BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir kaza ve değişen şartlar

Bir kaza ve değişen şartlar

Geçen hafta Belgrad’daki Çin Büyükelçiliği binasının, Amerikan uçakları tarafından, yanlışlıkla bombalanmış olması, aslında, arzu edilmese bile, olağan sayılabilecek bir olaydır.



Geçen hafta Belgrad’daki Çin Büyükelçiliği binasının, Amerikan uçakları tarafından, yanlışlıkla bombalanmış olması, aslında, bu çap ve kapsamdaki bir savaş içinde, arzu edilmese bile, olağan sayılabilecek bir olaydır. Hele, bizzat Başkan Clinton’ın ağzından özür dilendikten sonra, bunun büyütülerek, mesele yapılmaması beklenir. Ancak gelişmeler gösteriyor ki, Çin ve hatta Rusya, bu kazayı fırsat telâkki ederek, ötedenberi karşı oldukları bombardımanı, kabilse durdurmanın bir bahanesi olarak, kullanmak istiyorlar. Bu meyanda, bahsi geçen ülkeler, Yugoslavya’yı da etkileyerek, Miloşeviç’e, Sırp kuvvetlerini Kosova’dan çekme kararı bile aldırmış bulunuyorlar. NATO, her ne kadar, Sırplar’ın bu kararını, göstermelik olmaktan öte, bilinen ültimatomun temel şartlarını karşılamaktan uzak bir manevra olarak nitelemekte ise de, yoğunluğun diplomasiye kaydığı bugünlerde, Güvenlik Konseyi’nde, başından bu yana mesele çıkarmaya devam eden Çin ve Rusya’yı yanına almakta, aşikar zorlanmaktadır. Çin, başta Pekin olmak üzere, ülke sathına yayılan Amerikan aleyhtarı ve NATO’ya karşı gösterileri frenlemek için önlem almadığı gibi, basın haberlerine bakılırsa, Amerika’nın özür dilemiş olmasını bile, sansürle, halktan gizlemek gibi, maksatlı bir yolu tercih etmiştir. Aslında, Çin, şu sırada, bir taşla, birkaç kuş vurmak istemektedir. Amerika’yı Güvenlik Konseyi’nde sıkıştırarak, öncelikle, Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) üyeliği için Amerika’nın sürdürdüğü rezervlerin kaldırılmasını hesaplamaktadır. Öte yandan, Çin Güvenlik Konseyi’nden öyle bir karar çıkarmak istiyor ki, NATO, bundan sonra, Yugoslavya’da olduğu gibi, Birleşmiş Milletler’i devreden çıkararak, görev alanı dışındaki uyuşmazlıklara müdahale edemesin ve hele kuvvet kullanamasın. Zira, NATO’nun Yugoslavya’da başlattığı emsal, Çin için korkulu rüyadır. Çin, NATO’nun benzeri müdahaleyi, bir süre sonra, Doğu Türkistan-Sinkiang ve Tibet’te de deneyebileceğinden ciddi surette endişe etmektedir. Rusya, önceleri, bilinen nedenlerle, tehdidi, sertliği bırakıp, diplomatik girişimlere öncelik verilmesini yeğleyen kamp içinde yer almışken ve daha çok, Kosova’da konuşlandırılabilecek çok uluslu kuvvet içinde ağırlıklı olarak mevki elde etmenin hesaplarını yaparken şimdi Çin’in açtığı yola girmeye çalışıyor. NATO ise, başlangıçta, Rusya engelini, bir şekilde yenmiş, bertaraf etmiş sayılırken, Güvenlik Konseyi’nde Çin’in tek başına uzun süre direnemeyeceği varsayımından hareket ediyordu. İşte Belgrad’daki kaza, tüm bu hesapları değiştirdi. Kara harekatı hazırlıkları bir yana, şimdi bombardımana, aynı yoğunlukla devam edilsin mi, edilmesin mi diye konuşuluyor. İngiltere dışında, Amerika’nın diğer Avrupalı müttefikleri de, aslında, gönüllerinden geçen ve tesadüfen oluşan bu ortamda, şimdilik, bir bakıma, sipere yatmayı yeğlemiş gözüküyorlar. Biz, seçimler, Merve Kavakçı ve koalisyon arayışları gibi, kendimize özgü meşgaleler nedeniyle, Kosova’nın sıcaklığından, nisbeten uzak kaldık. Savaş bu, öncelikler, umulmadık sebeplerle değişiyor. Bombardıman yavaşlar veya durursa, öyle görünüyor ki, hemen, bölge ülkelerinin ekonomik ve sosyal bakımdan süratle rehabilitasyonu işine el atılacak. Kosova ile birlikte, büyük bir olasılıkla, yakın çevre, Arnavutluk, Makedonya ve belki de Bulgaristan, hep birlikte ele alınacaktır. Böylesine bir program bizim için de yararlı sonuçlara vesile olabilir. Müteahhitlik ve yatırım sektörlerimiz, bu düzenlemeler içinde önemli katkılarda bulunabilirler. Yeter ki, her teşebbüsün daha başından beri içinde yer alacak şekilde, gelişmeleri takip edebilelim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT