BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Canaydın’ın argümanları

Canaydın’ın argümanları

Kadıköy’de esen Roberto Carlos rüzgârı, rehavete sürükledi F.Bahçeliler’i... Vederson ve Colin Kazım bile arada kaynadı.



Kadıköy’de esen Roberto Carlos rüzgârı, rehavete sürükledi F.Bahçeliler’i... Vederson ve Colin Kazım bile arada kaynadı. Ama G.Saray’da Adnan Polat fırtınası esiyor. Sil baştan takım kurdukları halde de dinmek bilmiyor. Yukarıdan aşağıya, sağdan sola topla, çarp; tam on bir milyon euro! Özhan Başkan, G.Saray adına böyle bir bonkörlüğe nasıl izin verdi, anlamak zor! Hani G.Saray’da para yoktu!.. Yoksa Riva’da define mi buldu, G.Saray? Her neyse!.. Güzel olan şu; 110 milyon dolar borca rağmen, teknik direktör, kaleci, ön libero, orta saha değişti. Forvet de değişti değişecek... Tam 8 futbolcu; Lincoln, Linderoth, Bouzid, Servet, Barış, Orkun, Serkan ve Volkan ile yenilendi Cimbom... Bundan iyisi can sağlığı.. Hedef, Kalli’nin ilk dönemindeki gibi 4 kupa birden kaldırmak!.. Neden olmasın! Fakat işler terse giderse, Süper Lig’deki 5 maçlık cezalı dönemde hedeflenen puanlar toplanamazsa; o zaman nice olur, G.Saray’ın hali? İnanın bugünkü sıcaklar solda sıfır kalır. Hele o gidişe bir de yeni yıldızlara taahhüt edilen taksitlerin ödeme döneminin gelip çattığını ekleyin... Sonra, varın seyir eyleyin Başkan Canaydın’ın halini! Nefes alacak mecali kalır mı acaba? İnanın, tansiyonu da şekeri de yükselir. Oysa, bu satırların yazarı Özhan Başkanı sever ve onun üzülmesini istemez. Çünkü centilmendir Başkan... Gerçek bir spor adamıdır. O yüzden böyle ters durumlar için bir reçetem var Başkana sunacağım. Mesela en temel argüman Karl Heinz Feldkamp! Malum bizim medya, gelmeden taktı Alman teknik adamın yaşına. Ayrıca sağlık sorunları da biliniyor. Daha önce iki defa bu yüzden G.Saray ve Beşiktaş’ı bırakmıştı. Kalli argümanı yetmedi mi, o zaman kulübü bu kadar yükün altına kim soktu ise yeni transferlerin faturasını ona kesersiniz. O da yetmedi mi? G.Saray’ın yenilenme sürecini tamamlaması için bir dönem daha kredi ister, Ergün Gürsoy örneğinde olduğu gibi yola bu defa Polat’sız devam edersiniz. O da mı çare etmedi; son hamle olarak, Dubaili bir işadamı bulur, Riva’yı satar, huzura çıkarsınız! G.Saray mı, merak etmeyin ona bir şey olmaz. Bugüne nasıl geldiyse, yarına da öyle çıkar, üstelik bu çark böyle dönmüyor mu zaten? Real ve bizimkiler Real Madrid’in ana sponsoru BenQ’in iflas etti. Real’in kaybı 10 milyon Euro. Fakat Real Madrid’in Başkanı Ramon Calderon bu kayba rağmen mutlu. Neden? Çünkü, pazarlama ve bilet satışlarından tam 343 milyon euro gelir elde etmiş Real Madrid. Şimdi soruyorum size, F.Bahçe, G.Saray ve Beşiktaş’ın üst üste bütçesi ne kadar? Ancak Real Madrid’in pazarlama ve bilet satışları kadar değil mi? Şimdi sen gel de, bu haksız rekabet ortamında Avrupa’da 1 numara olmaya çalış... Kolay değil! Carlos’un dikkatine F.Bahçe’nin dünya yıldızı Roberto Carlos, romantik bulduğu İstanbul’da Brezilya güzeli Jane Sousa Borges Oliveira ile evlenecekmiş. Mutluluklar dileriz. Ancak, Carlos bu, bir dünya yıldızı... Öyle sıradan bir düğün yapamaz. O düğün Dolmabahçe Sarayı gibi görkemli, gözkamaştıran bir mekânda olmalı. Şimdi diyeceksiniz ki, bu da nereden çıktı? Nereden çıkacak, Dolbahçe Sarayı’nın Has Bahçesi, 100 bin YTL. karşılığı bu tür düğünler için kiralanabiliyormuş da oradan tabii. Nitekim, 7 Temmuz günü Has Bahçe dolu... Abu Dabili petrol zengini Halit Ali Rıza’nın kızının düğünü için çoktan rezerve edilmiş, Has Bahçe. Sonraki günler için acele etmeli Carlos... Böyle bir mekân dururken, düğün salonunda evlenecek değil ya Carlos? Hiç değilse, Carlos ve Oliveira çifti sayesinde bütün dünya, tarihi zenginliğimizi, Dolmabahçe’nin ihtişamını ve Boğaz’ın inci gibi güzelliğini görür de bu milletin büyüklüğünü anlamış olur. Carlos’un oynayacağı futbol yanında bu ülkeye böyle bir tanıtım hizmeti de olur. Laf aramızda, böyle bir mekanda, dillere destan düğün için de F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım inanın hiçbir fedâkarlıktan kaçınmaz! Büyüka’ya yakışır Şenes Erzik, Ayhan Bermek, Hamdi Akın, Ersin Taranoğlu derken şimdi de Şansal Büyüka ismi atıldı ortaya, muhtemel Futbol Federasyonu Başkanlığı seçimi için. Allah için, geçmişte Güngör Sayarı gibi bir gazetecinin başarıyla yürüttüğü Federasyon Başkanlığı görevini bilen biri olarak, Büyüka gibi bu mesleğin duayeni bir ismin Futbol Federasyonu Başkanlığı’nı yürekten arzular ve desteklerim. Ancak!.. Senin, benim, ötekinin istemesi yetmez!. Büyüka’nın istemesi lazım o makamı. Ama, akşam “siyah” dediklerine, sabah “beyaz” diyen delegelerin hakim olduğu böyle bir kongre ortamında Büyüka böyle bir seçime girer mi, onu bilemem!.. Aslında, bilirim de söyleyemem. Mesela siz, Büyüka’nın yerinde olsanız, bir eliniz yağda, bir eliniz balda ve eleştiri hakkınızı özgürce kullanıyorsanız, sağlınızı, rahatınızı, huzurunuzu ve konumunuzu bırakarak, tamamen fahri olan böyle bir görev için arı kovanının içine elinizi sokar mısınız?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT