BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > OTO DÜNYASI

OTO DÜNYASI

Daihatsu’nun uzun zamandır beklenen modeli Materia Anadolu yollarında... Materia sıra dışı bir araç, kübik tasarımı ile kendine baktırıyor. Ürettiği kompact otomobillerle tanınan Daihatsu bu modelden çok şey bekliyor. Materia ufak tefek görünmesine rağmen Karamürsel sepeti değil, yolcusuna geniş ve ferah bir mekan sunuyor. Uzunluğunun sadece 3.8 metre olduğunu düşünürseniz park yeri bulmakta zorlanacağa benzemiyor.



>> Materia’dan merhaba Şirin ve şehirli Materia’nın tekerlekleri karoserin köşelerine olabildiğince yaklaştırılmış. Böylece hem denge ve manevra kabiliyeti artmış, hem de yolcuya daha fazla yer kalmış. Aks mesafesi 2540 mm. Ki bu rakam neredeyse üst segmentteki otomobillerin ebatlarına yaklaşıyor. Önde McPherson arkada yarı bağımsız aks bağlantısı ile dengeli yol tutuyor. Materia bir performans aracı değil ancak 103 HP güç üretebilen (4 silindirli, 16 valf, DOHC) motor, pedala dokunduğunuzda “ben buradayım” diyor. Daihatsu eskiden beri tutumlu otomobiller yaptığı biliniyor, nitekim Materia da (100 km’de 7.2 lt) bu geleneği bozmuyor. Sade ve ferah Gösterge paneli kokpitin ortasına yerleştirilmiş, böylece hem görüş açısı genişliyor, hem de ibreler yolcular tarafından izlenilebiliyor. Arka koltuklar kızak üzerinde kaydırılıyor, 5 kişilik bir oturma düzeninde dahi hatırı sayılır bir bagaj alanı kalıyor. Bunu daha da genişletmek isteyen koltukları katlayarak değişik düzenlemeler yapabiliyor. Kapılar 80 derece açılıyor, uzun boylular ve kilolular da rahatça inip binebiliyor. Silver ve Gold Materia’da Silver ve Gold olmak üzere 2 farklı donanımla sunuluyor. Silver versiyonunda EBD destekli ABS, 4 hava yastığı, yolcu hava yastığı iptal, radyo-CD-MP3 çalar, 6 hoparlör, uzaktan kumandalı merkezi kilit, immobilizer, klima, elektrikli ön-arka camlar, sürücü koltuğu yükseklik ayarı, elektrikli yan aynalar, tamamen katlanabilen ön-arka koltuklar standart. Gold versiyonunda ise bunlara ilaveten ön sis farları, 15 inch alüminyum jantlar, kızaklı arka koltuklar, göstergeli park sensörü standart olarak sunuluyor. Geldik en önemli soruya. Peki bu araç kaç para? Düz Vites Silver: 26.990 YTL, Otomatik Vites Gold: 30.990 YTL Neden olmasın? Daihatsu Japonya’nın yanı sıra Çin, Malezya ve Pakistan’da da üretim yapıyor. Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa pazarında büyümeyi hedefleyen firma müstakbel üretim üssü için ince eleyip sık dokuyor. Şimdiden iki ihtimal öne çıktı bile, ibre Doğu Avrupa ile Türkiye arasında gidip gidip geliyor. Türkiye güçlü yan sanayii ve otomobile aç nüfusu ile tam biçilmiş kaftan. Kaldı ki Çek Cumhuriyeti’nden her istediğini almasına rağmen Hyundai’nin aklı Türkiye’de kaldı. Daihatsu aynı hataya düşmek istemiyor. >> İpi Leon göğüsledi Ünlü tasarımcı Walter de Silva tarafından tasarlanan, yeni nesil SEAT Leon, sınıfında en çok satan modeller arasına girmeyi başardı. SEAT Leon 1.6 lt Stylance ilk 5 aylık dönemde düz şanzımanlı ve benzinli orta sınıf hatchbackler arasında liderliği yakaladı. Alüminyum alaşım jantlar, elektrikli, ısıtmalı, katlanabilir dış aynalar, direksiyondan kumandalı radyo/CD/MP3 çalar, TCS (Çekiş Kontrol Sistemi), sürücü ve yolcu ön/yan hava yastıkları, perde hava yastıkları, deri direksiyon ve vites topuzu, ESP, ABS, alarm, yol bilgisayarı, hız sabitleme, yağmur ve park sensörü gibi zengin standart donanımıyla beklentileri ziyadesiyle karşılayan SEAT Leon Stylance 37 bin 105 YTL anahtar teslim liste fiyatıyla satılıyor. >> Yine Audi Audi Motorsports, dizel motorlu yarış otomobili R10 TDI ile dünyanın en zorlu otomobil yarışı olan Le Mans 24 Saat’i ikinci kez kazanırken en yakın rakibine yaklaşık 10 tur fark attı. 2000 yılından bu yana liderliği kaptırmayan Audi, geçtiğimiz yıl Le Mans 24 Saat Yarışları’na “ilk defa” dizel motorlu bir araçla katılmıştı. 75 yıldır düzenlenen Le Mans 24 Saat Yarışı (hava yağmurlu olmasına rağmen) 260 bin biletli seyirci tarafından takip edildi. Mazotlu canavar Motor sporları tarihinde yeni bir sayfa açan R10’nun 5.5 litrelik, V12, çift turbo, TDI motoru 650 HP’nin üzerinde güç üretiyor, motorun püskürtme basıncı 1600 barı geçiyor ve 3000 ile 5000 d/d’de arasında 1110 Nm’lik muhteşem tork değeri veriyor. Karbon fiber yekpare gövde ileri bir teknoloji ürünü ve bu sahada çığır açacağa benziyor. >> 100 km’de 3.68 litre Eski bir otomotiv gazetecisi olan Erkan Altınsoy Peugeot 407, 1.6 HDi modelinin ne kadar ekonomik olduğunu ispatlamak için İstanbul’dan Antalya’ya (1417 km) gidip döndü. Üstelik depoda 13.86 lt mazot kaldı. Tosfed tescil ettiği testte bahsi geçen araç 100 km’de ortalama 3.68 lt. (8,76 YTL) tüketerek alkışlanacak bir başarıya imza attı. Bu denemeye elbette profesyonelce hazırlanılmıştı, hava ve yol durumu hakkında bilgi alınmış, lastikler ayarlanmıştı. Bagaj boşaltıldı, sürat yapılmadı, klima açılmadı. Araba yüksek viteste ve alçak devirle kullanıldı. (Peugeot 407 en yüksek torku (240 Nm) 1750 d/d’de sağlıyor ki beşinci viteste 70 km sürat yapıyor.) Aslında böylesi testler inişi yokuşu olmayan Avustralya bozkırlarında yapılır, İstanbul Antalya gibi dağlık bir etapta bu rakamı yakalamak ayrıca marifet sayılmalı. Çevreci aslan! Hafta içinde İstanbul’a beşer onar dakikalık yağmurlar yağdı. Barajlara ne hayrı oldu bilmiyorum ama en azından çimler ıslandı, ağaçlar yıkandı. Bu ne hasret. Dikkat ettim de kimse ıslanmaktan korkmadı. Yerküremiz her geçen gün biraz daha ısınıyor, daha düne kadar “abartmayın” diyenler bile CO2 emisyonu, sera etkisi, kuraklık, çölleşme dendi mi kulak kesiliyor. Peki otomobil gibi bir konfordan vazgeçilebilir miyiz? Çok zor, ancak insanlar çevreyi daha az tahrip eden modellere yöneliyor. Kaldı ki bir araba ne kadar çevreci ise o kadar da ekonomik oluyor, paranız cebinizde kalıyor. Yarım asırdır 1959 yılında 403 modeli ile dizel motorların sadece ticari araçlara yönelik olduğu fikri sabitine meydan okuyan Peugeot, 1965’de dizelli 404 ile Montlhery pistinde dört dünya rekoru kırıyor. 1967 yılında dünyanın en küçük dizel motorlu (1200 cc) otomobili Peugeot 204’ü ortaya koyuyor, ardından Avrupa’nın ilk turbo dizel otomobili Peugeot 604 yollara çıkıyor (1979) 1998’de 406’da Comman Rail HDi motoru kullanıyor ve Yeni nesil dizellerin oranı bir anda (Fransa’da) % 67’ye sıçrıyor. 2000’de partikül filtreli 607 dizel piyasaya sürülüyor. Dizelli performans 2004’de 205 beygirlik 2.7 lt. HDi motor tanıtılıyor ve Peugeot 2005 Le Mans 24 Saat yarışlarına HDi motorlu bir araçla katılıyor. Bu çabalar bütün Avrupa’yı etkiliyor, 1993 yılında % 20 olan dizel otomobil satışları, 2004 yılında % 45’e ulaşıyor. Türkiye’de aynı çizgide gidiyor, 2003’de dizel oranı % 20 iken, 2006 yılında % 50’ye varıyor. Geçtiğimiz yıl satılan 100 Peugeot binek otomobilinden 68’i dizel motor taşıyor. HDi nedir? HDi teknolojisinde yakıt, yüksek basınç altında doğrudan yanma odasına püskürtülüyor. Ki bunlar düşük devirlerde bile fazla çekiş gücü üretiyor, titreşim ve gürültü yapmıyor. % 20 tasarruf, % 50 daha fazla tork (düşük devirlerde) ve % 25 daha fazla güç sağlarken partikül emisyonunda % 60 azalma görülüyor. İki kelime ile temiz ve seri diye özetleyebileceğimiz HDi’de her geçen gün güç artıyor, ebadlar küçülüyor. >> Çinli Chery Zengine yöneldi Bundan böyle ucuz arabalar üreten bir firma olarak anılmak istemeyen Çinli Chery, ABD’li Quantum LLC (İsrael corp.) ile el şıkışarak imaj tazeledi. Chery Quantum kendi teknolojisini geliştirerek lüks sınıfa hitabedecek ve uluslararası arenada yer edinmeye bakacak. Quantum Başkanı Idan Ofer ve Chery Başkanı Yin Tongyue tesisi 225 milyon dolarlık başlangıç sermayesiyle kurmakta anlaştılar. Bilahare 747.6 milyon dolar daha yatırım yapacaklar. Şirkette Chery % 55, Quantum ise % 45 hisseye sahip olacak. Wuhu Ekonomi ve Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde (WEDA) kurulacak fabrikada 150 bin araç üretilecek, içlerinde spor modeller ve lüks sedanlar da bulunacak.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT