BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gitmediğin yer senin değildir

Gitmediğin yer senin değildir

Siyasi parti liderlerinin miting programları netleşmeye başladı. Eğer programlarında bir değişiklik olmaz ise 21 Temmuz Cumartesi akşamına kadar AK Parti 68, CHP 30-34, MHP 15-20, DP ise 30 miting yapmış olacak. Miting sayılarına baktığınızda ve miting yapılacak yerleri Türkiye haritasına işlediğinizde kafanız karışıyor.



Siyasi parti liderlerinin miting programları netleşmeye başladı. Eğer programlarında bir değişiklik olmaz ise 21 Temmuz Cumartesi akşamına kadar AK Parti 68, CHP 30-34, MHP 15-20, DP ise 30 miting yapmış olacak. Miting sayılarına baktığınızda ve miting yapılacak yerleri Türkiye haritasına işlediğinizde kafanız karışıyor. Neden mi? İktidar partisi olan AK Parti’nin baraj sorunu olmadığı halde, en muhalif anketlerde bile oyu yüzde 35’in üzerinde gözüktüğü halde diğer muhalefet partilerinin 2-3 katı miting yapıyor. Türkiye’de miting planlanmayan il yok. Başbakan bazı illere de 15 Haziran öncesinde gitmiş. Miting planlanan illere harita üzerinde baktığınızda ise daha ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. Erdoğan haricinde siyasi parti liderleri neredeyse Elazığ’dan öteye miting planlamamışlar. Elazığ- Erzurum’dan öteye giden yok. AK Parti lideri Doğu ve Güneydoğu illerinin tamamına gidiyor. CHP lideri; Malatya, Elazığ, Tunceli, Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa dışındaki Doğu ve Güneydoğu illerine (Diyarbakır, Şırnak, Batman, Van, Hakkari, Bitlis, Ağrı vb) miting planlamamış. Aynı şekilde MHP lideri Bahçeli de Erzurum’dan öteye geçmiyor. DP liderinin programını tam bilmiyorum. Planlanan illeri incelediğinizde çoğu siyasi parti liderinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu gözden çıkardığına hükmediyorsunuz. Gitmediğiniz yerlere PKK gidiyor İktidar isteyen Türkiye’yi yönetmeye talip olan siyasi partiler böyle bir hatayı nasıl yapabilir? Unutmayın, gitmediğiniz, ayak basmadığınız ve insanları ile kucaklaşmadığınız yer sizin değildir. Sizin gitmediğiniz yere başkaları gider, o boşluğu başkaları doldurur. Yıllarca gitmediğiniz o yerlere PKK gitti. Onun siyasi uzantıları kendilerine taban kurdu, milisler buldu. Halk desteğini kısmen de olsa yanına aldı. Onun için bölücü örgüt o coğrafyada barınabiliyor. Halk desteği olmasa orada uzun süre barınması imkansız. Bölücü örgütü o topraklardan söküp atmanın en temel şartı, bölge halkının desteğini almaktan ve devletine karşı aidiyet duygusunu güçlendirmekten geçiyor. Yanına, yöresine gitmediğiniz, sorunlarını dinlemediğiniz, kucaklaşmadığınız, sofrasına oturup bir bardak çayını içmediğiniz yöre halkının desteğini nasıl alacaksınız? Ankara’daki 5 yıldızlı otel konforuna sahip lüks genel merkezlerinizden kameralara nutuk atarak mı terör sorununu çözeceksiniz? Bugüne kadar bu ülkenin hangi sorunu Ankara’da oturarak, hamasi nutuklar atarak çözüldü? “Türk- Kürt kardeş” diyorsunuz, eyvallah... Peki neden kardeş saydığınız insanlardan uzak duruyorsunuz? Bunu yaparak PKK’nın - bölücülerin ekmeğine yağ sürdüğünüzün farkında mısınız? Seçim atmosferine girdiğimiz bu dönemde her ağzınızı açtığınızda, “terörü kökünden kazıyacağız. Birinci önceliğimiz terörle mücadele” diyorsunuz. Peki ama o bölgeyi ve bölge insanını dışlayarak terörü kökünden nasıl kazıyacaksınız? Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya kimyasal bomba atarak mı kökten çözeceksiniz? Psikolojik olarak kafanızda böldüğünüz bir bölgeye ekonomik- psikolojik ve sosyal hangi politikayı uygulayabilirsiniz? Yoksa sizler, Elazığ- Erzurum’dan ötesinin iktidarı olmayı düşünmüyor musunuz? Lütfen biraz samimi olun, hamasetle nutuklar atarak şehitlerimizin arttığı bir dönemde damardan girip acılarımızı istismar etmeyin. Terör üzerinden oy avcılığı yapmayın Terörle mücadele sadece dağdaki teröristi etkisiz hale getirmekle bitmiyor. Zaten işin bu boyutunu güvenlik güçlerimiz yapıyor. Terörle mücadeleyi sadece güvenlik güçlerine bırakırsanız dağdakini etkisiz hale getirirsiniz, ama bir süre sonra yenisi gelir. Bunun için siyasetçilerin yapması gereken terörle mücadelenin ekonomik sosyal ve psikolojik boyutunu yürütmektir. Bu da Ankara’da oturarak, Erzurum’dan öteye gitmeyerek, nutuklar atarak, kürsüden ip atıp şov yaparak olmaz. Yöre insanı ile kaynaşarak, onların dertlerine çözüm bularak, onların da desteğini alarak yapılabilir. Gerisi vatan- millet- bayrak duygusu yüksek olan insanımızı üç paralık oy için istismar etmekten başka bir şey değildir. Benim için en büyük milliyetçi parti ve parti lideri, Doğu ve Güneydoğu’yu karış karış dolaşıp, bu bölgeden en yüksek oyu alandır. PKK’nın siyasi uzantısı olan DTP’nin pabucunu dama atan, bölgede DTP’nin tekeline son veren siyasi lider, benim için en vatansever, en milliyetçi hatta en ülkücü liderdir. Gerisi boş laf, aldatmaca, kandırmaca, oy hesabı. Bu halk bunları yemez. Cumhuriyet değerleri ve ülkenin bölünmez bütünlüğü yanpala yatarak, hamasi nutuklar atarak korunmaz.
KAPAT