BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bazen sever insan...

Bazen sever insan...

Bazen inatla sever insan... Bir plaza kapısı gibi yaklaşana kapılarını açtığında; Ne kendine verdiği sözler gelir aklına, ne de adına “aşk” dediği büyük boşluklar... Söylenir; “-Hoşgeldin... Ne kadar da aynı iklimin sevgilileriyiz...”



OS - 2866 Tuşları gıdıklayın! X TURKCELL, VodaFone VE AVEA’dan; “OS” yazıp boşluk bıraktıktan sonra mesajınızı yazıyorsunuz, “2866”ya gönderiyorsunuz... Çok bir şey değil; “2 SMS / 4 KONTÖR”... >> SMS BÜLTENİ... Kardeşimiz Hülya’nın ve eniştemiz Serdar’ın yeni evliliklerini tebrik ederiz... L.Kasli ve N.Can... 6 zayıflı bir karne kaybolmuştur, bulanların insaniyet namına yırtmaları rica olunur... (Talha..A) Abi ya biz Cimbomluları neden bu kadar kıskanıyorlar Fenerliler?... Sizin takıma değil Carlos, Ronaldinho gelse adam edemez... Temel bir gün smokiniyle partiye gitmiş kapıda “no smoking” yazıyormuş... Gidip smokini çıkarıp gelmiş... (Talhatay) >> Günün anket sorusu ! “-En komik alternatif Cem Uzan vaadi...” -”Hamilelik 3 aya inecek” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “A”; -”Her arabaya ayrı yol yapılacak” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “B”; -”Geç vakit içilen çay uyku kaçırmayacak” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “C”; -”Tüm halkımız uçağa binsin diye yükseklik korkusu kaldırılacak” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “D”; -”-Bir kilo demir, artık bir kilo pamuktan ağır olacak” diyorsanız OS yazıp boşluk bırakarak “E”; yazıp 2866 gönderin... >> Dünün anket cevabı: 1-Ya ne diyem, Mahmut mu diyem Şakir?... 2-Bizi bu Ninja belasından ancak Türk polisi Murat kurtarabilir... 3-Anne dediğin sever, anne dediğin okşar... Ama seeen... 4-Seni hiç sevmiyorum sütoğlan, babanı da sevmezdim... 5-Hocam benim peşimi kızlar bırakmıyor da, vahşi bir cazibem varmış... >> Bazen sever insan... Bazen inatla sever insan... Bir plaza kapısı gibi yaklaşana kapılarını açtığında; Ne kendine verdiği sözler gelir aklına, ne de adına “aşk” dediği büyük boşluklar... Söylenir; “-Hoşgeldin... Ne kadar da aynı iklimin sevgilileriyiz...” ... Çoğu kez karşılıksız sever insan... Hayatının sırlarına ortak edeceği insan seçimini; durarak, düşünerek, “az bekle” diyerek yapmaz... “-Düşünüyorum da... En çok ikimiz için yarın ve dün yok...” ... Ne kadar sevebilirse, hep o kadar sever insan... Özlemlerine, beklentilerine, ne verip ne alabileceğine bakmaz... Sadece “Beni ne kadar seviyorsun”un cevabını bildiğini sanır... “-Ellerim bu kadar açılıyor... Ama dünyalar kadar”... ... Rakamsız, matematiksiz, hesapsız sever insan... “Farklı bedenlerin bir insanıyız” der; “-Sen ve ben eşittir mutluluk... İki kere iki dört...” ... Aşkın kanununu okumaz insan... Yazar... “Sende tutuklu kaldım” diye mahkûmiyetini anlatır; “-Esaretim sensizliktir... Özgürlüğüm seninle...” ... Bedelsiz, beklentisiz, karşılıksız sever insan... “Ben seni seviyorsam; bundan sana ne” diyerek... Kavuşma hayalleri, gerçeğini bastırır... “-Senin olduğun yerde... Seni düşündüğüm yeri özlüyorum...” ... Ama nasıl severse sevsin insan... Her kavuşma, bir terk ediştir aslında... Tıpkı hesapsız kavuşmalar gibi, hesapsız ayrılıklar yaşar... “-Beyaz atlı prens sandım... Korkulu rüyanın kahramanıymış meğer...” ... Hesapsız sevmelere koşan kalbiyle, hesaplaşma vakti gelmiştir artık... Gökkuşağı gibi her köşesi rengarenk kalbinin; kömür karasına dönüşmesini izleyip ağlama vakti... “-Yüreğim yanıyor... Ciğerim kanıyor... Bitmeseydi öykümüz böyle...” >> Tebeşir Tozu... “-Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır... Bugün, yarına, dünle beslenerek yol alır...” (...Bertolt Brecht) >> Tuzaktan Kumanda (...STAR - Telegol) ZİYA ŞENGÜL: Tamam kardeşim, ben artık seni böyle kabul ediyorum... ADNAN AYBABA: Ben deli meli değilim Ziya Abi... Bana öyle davranma... *** (...LİG TV - Transfer Dosyası) MUHABİR: Yıldız futbolcu derken tam olarak aklınızdaki oyuncu tipi nedir?... CELAL KOLOT: Gökteki yıldız değil herhalde... >> itiraf reyonu... (...isim: hüseyin baş ...şehir: bilinmiyor ...yaş: da bilinmiyor) Ben hazırlıkta okuyordum, artık senenin sonları, dersler falan bitmiş öylesine takılıyoruz... Hocalarımız da İngilizcemizin pekişmesi amacıyla bize film izletiyorlar... Bir gün yine sınıfta toplanmıştık film için... Şöyle söyleyeyim, bizim sınıfın sınavlarda durumu pek iyi değil... Geçen sınavda sondan ikinci olduk, o da aynı not ortalamasıyla... Filmi izletecek olan hocamız bu seferki sınavdaki sıramızı merak etti... O anda içeriye sınıf hocamız girdi... Ona sordu ve cevabı aldı... Bayağı yükselmişiz, yedinci olmuşuz (32 sınıf var bu arada)... O aralar Cem Uzan modaydı, hani şu vaatler falan... Hoca “Sizden finalde daha iyi bir sonuç bekliyorum” deyince, “C-14 finalde birinci olacak... Cem Uzan” dedim... İnşallah bunu benden daha iyi anlatırsın... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) >> Temel’in yeri... Beyefendi, Temel’e nasihat ediyormuş; “-Bak oğlum, kapıyı vurmadan içeri girmen hiç doğru değil... Pekala uygunsuz bir halde olabilirdim...” “Merak etmeyin efendim” demiş Temel; “-Uygunsuz durumda olmayasınız diye önce anahtar deliğinden bakıyorum...” >> Bizimkiler... Cep telefonu ile mesaj çeken Serdar’a Mustafa Abi tavsiyede bulunuyor; “-Ne kontör parası veriyorsun, gir Avea’nın sitesinden çek mesajını...” Serdar olayı çözemiyor; “-Abi karşıdakinin bilgisayarı yok ki...” >> Kadınlar & Erkekler Nasıl olduysa otomobil yoldan çıktı ve uçuruma doğru yuvarlandı... Kadına bir şey olmamıştı, ama adam bayılmıştı... Bir başka arabadan tesadüfen bir doktor indi ve bayılan adamı ayıltmak için başladı yanaklarını tokatlamaya... Kadın utanarak doktora sokuldu; “Lütfen doktor bey” dedi, “-Müsaade edin biraz da ben tokatlayayım, böyle bir fırsatı tam 25 yıldır bekliyorum...” >> Sizinkiler... Geçen yolladığım polis radyosu anonslarına bir yenisini eklemek istiyorum... Polis radyosunda yapılan anonslardan birisi de şudur: “-Polis sizin en büyük dostunuzdur... Polise güvenin, polisi sevin...” Bir gün spiker bu anonsu yaptıktan hemen sonra devam eder: “-Şimdi de Orhan Gencebay söylüyor sevgili dinleyiciler: Ben sevdim de ne oldu?...” (...Turan Çevik’ten) >> sanatik kritik “-Çıkıp da Eurovision’da İngilizce şarkı söylemek, vatan hainliğiyle eşdeğer...” (...Kıraç) >> politik kritik “-MHP-CHP koalisyonunda birisi değirmenci diğeri de değirmene su taşıyan olur...” (...Tayyip Erdoğan) >> sportik kritik “-Yönetim kurulu üyeleri olarak transferleri ancak alt yazılardan öğrenebiliyoruz...” (...Levent Erdoğan) >> S.Ö.Z. der ki; “-Kaçarak koşan, aynı yönde olsa bile hedeften uzaklaşıyordur...” (...’Etmek istersem ederim’ diyerek ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) >> Bugünün buluşu > İlk kez nereli olduğu sorulan biri, memleketini övmek için “Yiğidin harman olduğu yerden” cevabını verdi... (...24.06.1984) >> MMMR’İn duvarI... Niye SOLaryum diyorlar ki; ben SOLMAYRUM!.. (...Alıngan tEnuZ) >> “Bir yaş daha büyüten” hayret verici, parmak ısırtıcı çerçeve özel haber bülteni: Aydın Atatürk Devlet Hastanesi’nde yoğun bakım bölümünde tedavi gören ve öldüğünün bildirilmesi üzerine ailesi tarafından cenazesi toprağa verilen kişinin yaşadığı, cenazenin başka birine ait olduğu anlaşıldı... Yakınlarının hayatta olduğunu öğrenen aile sevinç yaşarken, diğer aile savcılık izniyle mezarı açtırarak cenazeyi kendi köylerine götürdü... Alınan bilgiye göre, Cengiz Şenyer ve akrabalarını arayan hastane görevlisi, bir süredir yoğun bakım bölümünde tedavi gören Hatice Şenyer’in öldüğünü bildirdi... Bunun üzerine hastaneye giden aile, yakınlarına ait olduğunu sandıkları cenazeyi teslim aldıktan sonra Akçeşme köy mezarlığında toprağa verdiler... Yaklaşık 3-4 saat sonra “öldü” diye getirilip toprağa verilen Hatice Şenyer’in Aydın Atatürk Devlet Hastanesi yoğun bakım bölümünde yattığını ve sağ olduğu ortaya çıktı...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT