BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilmek affetmektir...

Bilmek affetmektir...

Dinle oğlum, bunları sana sen uyurken söylüyorum... Küçücük elini yanağının altına sokmuşsun, nemli alnındaki sarı lülelerin yapış yapış ıslak... Odana bir hırsız gibi süzülerek girdim. Birkaç dakika önce kütüphanede oturmuş gazetemi okurken vicdan azabım nefes kesen bir dalga gibi üstüme geldi.



> OS - 2866 Tuşları gıdıklayın! * TURKCELL, VodaFone VE AVEA’dan; “OS” yazıp boşluk bıraktıktan sonra mesajınızı yazıyorsunuz, “2866”ya gönderiyorsunuz... Çok bir şey değil; “2 SMS / 4 KONTÖR”... > SMS BÜLTENİ... * Sensiz sabah olmuyor... Sensiz gözüme uyku girmiyor... Sensiz güneş doğmuyor... Benim için önce sen, sonra sen... Seni ne kadar çok sevdim bir bilsen... ~ * İnanmıyorum Korhan... Galiba sana aşık oldum... Şu an seni görmeyi çok istiyorum... Kübra... > Günün anket sorusu ! “-Gıcıklık durumu...” -”AJDAR ANIK” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “A”; -”MUSTAFA TOPALOĞLU” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “B”; -”LEVENT ORAN” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “C”; -”BANU ALKAN” diyorsanız OS yazıp boşluk bıraktıktan sonra “D”; -”HEPSİ” diyorsanız OS yazıp boşluk bırakarak “E”; yazıp 2866 gönderin... Dünün anket cevabı: “-Bu sıcakta ne yapılır?...” 1-”HAVUZ / DENİZ”... 2-”KLİMA / VANTİLATÖR”... 3-”BUZ GİBİ KARPUZ”... 4-”SOĞUK SU / KOLA”... 5-”SÜREKLİ UYKU”... > Bilmek affetmektir... Dinle oğlum, bunları sana sen uyurken söylüyorum... Küçücük elini yanağının altına sokmuşsun, nemli alnındaki sarı lülelerin yapış yapış ıslak... Odana bir hırsız gibi süzülerek girdim. Birkaç dakika önce kütüphanede oturmuş gazetemi okurken vicdan azabım nefes kesen bir dalga gibi üstüme geldi. Bir suçlu gibi yatağının başucuna geldim... Neler mi düşündüm oğlum?... Sabah sabah kızmıştım... Okula gitmek üzere giyinirken seni azarladım, çünkü yüzünü ıslak havluyla öylesine silivermiştin... Ayakkabılarının kirli olduğunu görünce sana onları temizlettim... Bazı eşyalarını yere attığında sana öfkeyle bağırdım... Kahvaltı ederken bir sürü kusurunu buldum... ... Yiyecekleri etrafına saçıyordun, lokmalarını çiğnemeden yutuyordun, ekmeğine çok fazla tereyağı sürmüştün... Sen oyun oynamaya gidiyordun, bense trenime yetişmek zorundaydım... Bana baktın elini salladın ve “Güle güle babacığım” dedin... Ben ise kaşlarımı çattım ve “Dik dur” dedim sana... Akşam üzeri de durum farksızdı... Eve gelirken seni yere çömelmiş arkadaşlarınla bilye oynarken buldum. Çorapların yırtılmıştı... Arkadaşlarının önünde seni küçük düşürdüm ve kolundan tutup eve götürdüm... Bu çoraplar çok pahalıydı ve giymek istiyorsan dikkatli olmalıydın... Düşün oğlum bunları sana baban söylüyordu... ... Hatırlıyor musun?... Sonra çalışma odama girdin... Gözlerinde incinmiş bir ifade vardı... Kağıtlarımın üzerinden sana baktığımda bir an için çıkmaya yeltendin... “Ne istiyorsun” diye bağırdım sana... Hiçbir şey söylemeden koşup boynuma sarıldın ve beni öptün... Hem de büyük bir sevgiyle... Sonra koşarak dışarı çıktın... Kağıdım elimden düştü... Bana neler oluyordu?... Sürekli senin hatalarını buluyordum... Seni böyle ödüllendiriyordum... Seni sevmediğim için değil bu; senden çok şey beklediğim için... Seni kendi çağımın değer yargılarına göre değerlendiriyorum çünkü... Bunları sana uyanıkken anlatsam da anlamazsın biliyorum... Ama yarın gerçek bir baba olacağım... Seninle oynayacağım... Sen acı çektiğinde acı çekecek, sen güldüğünde güleceğim... Dilimin ucuna kötü şeyler geldiğinde dilimi ısıracağım... Kendi kendime sürekli, “O bir çocuk” diyeceğim... Ben seni büyük bir adam gibi gördüm. Oysa ki sen daha küçük bir çocuksun... (...Pazar hikayesi Dale Carnegie’den) > Bugünün buluşu > İlk kez kiloluk dondurma kutusundan saklama kabı yapıldı... (...01.07.1997) > Temel’in yeri... Trabzonsporlu Temel’e sormuşlar; “-Bir asansörde Fenerli, Galatasaraylı ve Beşiktaşlı var... Ve silahında 2 kurşun var... Kime ateş ederdin?...” Cevap vermiş; “-İki el Fenerli’ye...” ** Otel görevlisi Temel, yeni gelen zengin müşteriye sormuş; -Akşam yemeği alır mısınız?... “Seçeneklerim nelerdir” diye sormuş müşteri... “Çok basit” demiş Temel; “-Evet... Ya da hayır?...” > Bizimkiler... (...Tatil bombaları: seri-1... İMG - Serkan Atasever’den) Alanya’dan eşimle beraber İstanbul’a gelmek üzere İstanbul otobüsüne bindik... 5 dakika sonra bir anons, “Lütfen cep telefonunuzu kapatınız”... Eşim telefonunu uçak moduna aldı ve kulaklıklarını takıp MP3 dinlemeye başladı... 2 dakika sonra host gelip, “Hanımefendi lütfen telefonunuzu kapatınız” dedi... Eşim “Telefonum uçak modunda, yani kapalı” dedi...Host şu inanılmaz cevabı verdi; “-Hanımefendi burası uçak değil otobüs...” > Kadınlar & Erkekler Gelinle damat kuyumcuya gidip yüzük seçmişler... Gelin, düz platin üzeri elmas bantlı bir modeli beğenmiş... “Beyefendi” demiş kuyumcuya, “Bu yüzüğü bozmamam ve koruyabilmem için ne yapmam gerekir?...” Babacan bir gülüşle gülmüş yaşlı kuyumcu... “-Nikah yüzüklerini en iyi şekilde korumanın yolu; bu yüzüğü günde üç kere bulaşık suyuna temas ettirmektir...” > itiraf reyonu... (...isim: gelincik ...şehir: istanbul ...yaş: yirmibir) İki günde bir yaptığım şey; Pasta börek yaparken yumurtaları çöpe kırıp, kabuklarını karıştırma tabağına atmak... Geçen gün de buzdolabımdan bir çift çorap çıktı... Bu dalgınlık bir gün başıma iş açacak... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) > MMMR’in duvarı... Uffff!... Çok sıCAK, sıCAK, sıCAK, sıCAK... > S.Ö.Z. der ki; “-Aşk; elbisenin insana... Sevgi; insanın elbiseye yakışmasıdır...” (...Kendi etmesine rağmen çözemediği müthiş S.Ö.Z.leri) > Bizim ora... (...Azerbaycan itiraf sitesi “etiraflar.com”dan) (...yaşı: 24 ...şeher: sumgayit ...cinsiyyet: gadın) Men heyatda coh böyük bir sehv eledim... Sevmediyim bir insanla aile gurdum... Buna göre özümü bağışlaya bilmirem... Çünki men bundan da yahşisinna layigem... Düzdü menim geriye yolum yohdu... Amma ilk sevgimi unuda bilmirem... İndi siz deyin men ne edim?... > Tebeşir Tozu... “-Son gününü görmeden, hiç kimse mutluluğa ermiş demeyin...” (Sophokles) > sanatik kritik “-Genelde söyleşilerden ağzımız yanıyor... Çünkü çarpıcı başlıklar, spotlar atma tutkusu bazen henüz yazıyı okumamış ama sadece spottan yola çıkarak senin hakkında fikir sahibi olmaya çalışan insanların gözünde zor duruma düşürüyor bizi...” (...Özcan Deniz) > politik kritik “-Eski siyasiler seçim sonrası merkez sağı birleştirme planları yapıyor... Başka başka gönüllüler çıkıyor bu işler için... Hiç kimsenin gönüllü olmasına gerek yok... Millet işaretini vermiştir... Biz buradayız, Mehmet Ağar burada... Siparişle gelmiş değiliz...” (...Mehmet Ağar) > sportik kritik “-Transferleri hepiniz gördünüz... Gayet iyi transferler, nokta transferler yapıldı... Aşağı yukarı bir senedir bu transferleri alternatifli olmak üzere yapmaya çalışıyorduk... Sonunda hepsi gerçekleşti... Artık Galatasaray adına güzel günler çok yakında...” (...Özhan canaydın) > ª söz market pratik bilgiler ansiklopedisi (archive): ª önemli bir davette, dişinizde maydanoz kalıp kalmadığını kameralı cep telefonunuzla rahatça öğrenebilirsiniz... masanın üzerindeki telefonla hafif gülümseyerek resminizi çekin ve çaktırmadan bakın... ª kırmızı ışığın çabuk yanması için aklınızdan bir sayı tutun, ikiyle çarpıp çıkan sonucu dörde bölün... çünkü dünyada en çok zaman harcanan şey matematiktir... ª çengel bulmacayı hazırlandığının tersine doğru çözün... bulmaca hazırlayanlar, sol üst köşeden başlayıp, sağ alt köşeye doğru bitirirler... ª kül tablasında izmarit biriktirmek, zannedilenin aksine sigara içme isteği uyandırır... çünkü insanlar genelde içgüdüsel olarak temiz olan bir şeyi kirletmek istemez... ª bir şeyi unutmamak için ayağınızın herhangi bir parmağına ip bağlarsanız, daha iyi netice alırsınız... ª evde, televizyon kumandasına sahip olmak için, televizyon kumandasına sahip olmayı önemsemiyormuş gibi yapmanız yeterlidir... ª kapıyı hızla çarparak çıktığınız yere döneceğiniz kesindir, yavaş kapatırsanız şüpheli...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT