BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Canım sıkılıyor!

Canım sıkılıyor!

Televizyonlarda ardı arkası kesilmeyen sulu, ahlaksız, seviyesiz, faydasız bir sürü magazin programını görmekten, trilyonlarca dolara malolan bu yatırımın bu derecede hor kullanılmasından,



Televizyonlarda ardı arkası kesilmeyen sulu, ahlaksız, seviyesiz, faydasız bir sürü magazin programını görmekten, trilyonlarca dolara malolan bu yatırımın bu derecede hor kullanılmasından, Seçimden seçime ortaya çıkıp, atıp tutan, milletin yüzüne baka baka olmayacak vaadlerde bulunan, milletvekilliğini şahsi çıkar ve korunma zırhı olarak istedikleri geçmişlerinden ve hallerinden belli olan birtakım kişileri duymaktan ve görmekten, Yıllardır hiçbir şekilde “İleride bu sistem başımıza ne dertler açabilir” diye düşünmeden ÖSS-sistemini kullanan, şimdi de “ÖSS kaldırılacaktır” deyip, yerine ne konulacağını zerre kadar bilmeyen kaşarlanmış suratları görmekten, İstanbul’u dış dünyaya bağlayan Atatürk Havalimanına, tek bir girişle ve o girişin önünde de bir trafik keşmekesi oluşturan kavşağın günün her saatinde tıkanma riskine sahip karmakarışıklığı yüzünden uçağını kaçıran yüzlerce kişinin sıkıntısını hissetmekten, Bildim bileli ortalığı karıştıran Güneydoğu olaylarının çözümü konusunda, hâlâ sosyo-ekonomik tedbirlerin öneminin anlaşılamamasından, bu konunun siyasi malzeme olarak kullanılmasından, Türkiye’nin Avrupa Birliği yolculuğunda konuya Fransız olan Sarkozy gibi adamların tavrından, Vizyonsuz, öğrenmesiz, verimsiz geçen bir ömrün verdiği pişmanlıktan, Adil bir gelir dağılımı konusunda hâlâ ümit verici bir gelişmenin bulunmamasından, Bataklıklar içindeki bir ülkede, iki üç milyon insanın “Nokia” gibi bir marka çıkarmasından, bizim asırlardır böyle bir şeyi beceremememizden, hâlâ Türkiye denilince “Şiş kebab ve dansöz” motiflerinin akla gelmesinden, Anadolu’nun her yerinden fışkıran tarih, kültür ve medeniyet varlıklarının bir türlü adam gibi dünyaya tanıtılamamasından... Bu listeyi sayfalarca uzatmak mümkün. “Peki” diyeceksiniz. “Bu problemler nasıl çözülür?” “Sonucu ne olursa olsun seçimleri yapabilmek ve sabırla demokrasiyi yerleştirebilmek, milletin seçtiği insanlara seçildikleri süre içinde serbestçe çalışabilme ve icraat yapabilme imkânı sağlamakla ve de beceremedikleri takdirde onları yine seçimle değiştirmekle.” Şu andaki gelişmiş ve gelişmemiş denilen ülkeler arasında bir karşılaştırma yapın. Gelişmişlerde son söylediğimiz kuralların geçerli olacağını göreceksiniz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT