BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ayaküstü...

Ayaküstü...

Aziz Yıldırım’ın “Beşiktaş Fenerbahçe’nin B takımı” esprisini ben çok beğendim... Yani taş bize atılmış olmasına rağmen...



OS - 2866 Tuşları gıdıklayın! * TURKCELL, VodaFone VE AVEA’dan; “OS” yazıp boşluk bıraktıktan sonra mesajınızı yazıyorsunuz, “2866”ya gönderiyorsunuz... Çok bir şey değil; “2 SMS / 4 KONTÖR”... > SMS BÜLTENİ... * Henüz gözlerini bile açamayan, dünyalar tatlısı bir yeğenimiz daha oldu... Allah’tan hayırlı uzun ömürler diliyoruz... Teyzeleri Rabia, Sabriye, Nur, Burcu... * Hamilere sesleniyorum, “Duyduk duymadık demeyin; Cem Uzan hamileliği üç aya indirecekmiş... Erkekler de oy verebilir... Hatunlar yaşadınız... ~ * Selam canım arkadaşlarım (Hilâl,Ayça)... Sizi çok seviyorum... Kankiler O... * Roberto Carlos Lincoln’den daha iyi oyuncu olduğu için Galatasaray’ın Lincoln’ü aldığına üzülmüyorum... ~ > Günün anket sorusu ! “Dürüst olun, en çok hangisi?...” -”SÖZ MARKET” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “A”; -”BULMACA” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “B”; -”SPOR” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “C”; -”İNSAN TOPLUM” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “D”; -”HABERDEN BAŞKA BİR ŞEY YOK KARDEŞİM” diyorsanız OS yazıp boşluk bırakarak “E”; yazıp 2866 gönderin... Dünün anket cevabı: “-En komik hangisi...” 1-”CEM YILMAZ”... 2-”BEYAZIT ÖZTÜRK”... 3-”OKAN BAYÜLGEN”... 4-”ŞAHAN GÖKBAKIR”... 5-”TÜRKİYE’DE KOMEDYEN YOK... > Ayaküstü... Aziz Yıldırım’ın “Beşiktaş Fenerbahçe’nin B takımı” esprisini ben çok beğendim... Yani taş bize atılmış olmasına rağmen... Aynı yumuşaklığı sezon ortasında, kupa finalinden sonra, hatta ne kadar imkansız olsa da geçen sezon şampiyonluk gittikten sonra da görmek isterdik... Futbolun tepesindeki insanların bu tip yorumları, gerilim yerine amacına uygun olarak örnek teşkil eder diye düşünüyorum... Hatta ben Yıldırım Demirören’in yerinde olsam; “Alex’i de alabilseydik, Fenerbahçe A Takımı ile B Takımı’na karşı mücadele edecektik” derdim... > Kadınlar & Erkekler -Hey dostum iyi haberlerini aldım, evlenmişsin... “-Evet bu dördüncü oldu...” -Önceki üçüne ne oldu peki?... “-Üçü de öldü...” -Yapma ya... Çok üzüldüm... Nasıl oldu peki?... “-İlk karım yediği mantarlardan zehirlenerek öldü...” -Bu korkunç bir şey... Peki ya ikincisi?... “-O da mantar zehirlenmesinden öldü...” -Ne kadar korkunç... Ya üçüncüsü?... Yoksa o da mı?... “-Hayır hayır... O boynu kırılarak öldü...” -Anlıyorum... Kazaydı yani... “-Hayır... Mantarları yemedi...” > itiraf reyonu... (...isim: zafer mert ...şehir: istanbul ...yaş: yirmibeş) “Bugünün Buluşu”nda görünce aklıma geldi itirafım... Bir parfümeride birkaç koku denedikten sonra, “Kokular iyice karıştı, hangisini beğeneceğimi şaşırdım” deyince, uzman bana bir kavanozun içinde kahve koklattı... Amacı eski kokladığım kokuların zihnimden silinmesiymiş... Ben onu eni bir parfüm öneriyor sanarak, “I-ıh... Çok sert bir koku” demiştim... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) > Temel’in yeri... Patron önündeki gazeteden sesli bir şekilde haberi okuyormuş; “-Gömülen yaşlı kadının sağ olduğu anlaşıldı ve mezarından çıkarılarak hastaneye kaldırıldı...” Daha sonra işçisi Temel’e dönerek, “Bu habere inanır mısın” diye sormuş... “Evet” demiş Temel... “Güzel” diye başını sallamış patron; “-Bu işimizi çok kolaylaştıracak... Geçen hafta ‘Anneannem öldü’ diye izin almıştın ya...” -Evet?... “-Kendileri bu sabah seni ziyarete geldi...” > Bizimkiler... (...En sık yaptıkları bombalar) >> Yunus’un cebinde sigara unutması, hem çamaşır makinesinin sigara içtiğini öğrenmesi, hem de evdekilerin... >> Sırrı’nın e-posta şifresini değiştirmesi... Ertesi gün unutması... Bunu haftanın 7 günü yapması... >> Serdar’ın telefonu tamir ettirmek için servise gitmesi... Ancak giderken telefonu yanına almaması... >> Cem’in mağazada cansız mankene beğendiği bir ürünün fiyatını sorması... Ters ters bakması bir de... > Tebeşir Tozu... “-İnsanların büyük çoğunluğu tüm mutluluklarını bir başka insanın eline bilerek koymaya çalışır... Bu tür mutluluk arayışı insanın olgun olmadığını gösterir... Olgun insan mutluluğunun temelinin kendi içinde olduğunu bilir...” (...Quentin Crisp) > Hayata dair... Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim... Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim... Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim... Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını, ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim... Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim... Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim... Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim... Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim... Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim... Bencil olduğun için vazgeçtim... Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi... Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım... Bu yüzden ben de senden vazgeçtim... (...Frida Kahlo) > Bugünün buluşu > İlk kez birer kişi arkadaşının omzuna çıkarak denizde deve güreşi yaptı... (...26.05.1985) > MMMR’in duvarı... Sezar’ın hakkı Sezar’a; Sezer’in hakkı Sezer’e... (...Çok zekî Sezer) > S.Ö.Z. der ki; “-Anlamayana kalbini vermek, betonun üstüne çiçek tohumu ekmeye çalışmaktır...” (...Kiremitle duvara kalp çizerken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) > sanatik kritik “-Ben işimle evliyim... Evlenenleri de gördükçe çok mutlu oluyorum... Evlilik kompleksini yenmek için iki kez evlendim, iki kez boşandım... Bundan sonra evlilik düşünmüyorum ama hayatımın bu döneminde bir kişiyi sevdim ve onunla ölmek istiyorum...” (...Ajda Pekkan) > politik kritik “-Şimdi çıkmışlar, yarışa girmişler... Ben mi mazotun fiyatını daha çok indiririm, sen mi daha çok indirirsin?... Bekara karı boşamak kolay... Hâlâ biz bunların krizlerinin faturasını ödüyoruz... Şimdi yine gelmişler milletimize dürüstlükten bahsediyorlar...” (...Tayyip Erdoğan) > sportik kritik “-Sergen, Türkiye’nin gelmiş-geçmiş en iyi futbolcularındandır... Onun klasını kimseyle tartışmam... Tamam... Sergen, Beşiktaş’a dönsün ancak yardımcı teknik direktör göreviyle... Artık bu saatten sonra futbolcu olarak dönmesi kendine de bize de zarar verir...” (...Yıldırım Demirören) > Ozanımız Ali Rıza Malkoç’un “Çelişkiler Yumağı” başlıklı haftalık eseri: Doğru söyleyene, dokuz köy haram.../ Onuncu köy nerde bulayım şimdi.../ Kabuk bağlamıyor, derindir yaram.../ Dermanımı kimden alayım şimdi...* Bazen susmak ziyan, bazen konuşmak.../ Şaşkınlıktır, mübaşire danışmak.../ Yoldur bize, sözcüklerle tanışmak.../ Cümleleri nasıl böleyim şimdi...* At ölünce, naldan umut olur mu.../ Hayalden seraptan, somut olur mu.../ Cansız kadavraya, komut olur mu.../ Ruhsuz bedenle mi, geleyim şimdi...* Mahşerde herkesin hesabı ayrı.../ Dünyada hiçbir can, kalmasın gayrı.../ Madde tahakkümü, gölgeler hayrı.../ Susuz denize mi, dalayım şimdi...* Dinleme özürlü, idrak yoksunu.../ Hiç eksik eylemez, dünya süsünü.../ Yaldızlı sözlerin, en âlâsını.../ Hangisini, nasıl eleyim şimdi...* Tek tek atan, yürek değil güruhtur.../ Dostuyla eriyen, ne yüce ruhtur.../ Kesintisiz ışık, perçindir mıhtır.../ Istıraplı hisler, köleyim şimdi.../ Çaresi zincirli, çileyim şimdi...*
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT