BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tehlike çanları...

Tehlike çanları...

Yirmibirinci yüzyıla giriş hazırlıkları içerisindeki dünyamız, nefesini tutmuş bekliyor... Problemler yumağı halindeki ülke ve toplumların tercihleri pertavsız altında.



Yirmibirinci yüzyıla giriş hazırlıkları içerisindeki dünyamız, nefesini tutmuş bekliyor... Problemler yumağı halindeki ülke ve toplumların tercihleri pertavsız altında. Hal böyle olunca Türkiye’yi bu problemlerden soyutlamak da mümkün olamıyor. Hele Türkiye gibi kendine has sosyo-politik ve kültürel meseleleri olan bir ülke için, girdaptan kurtuluş oldukça zor... Azımsanamayacak gayretlerin varlığı mâlum. Ancak insanlar yine de somut neticeler bekliyor. Teknik bir sektör olarak sürekli ikinci plânda kalan ekonomimizden hiç de hoş olmayan sinyaller gelmektedir. Ekonomide yaşanan olumsuzlukların büyük halk kitlelerini bîzar ettiğini söylemeye bile gerek yok. Çok partili demokratik hayata geçişimiz elli yılı aşmasına rağmen, halen enflasyon ve gelir dağılımındaki dengesizlik çözülememiştir. Bu iki temel olumsuzluktan en fazla etkilenenler de; dargelirli vatandaşlarımızdır. Her seçim öncesi insanların gönlüne dolan ümit ve beklentiler, kısa sürede yerini umutsuzluğa terketmektedir. Bitip tükenmek bilmeyen seçim vaatlerinin yüzde kaçı gerçekleşmektedir? Yalan yanlış beyanlar, vatandaş beklentileri ile çakışmayan işlemler ve vatandaşların dertlerine çare olmaktan çok uzak politikalar bizleri bezdirmektedir. Son yıllarda mahalli idarelerdeki başarılı çalışmalar bir nebze sadra şifa olsa da, ülke genelinde sınırlı ve yetersiz kalmaktadır. Buna rağmen vatandaşlarımız bu ağır hayat şartlarına büyük bir tevekkül ile tahammül göstermektedir. Öncelikle şu enflasyon konusuna bir açıklık getirilmelidir. Israrla yüzde ellilerde seyrettiği iddia edilen bu enflasyon karşısında faizlerin yüzde yüzonlara varmasını kim, nasıl izah edecektir? Bugüne kadar uyguladığımız enflasyonla mücadele programlarından başarıya ulaşabilmiş tek bir örnek gösterilebilir mi? Bu durumda sosyal yapının zedelenmesi, örselenmesi ve bazı sıkıntıların ortaya çıkması normal değil midir? Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet ve talan derken; toplum normlarında ciddi değişimler yaşanmaktadır. Bu arada gündemden hiç düşmeyen, düşürülemeyen IMF konusu var... Yıllardır aynı terane. Bitip tükenmek bilmeyen görüşmeler. Her yeni hükûmetle birlikte sıkılan kemerler ve ucu görünen (!) tüneller... Aklı başında ülkelerin de çeşitli zamanlarda ilişkiye girdikleri IMF, ekonomilerde bir araç olarak kullanılsa da bu ölçüde bağımlılık sağlık işareti sayılamaz. IMF neredeyse Maliye Bakanlığı’mızın yerini alma yolunda. Başımıza taç yaptığımız bütün hükûmetler faize, tefeciliğe, repoya karşı. Karşı da ne kelime, söylemediğini de bırakmıyor. Fakat iş icraata gelince hiçbirinin diğerinden farkı yok. Türkiye’de yatırımlar ve ticari faaliyetler durma noktasına gelmiştir. Çok kimse faiz ve repo gelirlerinin arkasına mevzilenerek günü kurtarmak gayretindedir. Doların 400.000, Mark’ın da 215.000 TL’yi devirdiği bu dönemde paramız pul olmuş bile... Bunun neresi milliyetçilik ve neresi devletçiliktir? Maaşını alan işçi, memur, emekli ve dargelirliler, utanarak döviz büfelerinin önünde kümelenmekte, paralarını kısa süreler için de olsa dövize çevirmektedir. Dolar ve mark, Türk lirasından daha yaygın kullanılır hale gelmiştir. Bu işlerin marşlar ve alkışlarla çözümlenemeyeceği belli olmuştur. Artık şu marşları ve alkışları keserek paramızı pul, insanımızı da insanlara kul olmaktan çıkartıp, itibarlı bir hale getirmenin yollarını aramalıyız. Suni gündemler, yaldızlı konuşmalar ve hamasi duygularla, gerçekler arasında bocalayan karar beyinlerimiz ellerini çabuk tutmak zorundadırlar. Yıllardır problemleri zamana yaya yaya bugünlere gelinmiştir. Artık yol alma zamanıdır. Sürekli azalan yatırımlar, bir türlü sonu alınamayan iç ve dış borçlar, işsizlik, fakirlik ve yolsuzluklar milleti bezdirmiştir. Lâfla peynir gemisinin yürümeyeceği bilinciyle herkesi işinin başına davet ediyoruz. Unutulmasın! Bu deveran böyle gitmez. Milletin sabrı taşıyor!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT