BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > itiraf reyonu...

itiraf reyonu...

(...isim: bilinmese de olur ...şehir: önemi yok ...yaş: yaşıyoruz işte) 13 yaşında bir arkadaşla tanıştım... Bana söylediği ilk söz, “Sen H...’ye ne kadar benziyorsun” oldu... Aradan 5 yıl geçti ve biz Manisa’ya taşındık... Meğer H... Manisalıymış...



> OS - 2866 Tuşları gıdıklayın! * TURKCELL, VodaFone VE AVEA’dan; “OS” yazıp boşluk bıraktıktan sonra mesajınızı yazıyorsunuz, “2866”ya gönderiyorsunuz... Çok bir şey değil; “2 SMS / 4 KONTÖR”... > SMS BÜLTENİ... * Hülya ve Serdar evlendiler... Genç çifte mutluluklar dilerim.T.TopCu... * Yav, sinir oluyorum; yok kanları rengarenk akıyormuş da bilmem ne... Ben FB’liyim, ne yani; kanım mavi mi?... Bilindiği gibi sümüklüböceklerin kanı... * Ben Ankara’dan Barış... Sahibine duyurmak istediğim şey “Burcu seni çok seviyorum”... > Günün anket sorusu! “-En komik hangisi...” -”CEM YILMAZ” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “A”; -”ŞAHAN GÖKBAKIR” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “B”; -”BEYAZIT ÖZTÜRK” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “C”; -”OKAN BAYÜLGEN” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “D”; -”TÜRKİYE’DE KOMEDYEN YOK KARDEŞİM” diyorsanız OS yazıp boşluk bırakarak “E”; yazıp 2866 gönderin... Dünün anket cevabı: 1-”Hamilelik 3 aya inecek”... 2-”Tüm halkımız uçağa binsin diye yükseklik korkusu kaldırılacak”... 3-”Geç vakit içilen çay uyku kaçırmayacak”... 4-”-Bir kilo demir, artık bir kilo pamuktan ağır olacak”... 5-”Her arabaya ayrı yol yapılacak”... > Kadınlar & Erkekler Yaşlı karı koca; her zamanki kavgalarından birini ediyorlarmış... “Benim gibi kadını hiç hak etmiyorsun” demiş yaşlı kadın... “Evet” demiş adam, bastonuna titreyerek yaslanırken; “-Parkinson’u da hak etmiyorum ama onu da çekiyorum işte...” > Bizim ora... Erzurum’a radyonun yeni yeni geldiği ve dinlenildiği dönemlerdi... Sabah erken kalkılmış, ortalık silinip süpürülmüş, yenilmiş, içilmiş ve keyif çayları içiliyordu... Bir taraftan da yeni alınan radyo açılmış sabah programı dinleniliyor... O zaman sadece kısa dalgadan, Erzurum TRT Radyosu yayını dinlenilebiliyordu... Ayrıca pek teferruatlı yayın da yoktu... Paket yayın yapılıyordu... Erzurum TRT Halk Müziği korosu yayını başlamıştı... Ve Solist Mükerrem Kemertaş... Söylediği parça “Huma Kuşu, yükseklerden seslenir”... Askerde bulunan evin oğlunun çok sevdiği türkü çalınıyordu... Evin hanımı Mugime eze, gelini Sefiye’ye: “-Sefiye, kapat... Kapat da Memmed Zeki geldiğinde barabar dinliyah...” > Tebeşir Tozu... “-Dünya, bütün ileri hareketleri huzursuz kimselere borçludur...” (...Nathaniel Hawthorne) > Temel’in yeri... Temel, kahveden çıkınca kapının önünde bir saatlik bir gecikme için park cezası yazan trafik polisiyle burun buruna gelmiş... “Yazma şu cezayı memur bey” demiş... Polis onu hiç umursamadan cezayı yazmaya devam edince onun bir “İşgüzar” olduğunu söylemiş... Polis Temel’e şöyle bir bakıp, “Aşınmış lastikler” için ikinci bir ceza makbuzunu yazmaya başlamış... Temel, ne kadar ceza yazarsa yazsın, ona vız geleceğini söyleyince polis ilk iki ceza makbuzunu arabanın sileceği altına sıkıştırıp üçüncü makbuza başlamış... Bu sürtüşme 20 dakika kadar sürmüş, polis ceza üzerine ceza yazmış... Temel hiç oralı olmamış... Yürümüş, karşı kaldırımda park ettiği arabasına binip, sürmüş gitmiş... > Tuzaktan Kumanda... Esra Ceyhan’ın Kanal D’deki programına konuk olan Müşerref Akay’ın eski filmleri gösterilirken söylediği cümle: “-Biz o filmde Yılmaz Güney ile kapıcının kızı rolündeydik...” *** Özcan Deniz, kaset tanıtımını yaptığı, “Sabahların Sultanı” programında Seda Sayan’ı niçin öpeceğini anlatıyor; “-Bu vatan için Seda Sayan’ı öpüyorum...” > Bizimkiler... “Fenerbahçe Adriano’yu mu, Ronaldo’yu mu alsın” tartışmasının ortasında Ömer Faruk Abi’nin tavsiyesi; “Abi Fenerbahçe’de Brezilya ekolü var... Ronaldo’yu alsınlar, Alex’le falan daha iyi anlaşırlar...” > S.Ö.Z. der ki; “-Gülümsemek çenenin yapabileceği en iyi ikinci şeydir... Birincisi kapalı durmasıdır...” (...Artık hiçbir şey söylemeden de edebildiği müthiş S.Ö.Z.leri) > itiraf reyonu... (...isim: bilinmese de olur ...şehir: önemi yok ...yaş: yaşıyoruz işte) 13 yaşında bir arkadaşla tanıştım... Bana söylediği ilk söz, “Sen H...’ye ne kadar benziyorsun” oldu... Aradan 5 yıl geçti ve biz Manisa’ya taşındık... Meğer H... Manisalıymış... Manisa’da onunla çok samimi görüşen bir arkadaşım bizi tanıştırdı, tıpkı ben... İnsan bu kadar benzer mi?... Asıl olaya gelelim; bir gün annemle birlikte bizi tanıştıran arkadaşa gitmiştik... Alt komşuları bizi apartmandan çıkarken görmüş, ve “H...’nın annesine gidip “Gözün aydın A... Abla, kızın H... gelmiş” demiş... Bizim oraya gittiğimizden haberi olmayan A... teyze “H... gideli 3 hafta oldu, gelmedi bu hafta” demiş... Komşuları da “A... Abla rahatsız, hasta zaten... Kızının geldiğini bile hatırlamıyor” demiş ve benim arkadaşıma gelerek durumu anlatmış... “H... gördüm, sizden çıkıyordu, yanında orta yaşlı biri, ve kızı vardı” demiş (Benim 8 yaşındaki kız kardeşimden bahsederek) Arkadaşım da “H... kızı yok oğlu var, üstelik o gördüğün kişi H... değil, bizim arkadaşımız M...” demiş... Bizim gülme krizleri eşliğinde olay açıklanıyor... Bu ve buna benzer olaylar, arkadaşıma ne zaman gidersem başıma gelmiştir... Ama en komiği bu olduğu için paylaşıyorum... Ben: M... (Arkadaşlar anladı) > Hayata dair... Sana geldim denize giden ırmak gibi, Yatağımı değiştirdim dağlarıma kıydım, Her şeyi boşladım senin uğruna... Dostlarımdan ayrıldım çocukluğumu unuttum, Ömrümün her damlası tuzunu sonsuzluğundan aldı Güneşin dağıttı foltlorumu... ... Kanımın düşlerimin çılgınlığımın ecesi, Sana verdim belleğimi bir tutam saç gibi, Artık yalnız senin karlarında uyuyorum, Yatağımdan çıktım perilerimi kovdum Boş verdim nicedir efsanelerime... ... Sarmaşığım sessiz soluksuz büyüyen, Sana bağlı bir sarmaşık sökülüp atılıncaya dek... Basa basa aşındırdığın taşım, İskemleyim seni bekleyen eski yerinde, Alnının boşluğa bakarken yandığı camım, Yalnız sana yönelmiş beş paralık bir romanım... Bir mektubum açılıp sonra okunması unutulmuş, Tamamlamaya değmez yarım kalmış bir cümleyim... Ürperişi çiğnenmiş odaların, Geçerken yaydığın güzel kokuyum, Ve sen çıkıp gidince, mutsuzum aynan kadar... (...Louis Aragon) > Bugünün buluşu > İlk kez bir parfümeride, koku daha net anlaşılsın diye kahve koklatıldı... (...25.06.1996) > MMMR’in duvarı... SURVİVOR’da da bozulmadı: Kanaryalar 15’e çıktı, Aslanlar hâlâ SIFIR... > sanatik kritik “-’Git babana şunu söyle’, ‘Git annene bunu söyle’ mesajlarının postacısı olarak geçti çocukluğum... Sevgisiz ve mutsuzdum... Büyümemi, başarılarımı hayatımı hep mutlu bir aile kurma sevdasına, kuru mutluluklar için erteledim...” (...Seren Serengil) > politik kritik “-Halka bir kuruşluk faydası olmayanlar çıktılar, ayak oyunlarıyla nasıl çelme atarız diye çalıştılar... İki ay önce gökyüzü böyle pırıl pırıl ve aydınlıktı... Mertlik, erkeklik, yiğitlik, korkmadan Meclis’e gelip, Meclis’te oturmaktır...” (...Abdullah Gül) > sportik kritik “-Rüştü, Ümit Özat ve Tuncay gibi isimlerin ayrılışında elbette bir gerekçe vardı... Para her şey değil... Futbolcu paraya oynasa bile mutlu olmalıdır... Fener’de mutlu olmayan herkes parayı değil, mutluluğu tercih ettiği için ayrılmıştır...” (...Serkan Balcı) > İhtiyacı olanlar için en yeni işyeri yalanları: X Grip oldum. Gripte aşırı yorgunluk, kaslarda ağrı olur... Ayrıca semptomlar birden ortaya çıkarak üç gün sürebilir... Biri sizi aradığında nezle bir sesle konuşmak gerçekten çok zordur... X Yapılan bir araştırmaya göre migren patronların %77’si tarafından kabul edilebilir bir gerekçe... X Besin zehirlenmesi. Burada önemli olan mikrobun 24 saatlik bir etkisinin olup olmadığına dair ikna edebilmek. Ve mümkün olduğunca detaylı açıklama yapın... X Çocuğum hasta. Genellikle işverenler bu sebepten dolayı çalışanlarına izin verir... Ancak dikkat edin telefonlara çocuğunuz bakmasın... X Yakın birinin ölümü... İnanılır gibi gelmese de bu en çok kullanılan bahanelerden birisidir... X Evde mahsur kalmak... Gaz kaçağı var, bulaşık makinesinin suyu mutfağı batırdı, borular patladı ya da çatı da delik var... Bu kadar yalan sizi sadece güvenilmez kılar... X Trafik felç oldu. Burada unutulmaması gereken sizin bölgenin hava şartlarından dolayı ya da başka sebeplerden dolayı trafiği bahane etmek için bölgenizi iyi bilin... X Tropikal konular. Tatilden döndükten sonra oradan mikrop kaptığınızı söyleyebilirsiniz ancak bunun sıtma gibi çok ciddi bir hastalık olmamamsı gerekir...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT