BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB ve Fahri Müfettiş Kartı

AB ve Fahri Müfettiş Kartı

Eğitimdeki yaz-boz uygulamalarını biliyorduk. Sinema denince akla gelen Yeşilçam’ın hali yine herkesin malumuydu.



Eğitimdeki yaz-boz uygulamalarını biliyorduk. Sinema denince akla gelen Yeşilçam’ın hali yine herkesin malumuydu. Üç karttan geriye, kala kala “Fahri Trafik Müfettişi” kartı kalıyordu. Doğrusu çok kimsenin bilmediği bu kartı merak ettik ve dedik ki: -Sen bize bu karttan bahset istersen hocam. İyi de kimdi bu “hocam” dediğimiz kişi? Yıllarını Türk Milli Eğitimine harcamış. Yılın öğretmeni seçilmiş. Hemen her sene değişik ödüller almış. Ama eğitimden ve eğitim sisteminden mustarip. Sinemayla gerçekten yakından ilgilenmiş. Oyuncu olmuş. Senaryo yazmış beyaz perdenin gerisinde çok yerlerde görev almış. Ama sinemadan mustarip. Devletin ortaya koyduğu kıstaslarla, aydın ve örnek bir vatandaş olduğu için kendisine fahri trafik müfettişliği görevi takdim edilmiş. Ama trafikten mustarip... Bu kimse, eğitimci-yazar, oyuncu Ziya Özanlar’dı... Kendisi üç ayrı kartı gösterip, üzüntülerini sıralarken, isteğimiz üzere sadece Fahri Trafik Müfettişi kartını anlattı: -Kimlere veriliyor bu kart? -Kırk yaşını doldurmuş olacak. Yüksek okul mezunu olacak. On yıllık ehliyeti olacak. Bu sürede hiçbir şekilde kaza yapmamış olacak. “Fahri Trafik Müfettişi” kartı. İyi güzel de ne yapıyor bu fahri müfettişler? Şöyle gönlümüze göre bir müfettişlik yapalım dedik ve başladık anlatmaya: -Sayın Özanlar, diyelim ki fahri müfettiş özelliklerine sahibiz. Yetkililer tarafından elimize bir adet “Fahri Müfettiş Kartı” tutuşturuldu. Ne yapacağız? Örneğin trafikte herhangi bir aracın kurallara uymadığını, hatalı davranışta bulunduğunu falan tespit ettik. Kartımız da cebimizde. Yani şu an için resmen fahri trafik müfettişiyiz. -Evet, -Hemen hızlanıp, adamın önüne geçer, kartımızı kırmızı kart gibi hızla çekip şoförün burnuna dayadıktan sonra hükümet gibi bir suratla haykırır mıyız: “Beyefendi!.. Siz az önce, öndeki iki aracın arasından zıpkın gibi dalarak, kırmızı ışıkta geçtiniz! Dolayısıyla size ceza olarak...” -Yo yoo yoo... Sakın ha... Asla böyle bir şey yapmıyorsunuz. Eğer böyle bir Ret-kit kahramanlığına soyunacak olursanız, Allah korusun öfkeli sürücünün sağlı sollu kroşeleriyle kırmızıya boyanabilirsiniz. Size Fahri Müfettişsiniz dediysek o kadar da demedik. -Peki ne yapacağız öyleyse? -Yapacağınız çok basit. Size yetkililer tarafından önceden iki nüshalı matbu tutanak koçanı veriliyor. Tamam işte. Kibar bir şekilde çantanızdan ya da cebinizden, koçanı çıkartıyorsunuz. Az önce hata yaptığını gördüğünüz aracın plakasını, markasını, rengini vs. alıyorsunuz. Olayı kendi üslubunuzla kısa ve öz olarak evraka yazıp, altına da imza atıyorsunuz. -Sonra? -Sonra onu, en geç bir hafta içerisinde en yakın yetkiliye karakola veya trafik memuruna imza karşılığı teslim ediyorsunuz. -Sonra ne oluyor? -Sonrasını merak etmeyin artık. Siz görevinizi yerine getirmişsinizdir. Yetkililer bir haftada olmazsa bir ayda, olmazsa altı ayda yani eninde sonunda o plakalı arabayı bulacak ve sizin not ettiğiniz hatadan dolayı o kişiye cezasını verecektir. -Peki hiç böyle ceza verildiğini gördünüz mü? Bu sorumuza cevabı enteresan oluyor Özanlar’ın -Ben size bunun Batı’da nasıl uygulandığını anlatayım isterseniz. Hepsini inceledim. Batı’da, aynı şekilde verdiğiniz bir ihbar, en geç 24 saat içinde suçluya ulaşıyor. -Türkiye’de nasıl oluyor? -İki üç ayı buluyor. Ankara merkez. Diyelim ki Elazığ’da biri bir tutanak yazmıştır. O tutanak elden ele gibi, belli bir sürede merkeze ulaşır. Ordan kod numaralarına göre Elazığ’a yazışma yapılır. Ordan şahıs aranmaya başlar... Derken üç dört ayı buluyor ve cazibesi kalmıyor. -Şoför zaten unutuyor. -İkinci en önemli bir mesele, İsviçre’de Hollanda’da, Fransa’da çalışan arkadaşlarımızın anlattığına göre, aynen fiili çalışan trafik görevlisi gibi olaya müdahale edebiliyor. Şoför de bizdeki gibi diklenmiyor. Çünkü kanunlar ona göre hazırlanmış. Özanlar böyle anlatıyordu... Aslında mesaj yüklüydü sözleri... Avrupa Birliği’ne adaylığımız kabul edilmişti. Ama üyelik için daha vakit vardı. Çünkü Hemen her alanda Avrupa ile aramızda çok uçurumlar vardı. Tıpkı Fahri Müfettişlik Kartındaki uygulama farklılıkları gibi...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT