BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şişeye tıkılan dev!

Şişeye tıkılan dev!

Uzun ince bir yolun sonuna geldik. Türkiye’nin ‘riyazet’i diyebileceğimiz kırk yıllık dönem geride kaldı...



Uzun ince bir yolun sonuna geldik. Türkiye’nin ‘riyazet’i diyebileceğimiz kırk yıllık dönem geride kaldı... Helsinki’de alınan kararların sadece ‘adaylık statüsü’ ile sınırlı olmadığı anlaşılmıştır. Biz buna başarılı bir sonuç demekten çok; başarılı bir başlangıç diyoruz. Evet, adaylık için geçen süre geride kalmış, şimdi beyaz bir sayfa açılmıştır. Artık sübjektif (soyut) itham ve değerlendirmeler; yerini objektif (somut) kriterlere devretmiştir. Batının 1997 Aralık’ındaki katı tutumuna etki eden faktörleri üç aşağı, beş yukarı hepimiz biliyoruz. Peki bu ani değişimin arkasındaki gerçekler nelerdir? Dahası; Yunanistan açısından tek ve önemli silah olan ‘veto’, bu defa neden kullanılmadı? 2004 yılı için taahhüt edilen ‘Lahey’ şartının önemli bir etken olduğu söylenmektedir. Bugüne kadar Türkiye’nin adını bile anmak istemediği ‘Lahey’; Yunanistan istekleri istikametinde resmi belgelerde yer almıştır. Kıbrıs ve Ege konusu, Yunan tezleri istikametinde çözüm sath-ı mâiline girmiştir. Bizim açımızdan ise gönül rahatlığı ile ulaşılmış somut bir çözümün ufukta görünmediğini söyleyebiliriz. “Ne pahasına olursa olsun, biz Avrupalı olalım!” düşüncesi bizim açımızdan çok akılcı bir çözüm gibi görünmüyor. Sosyo-politik ve sosyo-ekonomik göstergelerimiz ortada olduğuna göre, bu ani yumuşama ve değişimin arkasında bizim bilemediğimiz bazı pazarlıklar vardır. Bizim kanaatimizce ‘dev şişeye tıkılmıştır’ şimdi sıra tıpanın yerleştirilmesine gelmiştir. Bölgede potansiyel güç olma özelliğine sahip olan Türkiye; adaylık statüsü alabilmek adına, Avrupa’nın önce uydusu, sonra da muhtemel parçası olabilme uğruna feda edilmiştir. Davul, zurna ve şenliklerle kabullendiğimiz adaylık gerekleri, zannedildiği kadar kolay değildir. Kırk yıllık ‘riyazet’e, ilave edilecek sürenin şimdiden kestirilmesi zordur. Adaylık statüsü öncesinde İngiltere, Fransa ve Almanya ile mukayese edilen Türkiye; şimdilerde Kıbrıs Rum kesimi, Slovenya, Estonya ve Macaristan’la mukayese edilir oldu!.. Az mesafe midir bu? Hepimizin bu adaylık statüsünden beklentilerimiz mevcuttur. Bu beklentilerin ne ölçüde gerçekleşebileceğini zaman gösterecektir. Ancak ülkemizde yaşanan karmaşanın bir ölçüde durulabileceği ümitleri bizi mutlu etmektedir. Siyasi ve hukuki açmazların neler olabileceğini zaman içerisinde birlikte yaşayıp öğreneceğiz. Sürüncemede kalmış bir ‘AB üyeliği’ yerine, Helsinki kazığına bağlanmış bir adaylık yüreklere su serpmektedir. ‘PKK’nın bile büyük bir coşkuyla karşıladığı bu ‘aday ülke’ statüsü bizleri ürkütüyor olsa da, yapılacak birşey yok!.. Avrupa’nın göbeğindeki İsviçre AB üyeliği konusunda çekimser kalırken, bizim bu statüye balıklama atlamamız hiç hayra âlâmet gelmiyor doğrusu... Ne var ki; büyüklerimizin ‘biz’i ‘biz’den daha çok düşüneceğine olan inancımız tamdır. Ancak ikinci bir kırk yıllık ‘riyazet’e de tahammülümüzün kalmadığını belirtmemiz gerekir. Ne diyelim? “Elle gelen düğün bayram...”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95421
    % 0.25
  • 5.7665
    % -0.71
  • 6.564
    % -0.79
  • 7.3376
    % -0.87
  • 264.747
    % -0.13
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT