BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Saadet ve şekavetin alâmetleri

Saadet ve şekavetin alâmetleri

Resûlullah efendimiz buyurdu ki: “Şekavetin, Cehennemlik olmanın alâmeti dörttür: 1- AIlahü teâlânın katında tesbit edilmiş olduğu hâlde, geçmiş günahları unutmak, 2- Kabûl edilip edilmediğini bilmediği hâlde, geçmiş iyilikleri zikretmek, anmak. 3- Kendisine verilen rızıktan râzı olmayıp, dünyâya tamah etmek sûretiyle, dünyâda kendisinden yukarıdakilere bakmak.



Resûlullah efendimiz buyurdu ki: “Şekavetin, Cehennemlik olmanın alâmeti dörttür: 1- AIlahü teâlânın katında tesbit edilmiş olduğu hâlde, geçmiş günahları unutmak, 2- Kabûl edilip edilmediğini bilmediği hâlde, geçmiş iyilikleri zikretmek, anmak. 3- Kendisine verilen rızıktan râzı olmayıp, dünyâya tamah etmek sûretiyle, dünyâda kendisinden yukarıdakilere bakmak. 4- Allahü teâlânın verdiği ni’metlere şükretmeyip, sâlih amel husûsunda kendisinden aşağıdakilere bakmak. Allahü teâlâ buyurdu ki: “Ben onu dünyâdan men etmek ve tâat husûsunda ona yardım etmek sûretiyle, onu murâd ettim. Fakat o, ona verdiğime rızâ göstermemek sûretiyle beni istemedi. Ben de onu terk ettim (ona yardımımı kestim).” Sa’âdetin, Cennetlik olmanın alâmeti dörttür: 1- Pişmanlık ve istiğfar etmek sûretiyle geçmiş günahları hatırlamak, 2- Kusurlu olduklarını düşünerek, sanki hiç ondan öyle iyi işler meydana gelmemiş gibi kabûl ederek, geçmişte yaptığı iyilikleri unutmak, 3- Dîni husûsunda kendisinden yukarıdakine bakıp, ona uymak, 4- Dünyâ husûsunda kendisinden aşağıdakine bakıp, Allahü teâlânın kendisine ihsân ettiği ni’metlere şükretmek.” Evliyâdan birisine ne hâlde olduğu sorulunca, şöyle cevap verdi: “Ben Rabbim ile muvafakat üzereyim. Ya’nî O’nun emirlerine uymaktayım. Nefsle muhalefet üzereyim. Ya’nî onun dediklerini yapmıyorum, insanlarla beraber nasihat üzereyim. Ya’nî onları iyi ameller işlemeye, kötü işlerden sakınmaya da’vet ediyorum. Dünyâ ile beraber zarûret üzereyim. Ya’nî dünyâdan bana lâzım olan zarurî miktarı alıyorum.” Abdullah ibni Mübârek buyurdu ki: “Hikmet ehlinden birisinin topladığı kırk bin sözden üç tanesi şudur: “Malına güvenme, mi’deni alamayacağı kadar doldurma. Faydası olmayan ilmi toplama.” Hâtim-i Esâm buyurdu ki: “Dört şeyin kıymetini dört kimse bilir. Gençliğin kıymetini yaşlılar, sıhhatin kıymetini hastalar, hayâtın kıymetini vefat etmiş olanlar, afiyetin kıymetini, belâ ve musibete uğrayanlar bilir.” > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT