BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kayserilinin eşeği mi, yoksa?

Kayserilinin eşeği mi, yoksa?

Hep anlatılardı; Kayserili uyanık vatandaş, yaşlı, iş görmez eşeğini boyayıp, sağlıklı eşek görüntüsüyle satarmış... Bu yüzden de Kayserili vatandaşları bu ülke insanı, uyanıklar kategorisinde hep birinci sıraya oturtmuştur.



Hep anlatılardı; Kayserili uyanık vatandaş, yaşlı, iş görmez eşeğini boyayıp, sağlıklı eşek görüntüsüyle satarmış... Bu yüzden de Kayserili vatandaşları bu ülke insanı, uyanıklar kategorisinde hep birinci sıraya oturtmuştur. Açık söyleyeyim, ben de öyle sanırım... Şimdi buraya nereden geldik derseniz... Bizim spor basını, neredeyse bir aydır tutturdu; “Mehmet Topuz, Fenerbahçe’ye, Gökhan Ünal, Galatasaray’a...” Kayserili de baktı ki, “Vermeyeceğiz” sözüne itibar edilmiyor, dünya futbol tarihinde görülmemiş bir yola başvurdu. Sokaklarımızdaki reklam panolarını geçtiğimiz haftanın sonundan itibaren “Yıldızlar yere inmedi, göklerde kaldı... Anadolu’nun yükselen yıldızı Kayserispor... Sat-ma-ya-ca-ğız” reklamları süsledi. Gökhan’la Mehmet’in de fotoğraflarıyla... Şimdi akla şu geliyordur mutlaka; “Acaba Kayserispor fiyat arttırmak için mi bu yola başvurdu...” Bence eşek bu defa pilav yemez... Çünkü Kayserispor, çok yakında bitecek süper stadının gazı ile ve de bir iki takviye ile daha da güçlenecek kadrosuyla, geçen sezon bazı aksaklıklar yüzünden işgal edemediği ilk iki sırayı istiyor... Hakkı da değil mi? Bırakın da, futbolda yeni heyecanlar, yeni keyifler yaşayalım, ufkumuz genişleşin... Bu bir özürdür! İki çarşamba önce bu sütunlarda, Galatasaray’ın, iki gurbetçi dışında pek öyle dişe dokunur transfer yapmasını mümkün görmediğimi ve Kalli’nin omuzlarına ağır bir yük yüklenip, gittiği yere kadar uzanılacağını yazmıştım. Meğerse Başkan Canaydın da, Polat da denizaltıya binmişler de yol bile alıyorlarmış... Linderoth’tan sonra Lincoln’ü etkisiz hale getirip, Florya’ya aktarmak ancak denizaltından atılan bir torpille mümkün olabilirdi. Öyle de oldu... Bence bu iki transfer, son yılların bütün takımlara baktığımda en nokta iki transferidir. Kutluyorum... Bir de yarınlarda ödeme sıkıntısı falan olmazsa, geçen yılların tempolu ama kontrolsüz takımını en büyük eksiklerini kapatmış göreceğiz... Teröre lanet mitingine dikiz! Geçtiğimiz hafta sonu bir çok ilimizde teröre lanet mitingleri düzenlendi. Ben de ekranda pür dikkat kesildim. Bakalım katılım, bazı televizyonların, bazı gazetelerin gaz verdiği “Bayrakçılardan” fazla mı olacaktı? Ne gezer... Birkaç yüz kişi... Ya da bir-iki bin kişi... Hepsi bu... Demek ki, bu ülkenin vatandaşı terör rüzgârından ve güvenlik görevlisinin, askerinin şehit edilmesinden pek o kadar etkilenmiyor... Yeter ki günümüz hükümetine bağırılıp çağırılsın, irtica geliyor, Cumhuriyet elden gidiyor diye naralar atılsın... Yazık! Teröre lanet mitingine katılanların hepsini alınlarından öperim... Şehitlerim de yattıkları yerden uzanıp aynı şeyi yapmışlardır... Nihat Bey nereye tosladı? Fenerbahçe’nin başkanvekili, geçtiğimiz hafta, yanılmıyorsam Bodrum’daki kutlamalara katıldığında, eline mikrofonu alıp, “Bir iki yıldız daha transfer edeceğiz” dedi... Vallahi de dedi, billahi de dedi... Kendi sesi ve kendi görüntüsünden... Ertesi gün ne mi oldu? Fenerbahçe Kulübü, resmi sitesinden, başkanlarının, “Yıldız oyuncu alacağız” gibi bir söz kullanmadığını açıkladı ve medyadan bu şekilde haber yapmaması istedi. Eeee hep spor basını yalanlanacak değil ya... Bazen insanın ayağı böyle kendi kendine de takılır... Galatasaray nasıl da uyumuş! Deutsche Post AG bir anket düzenlemiş, Almanya’daki Türkler arasında... Yani Alman Posta Merkezi... Katılım çok şaşırtıcı olmuş... Düne kadar aynı kurumun yaptığı anketlerin bu seferkinin yanında lafı bile edilemezmiş... Ve bu anketler sonucunda Almanya’daki Türk vatandaşlarından yüzde 48’inin Galatasaraylı, yüzde 28’nin Fenerbahçeli, yüzde 14’ünün Beşiktaşlı ve yüzde 7’sinin de Trabzonsporlu oldukları ortaya çıkmış. Ve Galatasaray’ın, UEFA Kupası’nı, Süper Kupa’yı kazandığında ne büyük balık kaçırdığı şimdi daha net biçimde ortaya çıkmadı mı? Peki, bu müthiş oran Lincoln forması almaz mı? Eh, dün treni kaçıranlar, acaba bugün en azından faytona binmişler midir? Bilmem... Jose Mourinho, ya da hoca dediğin.. Chelsea’nin Portekizli teknik direktörü Jose Mourinho, lafını esirgemeyen, pat diye konuşan, yani “Şanssızdık, çok gol kaçırdık... Hakem de iki penaltımızı vermedi... Biz yine de yolumuza devam edeceğiz” gibi artık cılkı çıkmış demeçlerden yana değildir. Geçenlerde, Shevchenko ve eşinden başlamış, altyapıdan gelen oyuncuları kavuna benzetişi ile devam etmiş... Allah bu ülkeye de böyle teknik adamlar nasip etsin... Tabii bu tip teknik adamların söylediklerini anlayabilen spor medyasını da... Hıncal Uluç balık hafızalı mı? Hıncal Uluç dostum, kim ne derse desin, nesli tükenmekte olan gazetecilerdendir... Ama görünen veya anlaşılan o ki, Hıncal Uluç’un hafızası tatsız sinyaller vermeye başlamış... Geçen perşembe günkü yazısında, Aydın Örs’ün, hiçbir zaman uluslararası başarı hedeflemediğini dile getirerek, Fenerbahçe’nin Tanjeviç politikasını övmüş... Yapma be dostum! Türkiye’ye kulüpler bazında ilk Avrupa Kupası’nı kim kazandırdı? Türk Basketbol Milli Takımı’nı kim Avrupa ikincisi yaptı? Juan kim, Carlos kim! Şimdi yine Fenerbahçeli taraftarların, tabii aşırı fanatiklerin öfkelendiğini görür gibiyim. Olsun ben doğruları yazayım da... Efendim; Bayer Leverkusen’de direkt oynayan ve de Brezilya Milli Takımı’nın değişmez tandem oyuncusu Juan’ı, bu sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılacak olan İtalya’nın Roma Kulübü, dört yıl için, toplam 6 milyon 300 bin euro karşılığı transfer etti. Juan 1979 doğumlu... Roberto Carlos’tan 8 yaş ufak... Üstelik şu anda Brezilya Milli Takımı’nın direkt adamı... Yahu bu İtalyanlarda da hiç kafa yok yani... Hürriyet’in çılgınlığı! Hürriyet, geçenlerde ana spor sayfasının tepesine astığı manşette, Galatasaray’ın bugüne kadar toplam 11 milyon euro bonservis ödediğine değinerek, “Çılgınlık” sözünü kullanmış... Yahu bu arkadaşlar ya hesap bilmiyorlar ya da birileri Fenerbahçe’den fazla harcama yaparsa, kim bilir belki de genel yayın yönetmeni bozulur diye, hemen böyle yollara başvuruyorlar... Yahu arkadaşlar; Galatasaray, sizin habere göre 6-7 oyuncunun bonservisi için bu parayı ödemiş... Peki, genel yayın müdürünün kulübü bir tek oyuncunun bonservisi için bir zamanlar 7,5 milyon dolar, dün de 8,5 milyon euro ödemedi mi? Roberto Carlos’un ağzından! Allah’tan uluslararası bütün ajanslar bu haberi geçti. Bizim gazeteler de kullandı. Yani “Made in Kemal” değil... Aynen aktarıyorum... Mesele şu; Roberto Carlos, şaşalı imza töreninden sonra uluslararası bir medya grubuna şu demeci vermiş, galiba da bir İspanyol gazetesine; “Hâlâ inanamıyorum... Ben mesleğimi orada sona erdirmek istiyordum... Ama teklifleri başarılarıma uymuyordu...” Sizce Roberto Carlos, Türkiye’ye gelmekten çok mutlu mu? Bugünlük bu konuyla ilgili sadece bu kadar... Trabzonspor aşevi mi oldu? Duyduğuma ve okuduğuma göre, Trabzonspor’da otuzun üzerinde sözleşmeli futbolcu varmış... Serkan, Jabi ve Adnan da eklenince, otuz beşi buldular sanırım... Yabancılar ise kıyamet gibi... Kontenjanın iki katı kadar neredeyse... Ziya Hoca da, üç transfer daha istiyormuş... Anlaşılan o ki, Trabzonspor İntertoto, lig ve Fortis Türkiye Kupası’na ayrı ayrı kadrolar hazırlıyor... Ama bu oluşuma bir teknik direktör yeter mi? Eldeki mal fazlası elden nasıl çıkartılacak? Doğrusu merak ediyorum... İster misiniz, yazı tura atsınlar... İbrahim Hacıosmanoğlu’na bir sormalı bence... -------- >>> Beşiktaş’ta kim neci? Beşiktaş Yönetim Kurulu, BEFAM diye bir teşkilat kurmuştu. Zamanında Beşiktaş formasını giymiş eski önemli oyuncular, yeni teknik adamlardan kurulu bu teşkilat, bir yıl boyunca, neredeyse beş kıtada gezmedik yer bırakmadı... Amaç, futbolu anlayan, futbolcudan anlayanların hazırlayacakları alternatifli listeden transfer yapmaktı. Bu, tam anlamıyla çağdaş bir politika idi... Böylece bizler de, Fikret’in, Necdet’in, Ulvi’nin, Ekşi’nin gözlerine takılan isimleri Beşiktaş’ta izleyebilecektik... Sonra ne mi oldu? Olan oldu... Fenerbahçeli Rüştü ile Mehmet Yozgatlı transfer edildi... Şimdi merak ediyorum; acaba bu BEFAM’ın listesinde bu futbolcular da var mıydı? Sonra Beşiktaş’ın mali durumunun giderek bozulduğundan söz ediyorlar... Rüştü’ye, Yozgatlı’ya verileni konu edeceklerine, BEFAM’ın bir yıllık boşuna gezilerinin faturasını sorsunlar...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT