklarını yedim, koşamaz...” *** Aynı günün konuşmasında yine söyleniyorum; “-Kızım o karıncaları öldürme, annesi ağlar...” Dehşete düşüren cevap; “-Üzülme, ben onların annesini de öldürdüm...” (...engerek_lee’den) > Bugünün buluşu > İlk kez bir gazeteci dayak yiyince haber, “Muhabirimize çirkin saldırı” başlığı ile verildi...(...13.06.1956) > MMMR’in duvarı... Bu kadar İSOT yemeseydim; GENÇ partiden aday olabilir miydim?.. (İbrahim Tatlıses) > sanatik kritik “-İbrahim Tatlıses’in seçime girmesiyle bir artısı olacak çünkü halkın dilinden anlayan bir insan... Türkiye’nin dört bir yanını dolaşıp konser veriyor ve halkla bütünleşiyor... Diğerleri gibi nereden geldiğini inkar etmiyor... Siyasette başarılı olacağına inanıyorum...” (...Nilay Dorsa) > politik kritik “-Cami de bizim, şehit de bizim, oradaki topluluk da bizim, ordu da bizim, Meclis de bizim... Kimi kimden ayıracak, düşman edeceksiniz?... Bana söyletilen sözleri, söyleyenlerin ve söyletenlerin yüzüne misliyle iade ediyorum... Başım dik, alnım açık...” (Bülent Arınç) > sportik kritik “-Bazıları öküz altında buzağı arıyor... Durup durup günah keçisi bulmak için hayal görüyorlar... Tuncay İngiltere’ye gelip gelmeyeceğini bana mı soracak?... Ben ondan sadece iki yaş büyüğüm... Tuncay’ın benim vereceğim akla ihtiyacı yok. Seçimini yapabilir...” (...Emre Belözoğlu) > Arkadaşımız Fatih Selek’in “Guinesslik ölümler” başlıklı notları: X Balkona 50 kişinin çıkması sonucu meydana gelen toplu ölüm... (Dudullu’da bir köy nişanı töreninde) X TEM’de seyreden araçtaki 5 kişinin radyoda oynak şarkı çalınca aracı sağa çekerek otoyolda göbek atmaya başlaması ve 3’ünün ayrı ayrı araçların çarpması sonucu ölümü... (Adapazarı-Hendek) X Midesine sinek kaçan bir kişinin sineği öldürmek için odaya sıkar gibi ağzına Sheltox isimli ilacı sıkması ve sinekten beter ölümü. (İstanbul-Sultanbeyli) X Mühendisin kontrol için geminin buhar kazanına girdiği sırada bundan habersiz bir gemi personelinin kapağı kapatması ve geminin sefere çıkmasıyla mühendisin ölümü... (Kocaeli) X Aynı işyerinde biri gündüz biri gece vardiyasında çalışan baba-oğulun motorsikletle eve giderken sert bir virajda karşılaşıp birbirlerine selam vermek isterken çarpışarak ölmeleri... (Konya) X Arkadaşlarıyla iddiaya tutuşup kafasıyla mermer bloku kırmaya çalışan medyatik karatecinin mermer yerine kafasını kırarak beyin travması sonucu ölmesi... (İstanbul-Esenle
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT