BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Krizi atlatmak

Krizi atlatmak

Türkiye Cumhuriyeti, önündeki üç meseleyi, mümkün olabilen en büyük hızla ve olumlu şekilde çözüp, millî politikasına devam etmek durumundadır. Unutanlara hatırlatalım: Millî devlet politikamız muâsır medeniyet seviyesine (çağdaş uygarlık düzeyine) çıkmaktır. Ve başka hiçbir şey değildir. 1900’lü yıllarda eyaletlerimiz olan ülkelerin eriştiği bu düzeye Türkiye’nin ulaşabileceğinden şüphe edenlerle işimiz yoktur. Onları küçük görürüz.



Türkiye Cumhuriyeti, önündeki üç meseleyi, mümkün olabilen en büyük hızla ve olumlu şekilde çözüp, millî politikasına devam etmek durumundadır. Unutanlara hatırlatalım: Millî devlet politikamız muâsır medeniyet seviyesine (çağdaş uygarlık düzeyine) çıkmaktır. Ve başka hiçbir şey değildir. 1900’lü yıllarda eyaletlerimiz olan ülkelerin eriştiği bu düzeye Türkiye’nin ulaşabileceğinden şüphe edenlerle işimiz yoktur. Onları küçük görürüz. Hızla çözümlenmesi gereken 3 konu 1) genel seçimleri yapmak 2) en kısa müddet içinde cumhurbaşkanını seçmek 3) terörün sınırlarımız içindeki bölümünün hakkından gelmektir. Siyasî kriz içinde bulunduğumuzu unutan politikacı, gafildir. Siyasi kriz cumhurbaşkanı seçilememesidir. Cumhurbaşkanını Yüce Meclis’in seçeceği belli olmuştur. Genel seçimlerde oluşacak partiler dengesini görmeden nasıl seçileceği üzerinde konuşmak fuzulidir. Şunu söyleyebiliriz: Yüzde 50’den az oyla Meclis’e gelen parti, istediğimi seçerim dememelidir. Yüzde 50 oy zor, fakat mümkündür. İki defa (1950, 1954) Menderes-Bayar, bir defa (1965) Demirel 50’yi geçmiştir. İnönü, Ecevit, bütün partilerin kapatılmasına rağmen 1983’te Özal, bu oyu alamamışlardır. Aksi takdirde, toplam yüzde 50 oyu temsil eden partiler, bir aday üzerinde birleşmelidir. Bu aday, en çok oy alan partinin milletvekili olmalıdr. Meclis dışından aday aramamalıdır, bir tek defa vuku bulmuştur (2000 yılında). Yüzde 50’den az oyla seçilen tek cumhurbaşkanı da Özal’dır. İstifaya karar vermişken öldü. Cumhurbaşkanının kaç milletvekilinin oyu ile seçileceği, Yüce Meclis’in yaptığı ve yapacağı anayasalarda ne belirtiliyorsa odur. Ancak demokrasinin, yazılmamış (Osm.gayri mektûb) kuralları vardır, kesinlikle pas geçilemez. Geçilirse huzursuzluk çıkar. Ben, yukarıda sunduğum üç netameli konuyu, bu arada cumhurbaşkanı seçebilmeyi çözebilecek millî kapasite ve yetenek sahibi bulunduğumuza eminim. Partilerimiz, demokrasiyi incitmemeye âzamî özeni göstererek kriz dönemini kapatacak ve arz ettiğimiz devlet politikamız çizgisinde biribirleriyle yarışacaklardır. Ümidsizlik için hiç bir sebeb yoktur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT