BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Kale’de çığlık sesleri

‘Kale’de çığlık sesleri

Hakkak, hattat, bakır oymacı, ebrucu, telkarici... Onlar yüzyıllardır süregelen geleneksel Türk el sanatlarının belki de son temsilcileri... Ankara Kale Festivali’nde sanatlarını sergileyen ustalar, yakında mesleklerinin yok olup tarihe karışacağı uyarısında bulunuyor.



ANKARA- Hakkak Bülent usta, bakır oymacı Ertuğrul usta, çarıkçı Mehmet usta, ebru sanatçısı Salih usta... Onlar tarihe karışmak üzere olan geleneksel Türk el sanatlarının belki de son icracıları... Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen el sanatları ustaları, Ankara Kale Festivali’ne konuk oldu. Festivalde sanatlarını sergileyen ustalar, atalarından devraldıkları el sanatlarının birer birer yok olduğu uyarısında bulundu. Buzdolabı değil ki... Gaziantep’ten gelen ve meraklılara sanatını sergileyen 31 yaşındaki Sedef kakma ustası Bülent Fıstıkçı onlardan biri... Çocukken bir merakla başladığı işinde 20 yılı geride bırakan Bülent Usta, ağacın üzerine çizdiği motifleri, 1 santimden daha ince aletle tek tek oyup içine tel döşüyor ve 18 aşamadan sonra sanat eserini meydana getiriyor. Bülent Usta, yüzde 80’i el emeği olduğu için ürünlerin biraz pahalıya satıldığını, bu sebeple ucuz mal üreten Çin mallarının pazara hakim olduğunu söylüyor. “Bu el sanatı, buzdolabı değil ki yüzde 18 KDV ödeyelim” diyen Fıstıkçı, artık ayakta duracak durumlarının kalmadığını anlatıyor: “Ücreti düşük olduğu için gençler bu işi yapmak istemiyor. 3-5 kişi kaldık, yok oluyor bu sanat. Günde 12-16 saat çalışıyorum sanatım için ama bugün en kötü memurluk olsa ben bile bırakacak duruma geldim..” İğneyle kuyu kazıyoruz Gaziantep’ten gelen 34 yaşındaki bakır oyma ve dövme ustası Ertuğrul Üzümcüler de üretip kazanamamaktan yakınıyor: “2 kilo bakırı 3 aylık çalışma sonucu sanat ürününe dönüştürüyoruz. Biz iğneyle kuyu kazıyoruz. Sanatçıyız, biz de heykeltıraş gibi işliyoruz eserimizi. Ama onlar bin dolara satıyor, biz üç ay uğraşsak bile o kadara satamıyoruz. Bir de yüzde 18 KDV ödüyoruz. 6 yıl öncesine kadar bakırcı esnafı 90 kişi civarındaydı, şimdi 11 esnaf yok. Bakırın kilosu birden 6 YTL’den 14 YTL’ye çıktı. Bu, bizi çökertti. Bizden sonra gelecek kuşak yok. Evvelden bakırcı kız istediğinde ‘Aman verin, bakırcı kuyumcudan sonra ikinci kişidir’ derlerdi, şimdi kız istesek, kimse yüzümüze bakmıyor.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT