BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Korkutan ‘sızıntı’

Korkutan ‘sızıntı’

Türk-Fransız bilim adamlarınca Marmara Denizi’nde yürütülen araştırma sonuçlarına göre, depremin habercisi olan gaz ve sıvı çıkışları gözlendi. Raporda, deniz dibinin heyelanlara müsait olduğu, bunun da tsunamiye yol açabileceği kaydedildi.



İSTANBUL- Türk ve Fransız bilim adamlarının Marmara Denizi’nde yaptığı araştırmaların sonucuna göre, deniz altında aktif fayların işareti olan gaz ve sıvı sızıntıları gözlemlendiği, ayrıca muhtemel bir depremde Marmara’da tsunami yaşanabileceği belirtildi. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Fransızların Deniz Araştırma Merkezi IFREMER’e ait Le’Atalante araştırma gemisi ve Nautile denizaltısı ile Marmara Denizi dibinde yapılan araştırmalarla ilgili bilgi veren İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi ve Proje Araştırma Genel Koordinatörü Prof. Dr. Naci Görür, aktif faylar boyunca bazı akışkanların (su ve gaz) çıkışının önemli olduğunun altını çizerek, “Bu çıkışlar fayın aktif olduğunun belirtisidir. Yaptığımız araştırmalar, bu gazların derinlerden geldiğini ortaya koydu. Eğer bir yerde deprem olmuş ve bitmiş olsa belirli bir zaman sonra akışkan çıkışı duruyor. O sebeple bu akışkan çıkışlarının ciddiye alınması gerekiyor. İzlenmesi ve incelenmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Önceden tahmin edilebilir Faylar boyunca sürekli gaz ve su çıkışları olan yerlerin haritalandığını belirten Prof. Dr. Naci Görür, çıkışların en iyi gözlendiği 3 istasyona ölçümler yapacak ve küçük depremleri belirleyecek sismografların (OBS) yerleştirildiğini de bildirdi. Akışkan çıkışlarının sürekli denetlenip izlenmesiyle Marmara bölgesini tehdit eden depremin gelişi ile ilgili önemli ipuçları elde edilebileceğini söyleyen Görür, şöyle devam etti: “Marmara Denizi’nin özellikle Çınarcık çukurluğunun kuzeyinde ve İzmit Körfezi’nin Marmara’ya açıldığı bölgelerdeki kıta yamaçları muhtemel bir depremde heyelanlar oluşturmaya müsaittir. Bu kaymalar Marmara Denizi’nde tsunami olaylarına sebep olabilir. Sonuç olarak, deniz tabanına sabit bir denizaltı gözlem istasyonunun kurulması ve değişimlerin sürekli izlenmesi ile beklenen Marmara depreminin gelişi ile ilgili önemli ipuçlarının elde edilebileceği anlaşılmıştır.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT