BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gelişen Türkiye

Gelişen Türkiye

Son 5 yıl içinde Türkiye’nin ekonomik çehresi son derece müsbet gelişmelerle değişmiştir. Bütün endişem Türkiye’nin gelişmesinden tedirgin olan bazı dış güçler, küresel sermaye ve bunların Türkiye’deki uzantısı bazı elit oligarşik zümrenin bu gelişmeyi frenlemesidir.



Son 5 yıl içinde Türkiye’nin ekonomik çehresi son derece müsbet gelişmelerle değişmiştir. Bütün endişem Türkiye’nin gelişmesinden tedirgin olan bazı dış güçler, küresel sermaye ve bunların Türkiye’deki uzantısı bazı elit oligarşik zümrenin bu gelişmeyi frenlemesidir. Geçmişte Türkiye ne zaman ekonomik düzlüğe çıksa bu güçler Türkiye’yi karıştırarak ilerlemeyi frenlemek şöyle dursun en az 20- 25 yıl geriye gitmesinin itici gücü olmuşlardır. Türkiye’de bu ekonomik gelişmenin devamı zaruridir. Her yıl yüzbinlerce gence iş imkanı sağlamak ve işsizlik oranının yüzde 9 değil yüzde 5’in altına ve hatta sıfıra indirmek için yerli ve yabancı yatırımcının yeni iş sahaları açmasına mahkumuz. Bu ise siyasi ve bunun tabii neticesi olan ekonomik istikrar ile mümkündür. Koalisyonlu devirlerde ekonomi devamlı sarsılmıştır. Tek parti iktidarlarında ise adeta uçmuştur. Siyasi ve ekonomik istikrar ülkemizin ve halkımızın menfaatı gereğidir. Türkiye Avrupa Birliğinin 27 ülkesi ile mukayese edildiğinde 7. sırada olup, 5. sıraya doğru tırmanmaktayız. Birleşmiş Milletlere üye 171 ülke vardır. Üye olmayan ülkelerle bu sayı 223’tür. Bu ülkeler içinde ekonomik güç olarak 17. sırada olup; 15. sıraya doğru tırmanmaktadır. Aslında ekonomik olarak dünyanın 5. gücü olmaya namzed olup, ABD, AB ve diğerlerinin sahip olmadığı maddi, manevi, tarihi ve coğrafi imkanlara sahibiz. Ama bazı güçler savaş dahil çeşitli yollarla bu güce erişmemizi önlemek istemektedir. Son yıllarda turizm sektöründe büyük hamleler oldu. Dünya turizm gelirinde 8. ve turist sayısında 7. sıradayız. Turistler herşeyden önce bir ülkede istikrar, huzur, güvenli ortam ararlar. Kaldı ki dünyanın hiçbir ülkesinde ve turizm merkezinde bulunmayan “Türk misafirliği” Türkiye’nin en büyük avantajıdır. Turizm Yatırımcılar Derneğinin 2013 yılına kadar hedefi yabancı turist sayısını 40 milyona ve gelirini 35 milyar dolara yükseltmek, dünya turizm gelirinde yüzde 2.5 olan payı yüzde 3.5’a çıkartmaktır. Ve Akdeniz’in 3. büyük turizm ülkesi olmaktır. Yerli turist sayısının 10 milyondan 20 milyona çıkartılması öngörülmektedir. Şu anda turizm sektöründe çalışanların miktarı 1 milyon 200 bindir. Bu sayının 2 milyona çıkarılması hedeflerin başındadır. 600 bin yatak sayısını 1 milyona, uçak sayısını 250’den 400’e çıkarmaktır. Hedeflerin gerçekleşmesi için 25 milyar dolar harcanacaktır. Uluslararası marina kapasitesi 8 binden 20 bine, 10 adet golf sahası 40’a çıkacaktır. Türkiye’nin en büyük, dünyanın 2. büyük tersanesi, Adana- Yumurtalık Serbest Bölgesinde Temmuz 2007’de temeli atılacak ve yılda 35 gemi inşa edecek kapasitede olacaktır. Türkiye Bankalar Birliği 2006 raporuna göre Türkiye’ye net sermaye girişi 2002- 2006 yılları arasında 121 milyar dolardır. Net sermaye girişi yüzde 18 artarak 42 milyar dolardır. Yumurtalık Serbest Bölgesinde 25 firma faaliyettedir. 5 firma inşa halindedir. IMF 1. Başkan Yardımcısı John Lipsky’nin Türkiye’ye tavsiyesi “Ekonomik olarak güçlüsünüz. Seçimle disiplini bozmayın”dır. 4 yılda milli gelirini 180 milyar dolardan 400 milyar dolara çıkaran Türkiye dev şirketlerin ajandalarında yer aldı. Kimi yatırım, kimisi mal satma ya da faiz için sıradadır. Merkez Bankasına göre YTL’nin reel değeri son 27 yılın zirvesindedir. Temel gıdadaki artış enflasyonun altındadır. Ve enflasyon tek hanelidir. (Yüzde 4’e yaklaşıyor.) Avrupa Birliği Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet: “Yabancı için Türkiye çok cazip” ve “Türkiye ekonomi devi olmaya aday” İhracatın hızını siyasi gerginlik kesemedi. Mayıs 2007’de ihracatta 9.2 milyar dolarla zirve rekor gerçekleşti. Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu Başkanı Hazım Sesli: “Türkiye ne zaman doğrulsa bir sorun musallat ediliyor” dedi. İnşallah bu sefer böyle olmaz...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT