BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Köyün en dürüst genciydi...

Köyün en dürüst genciydi...

Selvinaz, komutana bakarak ayağa kalkıp, titreyen dizlerinin üzerinde durmaya çalıştı.



Selvinaz, komutana bakarak ayağa kalkıp, titreyen dizlerinin üzerinde durmaya çalıştı. Komutan cümlesini tamamladı: -Ali adında bir kamyon şoförü... Selvinaz kendini kaybedercesine ellerini yüzüne götürerek bağırdı: -Hayır! Hacer ana da şoktaydı: -Oğlum! Bekir’im! Bekirim’i istiyorum komutan bey! Oğlumu istiyorum... * * * Kum yüklü bir kamyon toprak yolun ortasında durarak içinden işçi kıyafetli biri indi. Sağa sola bakınarak dere kenarına doğru yürüdü. Belli ki ihtiyaç giderecekti. Kamyon şoförü, arkadaşını beklerken bir sigara yakıp, radyoyu kurcalamaya başladı. Bir ara arkadaşının sesini duyar gibi olunca, radyoyu kapatıp dikkat kesildi: -Omar! Omar! Kamyondan inip yolun kenarındaki tepeye çıktı. -Ne var? Dere kenarındaki işçi yerde yatan bir karaltıyı gösteriyordu: -Gel şuna bir bak hele! Şoför ağzındaki sigarayı yere atarak merakla aşağı indi. Otların arasında biri yatıyordu. -Ölmüş mü? -Ne bileyim, ölmüş herhalde, bakmadım... Bir müddet öylece bakakaldılar. Neden sonra şoför çömelip yerde yatan delikanlıyı sırtüstü çevirdi. Bacağının kanlar içinde olduğunu gördüler. -Çok kötü yaralanmış, dedi biri. Diğeri nabız kontrolü yaparak; -Şansı varmış, diye söylendi. Yaşıyor. Kollarından ve bacaklarından tutarak onu kamyona taşıdılar. Az sonra kamyon, ardında bir toz bulutu bırakarak gözden kayboldu. * * * Evlerinin önüne geldiklerinde ikisi de bitkindi. Hacer ana kapıyı açıp içeri girerken, Selvinaz dışarda kaldı ve dalgın gözlerle sabahleyin çamaşır yıkadığı leğenin kirli sularına baktı. Gözleri ağlamaktan kızarmış, yanaklarında gözyaşları iz yapmıştı. Kederli yüzü buruştu, buruştu ve birden omuzlarını sarsa sarsa hıçkırmaya başladı. İçerden Hacer ananın ağıtvari haykırışları geliyordu: -Oy benim talihsiz başım oy! Ben seni alnımıza kara leke vurasın diye mi büyüttüm Bekirim?.. Harama el uzatırsan hakkımı helal etmem demedim mi?.. Gelinim şehit kızıdır, onu üzersen hakkımı helal etmem demedim mi Bekirim? Neden yaptın, neden?.. Doğacak çocuğunu yetim, gelinimi dul bıraktın neden?.. Hacer ananın feryatları Selvinaz’ın beyninde yankılanıyordu. Yer, ayaklarının altında bir tepsi gibi dönüyor, çamaşır leğeni yüzüne doğru geliyordu. Kendini kaybetmeden önce son hatırladığı, muhtarla beraber kadınlı erkekli bir grubun koşar adımlarla kendisine doğru gelirken işittiği seslerdi: -Söylenenler doğruymuş, Bekir de ölmüş! -Vah Bekir vah! Sen köyümüzün en dürüst genciydin, nasıl uydun onlara nasıl? -Koşun! Koşun gelin kız fenalık geçiriyor, tutun... Selvinaz’ın yüzükoyun üstüne düştüğü leğen yan yatarak içindeki çamaşır ve sular yere döküldü. Komşuları kollarından tutarak onu içeri taşıdılar. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT