BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Edep timsali kâtip İsmâil Enarânî

Edep timsali kâtip İsmâil Enarânî

İsmâil Enarânî, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yetiştirdiği büyük velîlerdendir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. Hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Hocası Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin kâtibi idi...



Büyük velî İsmâil Enarânî, ilim tahsîline Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yanında başladı. İleri gelen hizmetçilerinden oldu. Vefât edinceye kadar Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin hizmetlerine devâm etti. Ayrıca yazısı da güzel olduğundan, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin eserlerini ve gerekli yazılarını yazardı. Mevlânâ Hâlid onu çok sever ve kendisinden “Kardeşimiz Şeyh İsmâil” diye bahsederdi... Sabır ve edep denince... İsmâil Enarânî çok sabırlı ve edepli bir zat idi. Hiçbir zaman kendisini halîfe olarak kabûl etmedi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin vefâtından sonra yerine geçti. İsmâil Enarânî’nin iki çocuğu vardı. Kendisi Süleymâniye’de bulunduğu bir sırada eski Bağdât Vâlisi Muhammed Necib Paşa, bir gece hükûmet konağında büyük bir toplantı tertib etti. Kapıcıların kapıyı kapattığı sırada bir izdiham meydana geldi. İsmâil Enarânî’nin iki çocuğu ayaklar altında kalarak öldü. Bu elîm vakayı duyan vâli kapıcıları hapsettirdi. On gün sonra İsmâil Enarânî Bağdât’a döndü. Bütün talebeleri ve sevenleri onları ziyârete gitti. Hüzün ve keder sebebiyle kimse konuşmuyordu. İsmâil Enarânî onlara şöyle buyurdu: “İki evlâdım da vefât eyledi!” -Niçin konuşmuyorsunuz? Yanınızda bir olay mı meydana geldi? Biliyorum ki, benim iki evlâdım birden vefât eyledi. Ama onlar bana hocam Mevlânâ Hâlid’den daha kıymetli değildiler. Ben, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini kaybettim. Onun dışındakilerin kaybı beni onunkinden daha fazla üzmez! Orada bulunanlar, bu sözler karşısında ağlamaya başladılar. İsmâil Enarânî onlara sabretmelerini işâret etti. Bu mübarek zat, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin vefâtından kısa zaman sonra tâûn hastalığına yakalandı ve vefât etti. Hasta yatağında iken son sözleri şunlar oldu: “Benim yerime Abdullah Hirevî’yi halîfe bırakıyorum. Malımın dörtte birinin fakirlere dağıtılmasını vasiyet ediyorum...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT