BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kâinatın Efendisi

Kâinatın Efendisi

Hanzala’yı melekler yıkadı



Uhud Savaşı bütün şiddetiyle devam ediyor... Müslümanlar bütün güçleri ile hücumdalar... Bu arada, müslümanların safında, kılıcının kınını kırıp; “Ölmek, kaçmaktan çok daha iyidir!” diyerek, müşriklerin arasına yalın kılıç dalan Kuzman, nice yiğitlikler, kahramanlıklar gösterdi. Tek başına yedi-sekiz müşriki öldürdü. Sonunda yaralanıp yere düştü. Eshab-ı kiram, onun bu kahramanlığına şaşıp, Peygamber efendimize bildirince; “O cehennemliktir” buyurdular. Müslümanlar bu ifadeye çok şaşırdılar. Katade bin Nu’man hazretleri, Kuzman’ın yanına varıp; “Ey Kuzman! Şehadet sana mübarek olsun!” deyince, Kuzman; “Ben din gayreti için değil; Kureyşlilerin Medine’ye gelip, hurmalığımı harab etmemeleri için döğüştüm!” dedi. Sonra ok ile bilek damarlarını delip, intihar etti. Peygamber efendimizin; “O cehennemliktir!” buyurmasının hikmeti böylece anlaşıldı. Savaşın başından beri, başta âlemlerin efendisi sevgili Peygamberimiz olmak üzere, bütün Eshab-ı kiram büyük bir mücadele verdiler. Şiddetli taarruzlar ile müşrik ordusunu geriye püskürttüler. Taştan, ağaçtan yaptıkları ve “Lat, Uzza, Hübel!” diye taptıkları putlardan fayda ve yardım isteyen müşrik güruhu, müslümanların bu kahramanlıkları karşısında bozulup kaçmaya başladı. Onları harbe teşvik etmek için gelen kadınlar, feryatlar kopararak kaçan askerlere yetişmeye çalışıyorlardı. Kureyşli müşrikler, harp meydanını terk edip yanlarında getirdikleri malları bırakıp Mekke’ye doğru kaçmaya başlayınca, İslam askerleri sevinerek, Allahü teâlânın kendilerine vaad ettiği zafere kavuştukları için hamdettiler. Sayı ve kuvvetçe kat kat üstünlüklerine rağmen müşrikler, müslümanlar karşısında perişan olmuşlardı. Birbirlerini çiğneyerek kaçıyorlardı... Bu hengamede yeni evlenen Hanzala bin Ebu Amir hazretleri, atı ile kaçmaya çalışan müşrik ordusunun başkumandanı Ebu Süfyan’a yetişti. Atının bacaklarına kılıç vurarak atı yere çökertti. Yere düşen Ebu Süfyan, bütün gücüyle; “Ey Kureyşliler!.. Yetişin!.. Ben Ebu Süfyan’ım! Hanzala beni kılıçla doğramak istiyor!..” diye feryada başladı. Onunla birlikte kaçmaya çalışan müşrikler, bu hali gördükleri halde can derdine düşmüşler, kumandanları ile ilgilenmemişlerdi. Ancak, o anda hazret-i Hanzala’nın hemen arkasında bulunan Şeddad bin Esved müşriki, mızrağını Hanzala’nın arkasına sapladı. Hazret-i Hanzala; “Allahü ekber!” diyerek bir hamle yapmak istediyse de yere yığılıp şehid oldu ve mübarek ruhu Cennet’e uçtu. Resul-i ekrem efendimiz; “Ben, Hanzala’yı, meleklerin, gökle yer arasında, gümüş bir tepsi içinde yağmur suyu ile yıkadıklarını gördüm” buyurdu. Ebu Üseydi şöyle anlattı: “Resulullah’ın bu sözünü işitince, Hanzala’nın yanına vardım. Başından yağmur suyu damlıyordu. Dönüp bunu Resul-i ekreme haber verdim. Hazret-i Hanzala’ya, “Gasil-ül-melaike” dediler.” Hz. Hanzala, çok acele olarak, aniden yola çıkan orduya katılabilmek için, gusül abdesti almaya vakit bulamamıştı. Bunun için melekler kendisine gusül abdesti aldırmışlardı. Yarın: Etten duvar oldular...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT