BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Top yuvarlak mıdır?

Top yuvarlak mıdır?

Dünyanın en popüler oyunu olan futbol, kayıt altına alınabildiği süre içinde birçok rekora imza attı. Okurken benim hayli ilgimi çekti, sizin de çeker diye düşündüm... Guinness Rekorlar Kitabı’na 31 futbol rekoru girmiş. Bazı ilginç rekorlar şöyle:



Dünyanın en popüler oyunu olan futbol, kayıt altına alınabildiği süre içinde birçok rekora imza attı. Okurken benim hayli ilgimi çekti, sizin de çeker diye düşündüm... Guinness Rekorlar Kitabı’na 31 futbol rekoru girmiş. Bazı ilginç rekorlar şöyle: > Brezilya ile Uruguay arasında 16 Temmuz 1950 tarihinde Maracana Municipal Stadyumu’nda yapılan Dünya Kupası finalinde, tribünlerde 199 bin 854 kişi vardı. > Takım arkadaşlarının ‘’Fatty-Şişkocuk’’ diye çağırdığı 1.90 metre boyundaki İngiliz Willie Henry Foulke, 141 kiloydu ve kalenin önemli bir bölümünü kaplıyordu. > Fransızların gözde oyuncusu Zinedine Zidane, Juventus’dan Real Madrid’e, 9 Haziran 2001 tarihinde 47 milyon sterline (bugünkü kura göre yaklaşık 90 milyon dolar) transfer oldu. > Futbol otoriteleri tarafından gelmiş geçmiş en büyük futbolcu olarak gösterilen Brezilyalı Pele, 21 yıllık kariyerinde 1279 gol atarak en golcü futbolcu rekorunu kırdı. > Amerikan Samoa ile yaptığı Dünya Kupası Eleme Grubu maçını 31-0 kazanan Avustralya Milli Takımı, resmi maçlardaki rekoru eline geçirdi. > İngiliz futbolunun önemli takımlarından Arsenal, Premier Lig’de 7 Mayıs 2003’den 16 Ekim 2004 tarihine dek hiç yenilmedi. > Avrupa’da en çok kupa kaldıran takım, İspanya’nın güçlü ekibi Real Madrid. Real Madrid, 9 kez Avrupa Şampiyon Kulüpler, 30 kez lig, 17 kez İspanya ve 2 kez de UEFA Kupası’nı müzesine götürdü. > Arjantin Milli Takımı oyuncusu Martin Palermo, takımının Kolombiya ile yaptığı Amerika Kupası maçında kazanılan 3 penaltıyı da golle sonuçlandıramadı. Şanssız Palermo’nun ilk penaltısı direkten döndü, ikincisi kale direğinin yanından dışarı çıktı, üçüncüsü ise kaleci tarafından kurtarıldı. Palermo, uluslararası bir maçta en çok penaltı kaçıran futbolcu oldu. Maçı Kolombiya 3-0 kazandı. ---------- >>> Unutulmaz anılar Müjdat’taki hatıralar o kadar çok ki... Öyle iki yazıya nasıl sığdırayım... Fenerbahçe gibi bir takımda yıllarca oynayıp banko forma giyince çok üstüne gitmişlerdi Müjdat’ın... Ona ‘libero eskiten adam’ diyorlar, ‘torpilli’ yakıştırması yapıyorlardı... İşte bu konuda onun anlattıkları... “Gelenler benden iyi olsaydı da oynasalardı. Ben hiçbir yöneticiye bu yabancıları alın demedim ki. Bugün dahi oynasam yine çıkar gene ben oynarım. Ben iyi futbolcuydum. Bunu herkes söyleyemez. Türkiye’nin yetiştirdiği iyi profesyonellerden biriydim. İyi oynamasaydım 17 sene Fener’de forma giymezdim. Ağzımla kuş tutsam oynatmazlardı. İyi baktım kendime. Libero alırlarsa sağ bek oynarım dedim. Sağ bek alırlarsa orta sahaya geçerim dedim. Arkadaşlarım sezon bittiğinde tatile giderdi. Ben Avşa Adası’nda kumda koşardım. Rambo gibi çalışırdım. Sezon başladığında da en hazır futbolcu ben olurdum. Hiçbir hoca da beni kesemezdi. Ben hep boş mukaveleye imza atardım. Allah’a şükür aç değilim, açıkta değilim. Amatör ruhla oynadım. En büyük parayı F.Bahçe’nin adını alarak elde ettim. En büyük para bende. Bunu elde etmek için milyonlarca insan milyonlarca dolar verir. Ben şimdi nereye gitsem F.Bahçeli Müjdat diye kapı açılıyor. Sokakta insanlar beni tanıyor. Bunu parayla alamazsınız. Jübilemde Başkan Ali Şen jest yaptı. Helikopterle sahaya indim. Real Madrid ile oynayacaktık. Son anda bu gerçekleşmedi. Kocaeli ile oynadık. Sonra beni antrenörlük öğreneyim diye İngiltere’ye gönderdi. 8 ay ailemden uzak kalarak Chelsea’nin antrenmanlarını izledim. Döndüğümde benimle ilgilenmedi, Yugoslavlara şans verdi. Neden sözünde durmadı bilmiyorum. Bana ‘Bazı insanlar söz verir ama yerine getirmez’ gibi bir laf söyledi. Ben de kendisiyle kavga ettim ve kulüpten ayrıldım. O gün bugündür kulübe uğramadım...” >>> Unutulmaz sözler... Spiker sorar: Ali vergi oranınız yüzde kırka çıkacakmış ne diyorsun? Ali Eren: Verirsem şerefsizim... -------- * ah basına gelenler >>> Flaş... Flaş... Tuncay Florya’da! Hikaye daha yeni... Fenerbahçe muhabirlerinden Aygün Özipek, İngiltere’nin Midlesbrough takımına transfer olan Tuncay Şanlı’nın peşinde. Maksadı, Türk basınında yeni formasıyla Tuncay’la röportaj yapan ilk gazeteci olmak... Bu fikir kafasında canlanınca dayanamayıp telefona sarılıyor - Tuncay naber? - İyiyim abi senden naber? - Ne zaman gideceksin? - Abi daha belli değil. - Gelsem bir röportaj yapar mıyız? - Tabi ki, - Nerde yapalım? - Nerde istersen abi. - O zaman bak şöyle yapalım; ben geleyim İngiltere’ye seninle yeni mekanında röportaj patlatalım... - Abi benim ne işim var İngiltere’de? Florya’ya gel orada yapalım... - Florya mı? Allah Allah Galatasaray’a mı geçtin oğlum? - Abi yıllar oldu biliyosun işte... - Yav sen hangi Tuncay’sın? - Abi ben Tuncay Şen... Galatasaray dergisindeyim... - Allah iyiliğini versin. Oğlum ne saf adamsın ben iki saattir Tuncay Şanlı diye seninle konuşuyorum. Ne işim var seninle röportaj yapıcam yaa... - Ne bileyim abi sen söyledin!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT