BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB açmazda

AB açmazda

Fransa ve Hollanda’nın daha önce AB anayasasını reddetmesiyle başlayan kurumsal kriz, liderler zirvesinde Merkel’in çabalarına rağmen aşılamadı...



BRÜKSEL - Avrupa Birliği’nin geleceğini şekillendirecek liderler zirvesi çetin pazarlıklara sahne oluyor. AB anayasasının Fransa ve Hollanda’daki referandumlarda reddedilmesiyle başlayan kurumsal krizi çözme yönündeki girişimler henüz uzlaşı ile sonuçlanamadı. Almanya daha önce 18 ülke tarafından kabul edilen AB anayasasındaki hükümlerin büyük oranda korunmasını istiyor. Almanya Başbakanı Angela Markel, zirvenin ikinci gününde AB devlet ve hükümet başkanlarıyla toplantısına girerken yaptığı açıklamada, “Bütün gücümüzle çalışıyoruz. Herkes çaba gösteriyor ama meseleler henüz çözülmedi” dedi. Merkel, zirvenin ilk gününü ise “Kimse ‘Ben anlaşma istemiyorum’ demedi. Anlaşmaya varmak için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerektiği konusunda geniş uzlaşı var. Bu mümkün mü? Bu soruyu bugünden cevaplamak mümkün değil” sözleriyle özetledi. Polonya’nın teklifi AB içinde daha fazla güç isteyen ve tarihsel olarak Almanya’ya şüpheyle bakan Polonya ise oylama şekline itiraz ediyor. AB Konseyinde karar alınabilmesi için üye ülkelerin yüzde 55’inin desteğinin yanında AB toplam nüfusunun yüzde 65’inin temsil edilmesi şartı aranıyor. Bu oylama sisteminin Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’ya yaradığını düşünen Polonya tarafından getirilen teklifte, nüfus yerine büyük ülkelerle küçük ülkeler arasındaki farkı azaltmak için nüfusun kare kökünün esas alınması isteniyor. Fransa’nın itirazı Zirvede Polonya’nın ardından Almanya’yı en fazla zorlaması beklenen İngiltere ise dış politika, vergi, yargı, polis ve içişleri gibi alanlarındaki yetkilerini AB’ye devretmeye karşı çıkıyor. Ekonomiyi önceliğine alan Fransa ise kendi şirketlerini ve güçlü olduğu sektörleri korumak için AB’de rekabetin gevşetilmesi konusunda bastırıyor. Almanya’nın üye devletlere zirve taslağında sunduğu, ‘daha önce uzlaşıldığı şekilde 6 aylık dönüşümlü başkanlık sisteminin kaldırılması, AB başkanı ve dış politikada tek seslilik için AB dışişleri bakanı atanması’ gibi konularda da itirazlar aşılamıyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT