BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maraton başladı

Maraton başladı

Şu son bir ayda yaşadıklarımız başımızı döndürdü. Gayet parlak gelişmeler oldu, flaş olaylar gördük.



Şu son bir ayda yaşadıklarımız başımızı döndürdü. Gayet parlak gelişmeler oldu, flaş olaylar gördük. IMF, Dünya Bankası anlaşmaları ve ardından AB adaylığı. Bütün bunlar bizi rehavete itmemeli. Önümüzde çok çetin günler ve olaylar yatıyor. Pazarlıklar, yenilikler, kanun değişiklikleri, sektör yarışları yeni başlıyor. Hükümetin dimdik ayakta durması, toplumun ayak dirememesi, medyanın kamuoyunu bilgilendirmesi gerekiyor. Hızlı koşmalıyız. Ne kadar hızlı koşarsak, o kadar çabuk yenileniriz. Ciğerlerimizi temiz havayla doldurup, maratona katılmalıyız. Evde oturana ekmek yok. Lâf değil, iş üretme zamanı başladı. HIZLI DEĞİŞİM Türkiye ekonomik sistemini IMF’ye havale etti. İnsan hakları ve demokrasi işini ise AB’ye bıraktı. Türkiye ekonomisi bugüne kadar para sıkıntısından dolayı bir türlü istikrar kuramıyor ve enflasyon canavarının ayakları altında adeta sürünüyordu. IMF’nin reçeteleri ile ekonomiyi büyütmek ve enflasyonu küçültmek için hızlı bir uygulama başlıyor. İnsan hakları konusunda ise bildiğini okumaktan vazgeçen Türkiye, AB’nin şartlarını müzakere etmeye hazırlanıyor. Yani hem ekonomik, hem sosyal, hem hukukî ve hem de medeni ilişkilerde değişim yaşanıyor, yaşanacak. İPLER KİMDE? Öyle bir değişim ki, geriye dönüşü yok. Çünkü, ipler artık siyasilerin elinde değil. Türkiye’ye para geliyor ama çar-çur edilmesine müsaade edilmiyor. İnsan hakları konuşuluyor ama göstermelik değil. Kanunlar değişiyor ama kendi şartlarımıza göre olmuyor... İyi mi, kötü mü? Elbette iyi... Türkiye’de yangın söndürme eğitimi başladı. Yangın söndürme değil. Çünkü ortada yangın yok... Parayı nasıl kullanacağız, insana nasıl davranacağız, yönetenin ve yönetilenin hakları yeniden yazılıyor. Önümüzdeki 3-5 senede bu eğitimi başarıyla tamamlayıp, Avrupa standartlarına ulaşmamız gerekiyor. Hangi sanayimizi öne çıkaracağız, hangisini geri çekeceğiz, karar vermemiz gerekiyor. Otomotiv sektörünü mü teşvik edeceğiz, otomotiv yan sanayiini mi güçlendireceğiz?.. Tarım ürünlerinde hangisinin pazar şansı var, hangisinin yok... Neyi ithal edeceğiz, neyi ihraç edeceğiz?.. İŞİN BAŞINDAYIZ Hükümetin işi bundan sonra başlıyor. Özel sektör için de öyle: Yönetim takviyesi, globalleşmeye ayak uydurma, finans yapısını güçlendirme, pazar... Yapılacakları özetle şöyle sıralamak mümkün: 1- Çiftçiye değil, ürüne teşvik 2- Kamu bankaları görev zararlarının önlenmesi 3- Kamu açıklarının durması 4- Sarmaye piyasasına çekidüzen ve yatırımcının korunması 5- Mevduat garantisinin tedricî olarak kaldırılması 6- Maliye politikalarında şeffaflık 7- KOBİ’lerin sisteme adaptasyonu 8- Hangi sektörün rekabete hazırlanacağının belirginleştirilmesi ve teşviki 9- Bankalar kanununun süratle gözden geçirilmesi 10- Özelleştirmenin hızlandırılması 11- Özel sektörde birleşme ve yeniden yapılanma zemininin hazırlanması 12- Yabancı ortak girişine öncelik veren tahkim kanunu iyileştirmelerinin hemen yapılması 13- Yap-işlet-devret ve yap-işlet formüllerinin yürürlüğe sokulması 14- Personel rejiminin gözden geçirilmesi 15- Kamunun küçültülmesi 16- Bütçe disiplini 17- Vergiyi tabana yaymak. 18- Peşin vergi, ek vergiyi unutmak 19-Demokrasi 20- İnsan hakları.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT