BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsanlık nasıl kurtulur?

İnsanlık nasıl kurtulur?

“Büyük düşünen, bütünü görebilen, insanlığın tümünü kucaklayabilen” liderler lâzım. İnsanoğlunun son yıllarda düçar olduğu problemleri çözmek için...



“Büyük düşünen, bütünü görebilen, insanlığın tümünü kucaklayabilen” liderler lâzım. İnsanoğlunun son yıllarda düçar olduğu problemleri çözmek için... Amerikalı bir bilim adamı, bir makalesinde “Amerika Birleşik Devletleri, dünya nüfusunun yüzde beşine sahip, ama dünya enerji kaynaklarının yüzde seksenini harcıyor. Bu durum böyle devam edemez...” diyordu. Avcılık toplayıcılık, tarım çağlarından sonra sanayi çağında kaynakların paylaşımında büyük problemler ortaya çıktı. Tarım çağının dikdatör yapılı toprak sahiplerinin sert yönetim anlayışlarını aksettirerek kurdukları sanayi şirketlerinde insanların köle gibi çalıştırıldığı düzene karşı ortaya çıkan sosyalist anlayış bir asırlık maceradan sonra iflas etti. Aynı şekilde sadece şirketlerin ve hissedarların kârlarına odaklı olarak devam ettirilmeye çalışılan acımasız kapitalist sistem de; çeşitli yumuşatma gayretlerine rağmen insanların mutluluğuna katkıda bulunamadı. Dolayısıyla liberal ekonomi politikaları olarak takdim edilen sistem de çöktü. Çünkü şu anda milyarlarca insan açlıkla cebelleşirken bazı ülkelerde sürüp giden israfa dayalı lüks ve ihtişamlı hayat tarzı daha bir göze batmaya başladı. Çünkü televizyon herkesin her şeyi görmesine, dolayısıyla yaşanan insanlık dramının sebeplerinin derinlemesine ve bütünsel olarak tahliline yardımcı oldu. Şimdi artık Afrika’da açlıktan kıvranan insanlar asırlardır sürdürülen sömürgeci faaliyetlerin manasını kavramış; diğer az gelişmiş ülkelerdeki insanlar ülkelerinde yıllardır uygulanan baskıcı rejimlerin arkasında kimlerin olduğunu idrak etmiş durumdalar. Bu kavrayış ve idrak insanoğlunu yeni anlayışlara doğru sevk etmekte, insanlığın mutluluğuna katkıda bulunacak yeni sistem ve araçlar üzerinde kafa yorulmakta... İşte bu manada Peter Drucker, gelecekte; devlet ve özel sektör şirketleri kadar kâr amacı gütmeyen organizasyonların, özellikle de vakıfların ve cemaatlerin oluşturduğu diğer yardım amaçlı örgütlerin ağırlık kazanacağını, söylüyor. Yani insanlar, insanca düşünmeye başladıkları zaman doğruya doğru yöneliyorlar. Malum Osmanlı İmparatorluğunda ekonomik ve kültürel hayatın neredeyse tamamı vakıflarla yürütülmekteydi. ama bu vakıfları ayakta tutan unsurlar nelerdi? İşte bu soruya milletçe samimi ve objektif cevap verme arzusunu duyduğumuzda dünyaya önderlik edeceğiz. Yoksa televizyonlarda üç saat konuşup sorulan sorulara “O konuda uzmanlarımız çalışıyor...” cevabını veren liderlerle bir yere varılamayacağını anladık.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT