BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SÖZ’ün gelimi...

SÖZ’ün gelimi...

(...Sözün bittiği yerler... Arkadaşımız Doğuş Bektaş’tan) SÖZ: Tarihte rahat yaşadığı için ismi hatırlanan tek bir kişi bile yoktur... BİTTİĞİ YER: Paris Hilton...



OS - 2866 Tuşları gıdıklayın! * TURKCELL, VodaFone VE AVEA’dan; “OS” yazıp boşluk bıraktıktan sonra mesajınızı yazıyorsunuz, “2866”ya gönderiyorsunuz... Çok bir şey değil; “2 SMS / 4 KONTÖR”... >> SMS BÜLTENİ... Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum... hydbbb Sevgili yeğenim Yusuf; doğum günün kutlu olsun... Sabriye.N.Humeyra... Laf sokma kapak olursun, uğraşma etiket olursun, yavşama köpek olursun, insan ol belki yanımızda yer bulursun... Başkent’ten üçü bir arada... ZEHRA, KÜBRA ve ELİF... Bir küçücük tosuncuk varmış... Adı Emre imiş... Caner şu borcunu öde yoksa yarın soyadını ve iş yerini yazacağım... Deşifre etmemi istemiyorsan biraz fazla ödeme rica ediyoruz... Bir de Opel’ini çizerim, aynasını da kırarım... a.a61... Çocukluk arkadaşım Sedat, uzun zamandır görüşemedik ama yakında düğünüme gelirsin... Çocukları da getir ama, özledim yaramazları... Melike... >> Günün anket sorusu ! “-En komik Yeşilçam film repliği...” -”Ya ne diyem, Mahmut mu diyem Şakir” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “A”; -”Seni hiç sevmiyorum sütoğlan, babanı da sevmezdim” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “B”; -”-Bizi bu Ninja belasından ancak Türk polisi Murat kurtarabilir” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “C”; -”-Hocam benim peşimi kızlar bırakmıyor da, vahşi bir cazibem varmış” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “D”; -”-Anne dediğin sever, anne dediğin okşar... Ama seeen” diyorsanız OS yazıp boşluk bırakarak “E”; yazıp 2866 gönderin... *** Dünkü anketin cevabı: Soru: Köşedeki “S.Ö.Z der ki”yi kim yazıyor?... 1-Hakan Şükür... 2- Marco Aurelio... 3- Baki Mercimek... 4-Hiçbiri... 5: Serkan Balcı... >> Kadınlar & Erkekler Eşiniz sizi sinirlendirirse yüzünüzün asılması için 42 kasınız harekete geçiriyormuş... Problemi bu kadar abartmanın anlamı yok... Çünkü kolunuzu kaldırıp ensesine bir şaplak patlatmanız için sadece 4 kasınızın hareketlenmesi yeterliymiş... >> Bizim ora... Teyo pehlivan yine oturmuş döktürmektedir: “-Vola, Elizabet o gün beni aradı... Diyirem ki bir at bulsam da getsem...” Sorarlar: “-Yav Teyo, heç Amerika’ya atla gidilir mi?...” Cevap verir: “-Oğlum siz garıdaki güzelliği görsez, yayan gidersiz...” >> Tuzaktan Kumanda... (...Kanal D - Dobra Dobra) ASENA (ESKİ İLİŞKİSİNİ ANLATIYOR): Karşımdaki boru değil ki kardeşim, koskocaman İbrahim Tatlıses... *** (...FOX TV - Bir Dilek Tut) TUĞBA EKİNCİ (Yeşim Salkım’a): Siz bana geçen hafta Küçük Hülya deyip durdunuz... Ben size hiç Küçük Uzan diyor muyum?... YEŞİM SALKIM: Çok içinize oturmuş bu Hakan Uzan... Siz de bulun bir tane o zaman?... YARIŞMACI SERKAN (Koçluğunu yapan Tuğba Ekinci’ye): Sen her gece uyumadan iki elini aç ve “İyi ki bu güzelliği bana vermişsin” diye dua et... Çünkü başka hiçbir şeyin yok... *** (...ATV - Sabahın Körü) SEYİRCİLER OYNARKEN GEÇEN ALTYAZI: Marmara’da açığa çıkan metan gazı, büyük depremin habercisi mi?... Az sonra... >> itiraf reyonu... (...isim: serpil dere ...şehir: istanbul ...yaş: onsekiz) Her nasıl olduysa hoca, “Bugün herkes derslerini kontrol etsin, gürültü çıkarmadan oturun” diye bizi serbest bıraktı... Arka sıraların dedikodu muhabbetine akmadan önce, “Hocaya ‘Geyik yapmak serbest mi’ diye sorayım da, kızmasın” düşüncesiyle bağırdım; “-Hocam, siz geyik misiniz acaba?...” Hemen derse başladık tabii... >> Bugünün buluşu > İlk kez çay bardağından çıkarılan sıcak çay kaşığı, şaka amaçlı olarak birinin eline-koluna değdirildi... (...23.06.1953) (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) >> Hayata dair... Kızılderililer’in şöyle bir deyişi vardır: “-Bir insanı yargılamadan önce gökte üç ay eskiyinceye dek onun makosenleriyle yürü...” Dışarıdan bakınca pek çok hayat yanlış, mantıksız, delice görünebilir... Dışarıda kaldığın sürece insanları ve ilişkileri yanlış yargılayabilirsin... Yalnızca içinden, yalnızca gökte üç ay değişene dek onun makosenleri içinde yürüyerek; dürtüler, duygular, insanı farklı davranmaya yönelten nedenler anlaşılabilir... Anlayış, bilgiçliğin kibriyle değil, alçakgönüllülükle doğar... >> S.Ö.Z. der ki; “-Her söylenene hemen cevap verenler, susarak iyi bir cevap verme hakkını kaçırırlar...” (...Dünya “Bir, iki üç TIP” Kongresi’nde ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) >> sanatik kritik “-Hülya Avşar, 45 yaşına geldi ama hâlâ bizimle uğraşıyor... Sezen Aksu gibi ona da saygı duymak isterdim... Başımı okşayıp, ‘Naber ufaklık. Son kasetini çok beğendim. Ne güzel okumuşsun’ diyerek tatlı bir şekilde bana takılsa belki yüzümü kızartırdı...” (...Petek Dinçöz) >> politik kritik “-İktidarımızın ilk üç ayında terör kontrol altına alınacak, ikinci altı ayında bütün sathında stabil bir durum olacak ve 1 yıl sonra Türkiye terörü asla konuşmayacak... Kardeşliği, işi ve aşı konuşacaktır... Mehmet Ağar’ın canı çıkmadıkça bu topraklar bölünmez...” (...Mehmet Ağar) >> sportik kritik “-Beşiktaş Fenerbahçe’nin B takımı olma yolunda... Almanya’da Süper Kupa maçımız var ya hani!... Lig şampiyonu ile kupa şampiyonu karşılaşacak... İşte orada bu sezon gerçek Fenerbahçe ile Fenerbahçe B takımı (Beşiktaş’ı kastediyor) karşı karşıya gelecek...” (...Aziz Yıldırım) >> Temel’in yeri... Temel kafeteryaya yemeğe gitmiş... Sevdiği yemekleri tepsisine almış, masasına oturduğu anda tuvalete gidesi gelmiş... Başkası yemeğini çalmasın diye kağıt peçetenin üzerine, “Temel... Dünyanın en güçlü boksörü” diye yazmış... Birkaç dakika sonra dönünce tepsisindeki yemeklerin silinip süpürüldüğünü görmüş ve üzerinde başka bir peçete mesajı; “-Ben de Dursun... Dünyanın en hızlı koşucusu...” >> Bizimkiler... Bilgehan santraldeki Serdar’a bir cep telefonu verir, “Ara ve beni bağla” diye... Numara çevrilir, Bilgehan’a bağlanır ancak tam o sırada cep telefonu çalınca “Sonra ararım” diye kapatılır... Bu hikaye 8-10 kez devam edince, “Aaa... Ne zaman birini arasam, biri de beni arıyor ve cevap vermiyor” diye isyan edilir... Serdar’a verilen numaranın, aslında kendi cep numarası olduğu, birkaç denemeden daha sonra anlaşılacaktır... >> Tebeşir Tozu... “-İnsanlar parlayanı karartmaktan, yükseleni yere serip toza bulamaktan hoşlanırlar...” (...Schiller) >> MMMR’İn duvarI... Küçük sezer DENİZ MAHSULU olunca, annesine DENİZANASI denebilir mi?... (...Bildiğun Temel’in karisu Fadime) >> Söz Market Yayın Kurulu Üyesi Engerek-Lee’nin “Milletvekili Adayı İbrahim Tatlıses kayıtları”: “-O kendi kendini anlattı, ben de kendi kendini dinledim...” “-O zaman en güzel kapı benim, severseniz de sayarsanız da...” “-Şey olarak tapunun şeyi, ne derler ona, o şeylerle çevrili olan havuzlu ev...” “-Bu mahkemeye verdiği seni, bu para mı?...” “-Beni dinlersen kardeşlerini, başta abin olmak üzere, al kanatlarının altına gir... Bir abi kokusu ne kadar önemlidir... Bir abinin kokusu baba kokusunun yarısıdır, bir baba kadardır...” “-Bu cano böyle aynı kafamda ya, aynı kafayı taşıyorum...” “-Uzaktaki davulun sesi hoş gelir, yanına geldim mi kulağını patlatabilir... Nasıl uydurdum ama?...” “-Dünyada böyle oryanteller, böyle karyografi, neydi o?...” “-Sizi tanıyan bilen bir milyonlarca insan var...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT